GÜLİN HAYAT TOPDEMİR resim betimlerinde; düş dünyasını kuşatan efsanevi transandantal ifade, bizi Öte Alemler’in büyüleyici eşiğine sürükler. Sanatçının özü; evrenin ve insanın sonsuz sıfatlarını tuvale taşırken ebedi zamanlarda dolaşan ölümsüz varlıklarla bizi tanıştırır. Uzayın derinliklerinde var olan sıra dışı yaşam doneleri sanatçının hayal gücünü yüklenen fırçasından doğarak karşımızda yükselmektedirler. Bu görsel hissediş yeni mitsel bir...
Son Yazılar:
Reddiye Defteri: Akademinin Trafik Lambaları ve Yazarın İnadı
Özgür düşünceye engel olanlar!
BAUHAUS TASARIM VE MİMARLIK OKULUNUN KURUMSAL KİMLİĞİ VE DİNAMİKLERİ
Naif’in Listesi: Gerçekler, Doğrular, Varoluşlar…
ELVEDA ELİF, GÖRÜŞMEK ÜZERE
Ebru Yolver: ÜÇ / KONSEPT
İnsan Haklarının Ontolojik ve Politik Sınırları: Doğal Hukuk ile Egemenlik Arasındaki Paradoks
ÜÇ FİDANIN GÖLGESİNDE: BİR MAYIS SABAHINA DOĞRU
Yonca Karakaş’ın Yeni Sergisi G-Art Galeri’de: “Back Contamination / Dönüş Kontaminasyonu”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Çekirdek Kabuğu
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Kategori: Manşet
Özgür düşünceye engel olanlar!
93 yıl önce bugün, 10 Mayıs 1933, Alman tarihine geçen karanlık, utandırıcı günlerden biridir. O akşam Berlin’de başlatılan ‘Kitap Yakma’ girişimi çabucak tüm ülkeye sıçrar. Üç hafta içinde Almanya’da yüz binlerce kitap yok edilir. Kitap yakmalar Hitler’in düşünürleri ‘yok etme’ girişiminde attığı ilk adımdır. Gazeteci-yazar Ralph Giordano‘nun “Eğer Hitler Savaşı Kazansaydı…” adlı belgeseli kitaplığımda. Giordano...
BAUHAUS TASARIM VE MİMARLIK OKULUNUN KURUMSAL KİMLİĞİ VE DİNAMİKLERİ
1907 yılında kurulmuş olan Deutsche Werkbund, Almanya’nın sanayi alanındaki uluslararası etkinliğini güçlendirme çabasında olan, sanat ve zanaatı birleştirmeyi hedefleyen önemli bir kurum olmuştur. Werkbund, mimarlık alanında da kendine özgü eserler ortaya koymuş, en belirgin eserlerinden birisi Peter Behrens’in tasarlamış olduğu AEG Türbin Fabrikası olmuştur. Walter Gropius, 1912 yılında Werkbund’un üyesi olmuş, Fagus isimli ayakkabı firmasını...
Naif’in Listesi: Gerçekler, Doğrular, Varoluşlar…
Naif’in Listesi, Ayşen Somunkıran Özagar’ın dokuz öyküden oluşan ilk öykü kitabı. Yazar kaleme aldığı çeşitli konular aracılığıyla anlatı evrenini tematik bir atmosferde kuruyor. Öyküler birbirlerinden bağımsız görünseler de Özagar’ın gerçek ve doğrunun belirleyicileri üzerine düşündürttüğü mevzularla ortak bir paydada buluşuyorlar. Gerçek nedir? Doğruyu kim belirler? Kitaptaki her bir öykü günümüz dünyasına ayna tutarken, zihinlerde genel...
ELVEDA ELİF, GÖRÜŞMEK ÜZERE
Elif Sofya imzasıyla 2000’lrin ortalarında Kitap-lık dergisinde ansızın yayımlanan şiirleriyle karşılaşmıştım. Vedası da ansızın oldu; çok ama çok şaşkınım. Hatta Yapı Kredi’ye Murat’ı ziyaret etmeye gittiğim bir gün ona “Elif Sofya kim? Şiirleri iyi, iyi şair,” dediğimde “Mektupla geliyor, evet bence de iyi şair,” demişti. Ben de böyle yeni şairleri, iyiyse, tereddütsüz yayınlamasından dolayı onu...
İnsan Haklarının Ontolojik ve Politik Sınırları: Doğal Hukuk ile Egemenlik Arasındaki Paradoks
İnsan hakları, modern dünyanın temel ve vazgeçilmez kavramlarından biri olarak karşımıza çıkmasına rağmen hem teorik hem de pratik düzeyde felsefi ve politik tartışmaları beraberinde getirmektedir. Bu makale, insan haklarının ne olduğu, nasıl temellendirildiği ve kimlere uygulanabilir olduğu gibi temel soruları merkeze alarak, hak kavramının tarihsel ve felsefi arka planını incelemektedir. Çalışma; insan kavramının ontolojik statüsünden...
ÜÇ FİDANIN GÖLGESİNDE: BİR MAYIS SABAHINA DOĞRU
Bazı tarihler vardır takvim yapraklarında durmaz, insanın içinde sürer. 6 Mayıs, işte o tarihlerden biridir. Bir ülkenin sabahına üç genç adamın sessizliği çöker. Ama o sessizlik, bir susuş değil, bir yankıdır. Bugüne kadar gelen, bugünü yoklayan, yarına doğru uzanan bir yankı… Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan… Onlara “Üç Fidan” dediler. Belki genç oldukları...
Yonca Karakaş’ın Yeni Sergisi G-Art Galeri’de: “Back Contamination / Dönüş Kontaminasyonu”
İnsanlık, büyük ihtimalle bilinçli kötülükle değil; ihmal, hata veya sistemik körlük nedeniyle yok olabilir. Yonca Karakaş’ın 12 Mayıs – 27 Haziran 2026 tarihleri arasında G-art Galeri’de gerçekleşecek ‘Back Contamination / Dönüş Kontaminasyonu’ sergisi, insanlığın “sonrası”na dair tüm senaryoların varsayımsal ve temelsiz doğasını açığa çıkarıyor. Hibrit kompozisyonları ve kurguladığı steril, gerilimli düzenlemeleri ile tanınan Yonca Karakaş,...
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Oooh Oh! (1978) adlı erotik güldürü filmi hakkında Eleştirel Kültür’de yayınlanan yazımın (*) giriş kısmında “Yeşilçam’daki erotik filmlerde Yeşilçam’a göndermelerle karşılaşılması, hatta tamamen kendine dönüşlülük eksenli Yeşilçam erotik filmlerine rastlanılması ender bir durum değil” saptamasını yapmış, bu minvalde erken ve en bilinen örneklerden birinin Mine Mutlu’nun kendini canlandırdığı, bir grup hayranının Mine Mutlu’yu kaçırıp alıkoymasını...
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Dalokay’ın fotoğraflarını bir ‘yavaşlığa övgü’ ya da yoğunlaşmaya davet gibi görmek ve hissetmek mümkün. Modern hayat denilen hengameye bir parça panzehir. İyi fotoğrafın ve iyi resmin insanı durduran, en azından bir süre hareketsiz bırakan bir yönü var. İyi fotoğraf ya da iyi resimle karşılaşma anı -en azından benim için- bir donup kalma, bir ‘durma’ anıdır:...









