Çakıl taşkını sahilde, çapkın çıkışın sevinç izi
kıyıya, rastlantı köpüğü, telaşla sızar vurduğu
yere değin sınav, yaşamayı anlatır f/ani halka
kopuğuna, suda, bir kama saplanır taşlı sahile
artarken karnında beton sancısı; çekilir uğultu
şehir mutludur yine de su dirimi gel-git nabzı
çünkü mucizedir izi; martıların pırlama yarışı
çakıl taşlarıyla kumun dudaktan öpüştüğü an
rastlantı bağışı cömert yakamoz katmeri, pırıl
pırıl yazı sanki kitapta sayfa karıncalanması…
yaşamak uğultuyla karışması ırmağın ormana
gün deltasında vebali, sağlıkla direnişi kapsar
söyleyemez iyilikle geldiğini hiçbir ölüm hali
çapkın vuruşu çakıl taşlarının, incilerin dansı
kıyı öpüşmesinin çizdiği silsileler, zihne zevk
aşk resmine zerk seansıdır, yaz akşamına ukde
kumsal-çakıl ezgisi dinleyende içe doğru akış
sevdalık açıklarına çeker ya kurbanını gayretle
öpüştükçe avuç içi terle ısınır sahilde yaz payı
lacivert akşamla içini oyar deniz çoğalır odağı
kordon göğü rengârenk, sarmaşıklı balon alayı
Mudanya büyüsü o, kelebekler dudak dudağa.
Ağustos 2006
Resim: Burhan Uygur


Bir Cevap Bırakın