“Hey, hadi bir oyun oynayalım!” dedi Mert. “Ne oynayacağız?” diye soran Emel ayakta duramıyor, hafifçe sallanıyordu. Evet, tipik gençlik partilerinden birindeydik ve işin sonunun aptalca bir şeye varacağına emindim. Benim adım Zeynep. Dört kişilik arkadaş grubumuzla sadece biraz eğlenmeye gelmiştik ama işlerin çığrından çıkacağı daha şimdiden belliydi. Emel’in sorusu üzerine Mert hevesle atıldı: “- Korku...
Son Yazılar:
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Kategori: Litera
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Kıraathaneler yüzyıla yakın bir süre İstanbul aydınları için kaçınılmaz buluşma yeriydi. Edebiyatçılar, düşünürler, gazeteciler, yayıncılar ve onlara yakın olmak isteyen gençler, günün belli saatlerini Beyoğlu’nun, Tepebaşı’nın, Babıâli’nin ve Divanyolu’nun kıraathanelerinde geçirirlerdi. Tepebaşı’na damgasını vuran Kanuniesasi Kıraathanesi ile özellikle 1930’lu, 1940’lı yıllarda İstanbul’un tüm yazar ve kitapçılarının her gün bir araya geldiği, Ankara Caddesi’ndeki Meserret Kıraathanesi...
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
Everest Yayınları, çizgi roman ile toplumsal tarihi bir araya getiren Everest Çizgi dizisi kapsamında, Michael Demson‘ın kaleme aldığı ve Summer McClinton‘ın resimlediği Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi adlı kurmacadışı grafik romanı okurlarla buluşturuyor. Paul Buhle‘un sunuşu ve Emre Tokcael‘in Türkçe çevirisiyle sunulan bu özel eser; radikal şiirin, emek mücadelesinin...
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Türk şiirinde kimi şairler yalnızca şiir yazmaz; kendi varoluşlarını da şiire dönüştürürler. Bu dönüşüm bazen estetik bir tercih, bazen ideolojik bir yönelim, bazense yaşamın zorunlu kıldığı ontolojik bir savunma biçimidir. Levent Karataş’ın şiiri tam da bu üçüncü hatta yer alıyor. Melez Peri, yalnızca yeni bir şiir kitabı değildir; otuz yılı aşkın bir poetik yürüyüşün bugünkü...
Haftanın Kitap Seçkisi
NİJİNSKİ’NİN GÜNLÜĞÜ, Çeviren Orçun Türkay, YKY, İstanbul 2026 Nijinsky 1889 yılında doğdu. Anne-babası gibi baleye gönül verdi. Sankt-Peterburg Bale Akademisi’nde eğitim gördü. Amerika ve Avrupa’da pek çok kez sahne aldı. Bedenini kusursuzca kullanırken, dış dünyanın gerçekliğinden uzaklaşmaya başladı. 1919 yılında geçirdiği bir sinir krizinin ardından, şizofreni teşhisiyle hayatının son 30 yılını kliniklerde geçirdi. Günlükleri ölümünden...
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
Günümüz Türk şiirinin önemli sorunlarından biri, insanın tarih karşısındaki konumunu nasıl yeniden kuracağı meselesidir. Büyük anlatıların çözüldüğü, bireyin kendi içine kapandığı, şiirin çoğu zaman kişisel deneyimin dar alanına çekildiği bir çağda bazı şairler hâlâ insanı büyük soruların içinde aramayı sürdürür. Mesut Aşkın, bu arayışın günümüzdeki dikkat çekici temsilcilerinden biridir. 1993-2019 yılları arasında yayımladığı üç kitabı...
Moksvin (Öykü)
Kafamın yanındaki cihazın düzensiz ötüşleri, çığlığı andıran bip sesleriyle birleşirken gözümde canlanan beyaz duvar kâğıdı ve ailemin haykırışları bedenimden kopmadan önce son gördüklerimdi. Şimdi tavandan bedenime bakıyor ve doktorların yaptıklarını anlamlandırmaya çalışıyorum. İşte annem az ötede ağlıyor; kapının dibinde diz çökmüş, gözyaşları yanaklarından hastanenin gri parkelerine damlarken ona ağlamamasını söylemek istiyorum: “İşte ben buradayım, sakin...
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Sahildeyim. Üç-dört kedi önümde, ayaklarımın dibinde; kuyruklarını dolayıp, mırıl mırıl mamayı bekliyorlar. Dikkatim onlarda. Eğilmiştim. Elimdeki kuru mamayı dökme uğraşındayım. Rüzgâr var, hafif. Denizin sesi geliyor arkadan; sürekli, alçak tonda bir uğultu. Güneş suda parçalanıyor. Binlerce küçük ışık halkası gözümün kenarında titreşiyor. Birden başka bir şey. Tarif edemediğim bir şey. Seslenmedi kimse, dokunmadı, hiçbir gölge...
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Hayatta istediğini yapamazsın. Ama bak işte burada özgürsün. İster bomboş bırak, ister bir resim yap, ister şaşı bak şaşır. Tıklım tıklım doldur istersen, kargacı burgacık yaz. Konuşma çizgileriyle, parantezlerle, ünlemlerle doldur. Virgül virgül düşün, nokta nokta ahkâm kes. Senin hepsi. Bu bomboş beyazlık senin. İşte böyle bir çerçeve içinde bulunabiiyorsun burada; A4. Hayatta böyle bir...
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“kaybolmadım, bu çalının altındayım” (s.40) Pandomim senaryosu yazarı, şiir çevirileri yapan, ilk şiir kitabıyla Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü’ne değer görülen Beste Naz Karaca’nın üçüncü şiir kitabı Nea, Everest Yayınları tarafından Haziran 2026’da yayımlandı. İki bölümden oluşan Nea’nın ikinci bölümü “Kuş Üzümü” adlı şiir öyküleyici anlatım tekniğinin kullanıldığı uzun bir mensur yapıdan oluşuyor. Kitap, lirik...









