Haydar Ünal’ın 2025 tarihli son kitabı Yürüyen Zaman, çağdaş Türkçe şiirde toplumsalcı-gerçekçi damarın hem devamı hem de kırılması olarak okunabilecek bir metinler bütünüdür. 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı’ndan sağ kurtulan bir şair olarak Ünal’ın şiiri, yalnızca tanıklığın değil, travmanın ontolojik yankısını da taşır. Bu nedenle kitap, klasik toplumsalcı-gerçekçi söylemin düz bildirici dilinden uzaklaşarak metafizik, felsefi...
Son Yazılar:
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
NURETTİN BELİKIRIK: “NEDEN SORUSU, YAPTIĞIM RESİMLERİMİM BİR İFADESİ OLARAK ORADA DURUYOR.”
Sven Beckert: Kapitalizmin bir başlangıcı vardı ve bir gün sona erecek!
Fincanın Kıyısından Odak Etiğine
DÜNYAYI İKİ KERE GEZMİŞ OLAN KİŞİ İSTANBUL’DA
OLAN BİTEN; OKUL CİNAYETLERİ, SARI ZARFLAR, ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR
“Paslanmış kapıyı açmak isteyene anahtar”: Yakanıza Gül
VECDİ ÇIRACIOĞLU’NUN “MAVİDEN / DENİZ GÜZELDİR” KİTABI ÜZERİNE
“Zaman Bahçesi” Sergisi İnspera Bodrum’da
DOĞA TAPINAKLARI
DFC TÜRKİYE NATIONAL CHALLENGE’26 İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI!
Labirent Sanat’ta Nesli Türk Sergisi: “RAW-HAM”
Batı Yarımküre: Savaşla Yazılmış Bir Amerika Birleşik Devletleri Tarihi
Kategori: Manşet
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
çığlık ve kefen senindir karanlık kuşak bizden bir künhüne gülünç ayıklığa sarmaşıklar uluyarak zatından. uzuvları dökülür ve şiddet bize bir edimdi karşılarına oğulları dikildiğinde sahibi egemen ağmaya bilmemdir istekle çarpışır şiddetin öznesi bütünde temsili mülkün daha düşen mecaza göstererek kendini anlaşılır olanda tutulmuş gizli münkir ve yazgısında akacak olan leş bir yarıktan...
Dip Adası (Şiir)
Sonsuz bir uykuya dalıyor dünya Bir deri kemik kalıyor bahçe Apartmanlar kurutuyor güneşi Çamura dönüyor deniz Sahte bir söze bürünen Şairin ölümünü konuşuyoruz Vahşi doğaya dönüyorum yüzümü Eşikler kapanmış pencereden ormana Ne bir kurt uluması ne geyiklerin ürkek boynu Küçük fırtınalar yaratıyor kendine Bilgisayar oyunlarında alem Dönüyor içimizde sanalın dili Orman da ölüyor kendi...
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
aşk gecelerinin solmuş cesetleri… şehvetin, ihtirasın gülünç zavallığı; sahte edebin hoyrat taşkınlığı, tenin gölgesinde çoğalan bit gibi sinsi aşklar. her iyiliğin bir hizmetçisi vardır, her kötülüğün tanığı olmaz. yalana yaslanmış her söz, lağımın içinde akan su misali geçer gider. bir gün güneşi sigara içerken gördüm; ben, onun tül tablası oldum. gözlerdeki yalnızlığa katlanamayan kalbi, benim...
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Uzak bir parıltı, Işık saçan bir işaret Karanlık yüzünde gecenin. Tuzlu su ve özlemdir her şey. Dalgaları sırtlamış rüzgârlar Sallıyor meyhaneyi Demir atmış o gemiyi Tutkulu, zalim bir aşk Açık bıçaklar arasında, Bırakmak öylece kendini Kucağına bir fahişenin. Umutsuzluklar yükseliyor havaya Yoğun duman topakları halinde. Şişeler, bardaklar, kadehler… Ah! Susamışlığı...
Kütleçekim (Şiir)
fazla uzaksın içinde dünyayı tutmak arzusuyla kaçınılmaz olana fazla yakın hepimiz her şeyden çoktan ölümlü hepimiz her şeyden gülünç sonunda uykuya vardığında dehşet ölü saklayan insan çekildiğinde kendi kılıcının gölgesine mekanik bir zorunluluk değilse nedir yaşamak? Resim: Peter Stettler
Kaç Adım (Şiir)
ben Kuzguncuk’ta yeşil bir dal buldum, ona tutundum Kuzguncuk’ta oturuyorum martılarla aynı katta üst katımda gümüş balıkları karşımda lakerda namı diğer la guerida yani sevgili sevgili ile aramda 141 adım sayıldı taş basamaklı evin yanındaki sobacı 50 adım ay var gümüş semtinde bir sokağın üçüncü katıyım deniz bana bakıyor ben artık yalnızca denize...
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
Neden her yeni teknoloji işi kolaylaştırmıyor gibi görünüyor? 1974’te Harry Braverman, bu soruya cevap vermek için Labor and Monopoly Capital: The Degradation of Work in the Twentieth Century adlı önemli bir metin yayımladı. Bilimsel yönetim ve teknolojik yeniliği dikkatlice inceleyen Braverman, Karl Marx’ın birkaç temel kavramıyla birleştiren Braverman, kapitalizm döneminde işçilerin neden yavaş yavaş makinenin sadece dişlilerine...
NURETTİN BELİKIRIK: “NEDEN SORUSU, YAPTIĞIM RESİMLERİMİM BİR İFADESİ OLARAK ORADA DURUYOR.”
SÖYLEŞİ: Nur Akalın-Ertekin Akpınar Öğrenim hayatınızdan başlamak istiyoruz. Bize bulunduğunuz çevreyle beraber o yıllardan söz eder misiniz? 1970, İstanbul doğumluyum. Çocukluğum, Bakırköy semtinde geçti. Sanatın farklı alanlarına ilgi duyan bir çocuktum. Farklı derken neyi kastediyorsunuz? Örneğin, bir çiçeği elime alırdım. Dakikalarca ona bakardım. Bir ağaca da öyle. Kısacası, tembel bir çocuktum. Ataköy Lisesi’nde, derslerimden hep...
Sven Beckert: Kapitalizmin bir başlangıcı vardı ve bir gün sona erecek!
Son birkaç on yıl, dünya sistemi için çalkantılı geçti: finansal kriz, Küresel Güney’de yeni orta güçlerin yükselişi ve Ukrayna ile Gazze’deki savaşlar, savaş sonrası düzene tarihinin hiçbir zamanından daha fazla baskı getirdi. Ancak, bu düzenin çöküş eşiğinde olabileceği endişesi artsa da, ekonomik temeli — yani kapitalizm — şaşırtıcı derecede sağlam kalıyor. İnsanlık tarihinde ilk kez,...









