Doğasında yansıyor Beşeri akşamında İş çıkışı kararmış zihinler Demirler kısıtlıyor aydınlığı Gölgesinden belli Doğal bir yansıma Oysa; yapraklar ağaca monte ne tezgahlar kurdum koca pazarda beni bul diye Ihlamur çiçekleri bıraktım yatağının dibine; bir pazartesi öğleninde, ‘olma nedeni o’ dedin diye yürüdüm semtinde. Ayrılık kaçınılmaz veda karşılamazdı Deklanşörün takvim yaprakları biliyorum; intiharını yaşamınla süslüyorsun.. Fermanın...
Son Yazılar:
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
1218. Sokak (Şiir)
Çoktan Unutulmuş Günler İçin (Şiir)
Ansızın Giden Güzel Adam: Mustafa Horasan
Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı “Zaman Salıncağı” yayımlandı
YOUTUBE HOLLYWOOD’U YENDİ!
Stefan Zweig’den Maxim Gorki’ye: “Mektuplar günün birinde yine anımsanır”
Yerden Göğe Bir Vizyon: Türk Arkeolojisinin Doğuşu ve Epistemolojik Dönüşümü
“Gerçek Ötesi”ne İtalya’dan En İyi Sanat Filmi Ödülü
Poltergeist ya da Sinyalsiz Ekrandan Dışarı Fırlayan Dehşet
Zeki Faik İzer – Zühtü Müritoğlu – Elif Naci Üzerine Bir Kartpostal Okuması
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
Kategori: Litera
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
“Odanda oturup, Yazıp Çizmek istiyorum saatlerce.” Derdi, Her seferinde Baştan aldığı yabaniliğini Atlattığı o yarım saatten sonraki anlardan Herhangi birinde; “İzlemek istiyorum seni çalışırken Sabahlara kadar.” Severdi Sahillerde, barlarda, Arkadaşlarının evlerinde bir şeyler karalamayı. Dönünce Ahşap paravanın arkasındaki lavabosundan Yamalık’ın, “Gidebilirsin sen istersen.” Diye bir uyarırdı erkenden, Dışarıda geçecek uzun saatlerine Gayet kibar bir davet...
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Papatyanın ömrü ve kelebeğin Erik çiçeği badem vesaire Kış tohumun ve çekirdeğin uykusuydu Güneş uykusuz Yerlerin göklerin bir rüyâsı var Mesela karıncadan peygamber olsa der Herkes biraz yalnız ve yoksul Ölüm ve ayrılık olmasa ne güzel Öyle olsa herkes Tanrıyı sever 9 Mart 2026 Resim: David Hockney
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Kırlangıçlar gider gelir, Ulu rüzgârlar gelir geçer, Durmadan eser meltemler, Koku taşır, sevda taşır. Esintiler hızlanır, kırlangıçlar uçar, Göğe yığılmış bulutlar süzülür havada, Ve tam öğleyin, sen ve ben Aynı güneşi görürüz tepemizde. Çiy ve yağmur düşer her yana, Hasat olgunlaşır, güzelleşir çiçekler, Ve yuvarlak yeryüzü boylu boyunca Ay ışığına da açıktır, güneşe de; Ve...
Ağaç ve… (Şiir)
Susmuş o ağacın gövdesinde, sonbaharın hatırlattığı anılar yaşıyor şimdi. Anılar ki ağır ağır birikir ve günbatımı kadar çabuk unutulur. Bir koku gelir; beyaz sabun köpüğü. Islak bir taş yerde yarım kalmış bir cümle. Özür, ...
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
Can, o sabah hayatının en küçük hatasını yapacağını bilmiyordu. Yirmi beş kuruş, her şeyine mal olacaktı. Gecenin sıcağı, İzmir’in dinmeyen esintisiyle pencereden içeriye hızla girmekteydi ve o yine uyuyakaldı. Sabah güneşi İzmir’i kavurduğunda, ter içinde uyandı. Çukurda kalan semtler yanıyordu; tepelerdekiler serin miydi acaba? İçindeki çukura kızdı, aslında gücü yetmediği için çukurdaki semtlerden ev aldığı...
Eril Rapunzel (Şiir)
Sensizlik, buzdan bir kule içinde yalnız kalmış bir gece, her gidişinle rüzgarlar şiddetleniyor içimde Daha çok var, sabah doğacak güneşe. Kim koruyabilir yalnızlığı Prangalarla bağlanmış buzdan zincirlere. Yaklaşan kalbinin ateşinde O soğuk gecede Yalnızlığım kavuştuğunda seninle Eriyecek bir şekilde O kule Gezindikçe ellerim teninde Tininle Böylece Tırmanıyorsun Ateşten bir kule ile Harelenen...
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
Çakıl taşkını sahilde, çapkın çıkışın sevinç izi kıyıya, rastlantı köpüğü, telaşla sızar vurduğu yere değin sınav, yaşamayı anlatır f/ani halka kopuğuna, suda, bir kama saplanır taşlı sahile artarken karnında beton sancısı; çekilir uğultu şehir mutludur yine de su dirimi gel-git nabzı çünkü mucizedir izi; martıların pırlama yarışı çakıl taşlarıyla kumun dudaktan öpüştüğü an rastlantı bağışı cömert yakamoz katmeri, pırıl...
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
I (…kim dedim beni arayan benim de onu aradığım kim) uzun yıllar sonra endişeli saatlerin birbirini kovaladığı ve hep kovalandığı çok uzun zamanlar sonra korkular ölürken içimizde yeni umutlar filizlenirken bir bir yollar yürünürken ağır aksak sahillerden geçilirken deniz kıyılarında; taşların ve dalgaların...
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
mezar taşlarına memleket hikayeleri anlatan çocuk gurbetin kuşağını çözemeyen yüreğinde büyüttüğü yaman şarkılarla anlayan çocuk yaban elleri çık bu cehennemden bu cehennem senin hayaletin kır bacaklarını bu şeytanın bu şeytanın şairi sana yalancı ve lanetle bu sapkınlığı bu ritü’eller sana ait değil isimler arasında resmine benzeyen bir masa arayan çocuk düşüncenin düşlerini dişleyen aklının...









