Kurşunlanıp öldürüldü, hapsedildi zavallı çocuklar Diyorlar ki bize bıraktığınız gelecek gelecek bu… Kimse yoktu evde, savaştan kaçıyordu Şimdi güvende olmak evde olmak demek Gömülecek ceset yok, aklımız bize karşı. Bizim bombalarımızdı savaşı başlatan, Uzakta bir öfke seli, geçiştiriyoruz hepsini Yabancıdır diye kurbanları, umutsuzca çekip giden bizdik, Dedik bizim işimiz değil burayı güzel bir ülkeye...
Son Yazılar:
Acıda Dinlenmiş Yüz (Şiir)
YAŞAM DERDİ (ŞİİR)
Carlo Ginzburg: Tarihte olduğu gibi sinemada da her yakın çekim, perde arkasında yaşanan bir sahneyi ima eder.
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
Solis (Şiir)
Çoktan Unutulmuş Günler İçin (Şiir)
Ansızın Giden Güzel Adam: Mustafa Horasan
Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı “Zaman Salıncağı” yayımlandı
YOUTUBE HOLLYWOOD’U YENDİ!
Stefan Zweig’den Maxim Gorki’ye: “Mektuplar günün birinde yine anımsanır”
Yerden Göğe Bir Vizyon: Türk Arkeolojisinin Doğuşu ve Epistemolojik Dönüşümü
“Gerçek Ötesi”ne İtalya’dan En İyi Sanat Filmi Ödülü
Poltergeist ya da Sinyalsiz Ekrandan Dışarı Fırlayan Dehşet
Zeki Faik İzer – Zühtü Müritoğlu – Elif Naci Üzerine Bir Kartpostal Okuması
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
Kategori: Manşet
Acıda Dinlenmiş Yüz (Şiir)
Bilemedin hangi aşkın fakiri olduğunu ışık çemberinden geçerken gölgelere sırrını bırakan gençliğin Gecelerin şerrinden kaçarken beyaz çarşaflara dökülen irin gövdesine hapsoldu yaşadığın çağın Kirlendi bir zaman baktığın her yer nefretin hazinesi oldu öfkenin doğurduğu torunlara Kimse bilmez yüreğinden geçenleri kendi yaprakları arasında kaybolmuş narin bir çiçeğin yanına otururken Şavkı yüzünde solmuş...
YAŞAM DERDİ (ŞİİR)
Tanı ağrı Anı ağ. ı An n a r Tan ağrısı Ta Ağrı’dan görünür ışığı Tanır onu utanır sanır ki sanrıdır Ölümsüz bir düşün peşinde insana inanır An inan Ağrı’dan ağrıya ağ ağ örülür Yaşlanır ömür beden gömülür üstüne örtülü gerçekler Gün be gün gün yüzüne elbet çıkar Çıkarır çıkarı çirkin yuvasından bir yılan gibi...
Carlo Ginzburg: Tarihte olduğu gibi sinemada da her yakın çekim, perde arkasında yaşanan bir sahneyi ima eder.
1939 doğumlu Carlo Ginzburg, Pisa’daki École Normale Supérieure’de, Bologna Üniversitesi’nde ve ardından Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nde (UCLA) ders vermiş, şüphesiz çağımızın en önemli tarihçilerinden biridir. İtalyan tarihçi Carlo Ginzburg, önde gelen temsilcilerinden biri olduğu mikrotarih yöntemini ve çalışmalarının bazı temalarını ve kavramlarını ele alıyor. Adınız ve çalışmalarınız hâlâ ‘mikro tarih’ olarak adlandırılan kavramla ilişkilendiriliyor. Bunun...
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
Hayat mı çocuğum Bir merdivenden çıkar gibidir Her basamakta başka bir ormana dalarsın Ağaçların dallarında Anka kuşunu ararsın Sarp surları aşınca Kırk odalı saraya ulaşırsın Kırkıncı odanın avlusunda Belki aşkı bulursun Kıdım kıdım çıkarsın bulacağını düşleyerek Hayat mı çocuğum Bir merdivenden iner gibidir Kendi izlerini izleyerek geri dönersin Dinlenerek, demlenerek Anka kuşuna kavuşamadığına üzülerek ...
Solis (Şiir)
Bir renklenmeyen yanın, bir de her şeyini boyadığın sandal. Bilmez yanılan hangisi, rüzgârı hesaplayan ışığın kâlbine değen küreklerin hangisi yarın kavramına ait. Çift kürek çekmeyi bırakıyorum. Ağır ağır kabarıyor deniz. Eksik bir renk yerden göğe hasır ve kekik kokan hava. Tuzdan artan zamanı vermeyen eşik geçildiğinde dağılacak yıldız tozları kadar pasteliz. Göğe attığı ağı topluyor...
Çoktan Unutulmuş Günler İçin (Şiir)
başka her şey gibi karıştırıldığında sonsuz ile sonsuz tükenince o ilk coşkusu var olanın bir şenlik günü unutuluşun kana dönüştürüldüğü arzu içinde bir gövde bir evren öptüm zamanı dudaklarından ve anladım dönülen evlerin uğultusunu köklerini yeryüzünün ey ışıktan olan yıkımlar saati ben yaşayamayanım o benim tekrarlara kapatılan çok kez öldürülüp çok kez diriltilen...
Ansızın Giden Güzel Adam: Mustafa Horasan
Ek Dergi’nin varlığında ve sürdürülebilirliğinde büyük emeği olan sevgili Ali Şimşek, beni arayıp; geçenlerde kaybettiğimiz ortak arkadaşımız ressam Mustafa Horasan’ı anmak için özel bir bölüm hazırladığını, yakından tanımış biri olarak ona dair bir yazı yazmamı istediğini söylediğinde hiç düşünmeden kabul ettim. Aslında duygularını yazıyla sağaltan biri olarak, Mustafa’nın ani vefatının ardından sosyal medyada ne hissettiğimi...
Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı “Zaman Salıncağı” yayımlandı
Gazeteci Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı Zaman Salıncağı – Sıradan Birinin Hikâyesi, Epos Yayınları tarafından yayımlandı. Roman, bireysel ilşikilerle toplumsal dönüşümleri iç içe geçiren kurgusuyla dikkat çekiyor. Gazeteci Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı Zaman Salıncağı – Sıradan Birinin Hikâyesi yayımlandı. Epos Yayınları tarafından okura sunulan eser, bir gazeteci ve senaristin yarım kalmış bir romanı tamamlama hikâyesi üzerine...
Yerden Göğe Bir Vizyon: Türk Arkeolojisinin Doğuşu ve Epistemolojik Dönüşümü
Cumhuriyet’in ilk yıllarında arkeoloji, yalnızca toprağın altındaki eserleri gün yüzüne çıkaran bir bilim dalı değil; yeni devletin tarih, kimlik ve kültürel egemenlik anlayışını yeniden kurduğu güçlü bir düşünce alanıydı. Bir ulusun egemenlik iddiası, yalnızca sınırlarının askerî ve siyasi araçlarla korunmasına değil, üzerinde yaşadığı coğrafyanın tarihsel hafızasını araştırmasına, korumasına ve anlamlandırmasına da dayanır. XX. yüzyılın başında...









