MUZAFFER ERDOST RAHMETLİNİN ARDINDAN… Ülkemizin burjuva toplumunda, hele onların “hot” sosyetesinde; her olayda önde görünmek, “ilk olmak” neredeyse bir hobi halindedir. Mevsimin moda kıyafetini “ilk” giymiş olmak, sezonun ilk “garden partisi”ni vermek, hele hele “sanat” söz konusu ise, ilk “CD’yi çıkarmak, “ilk” sergisini açmak gibi ilkler yarışında burjuva sosyetesinde neredeyse “kan gövdeyi götürür.”...
Son Yazılar:
Reddiye Defteri: Akademinin Trafik Lambaları ve Yazarın İnadı
Özgür düşünceye engel olanlar!
BAUHAUS TASARIM VE MİMARLIK OKULUNUN KURUMSAL KİMLİĞİ VE DİNAMİKLERİ
Naif’in Listesi: Gerçekler, Doğrular, Varoluşlar…
ELVEDA ELİF, GÖRÜŞMEK ÜZERE
Ebru Yolver: ÜÇ / KONSEPT
İnsan Haklarının Ontolojik ve Politik Sınırları: Doğal Hukuk ile Egemenlik Arasındaki Paradoks
ÜÇ FİDANIN GÖLGESİNDE: BİR MAYIS SABAHINA DOĞRU
Yonca Karakaş’ın Yeni Sergisi G-Art Galeri’de: “Back Contamination / Dönüş Kontaminasyonu”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Çekirdek Kabuğu
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Kategori: Polemik
SUÇLU BULUNDU: EVLİYAZÂDELER!
İlkinin adı, ikincisinin soyadı “Yalçın”, ilki “Prof.” titrli bir “âlim”, ikincisi “gazeteci” olan iki yazar; aydınların ve kamuoyunun kafasını karıştırmaya devam ediyor. Birincisi, yıllar önce Türkiye üzerine tezler ortaya attı. Ardından Aydın üzerine… 1980’lerin ortasında “Kürt sorunu” dayatınca Kürtleri keşfetti. Onların gerilla harbini, partilerini, partilerinin liderini büyük bir coşkuyla, sempatiyle selamlayan yazılar, kitaplar yazmaya başladı...
Faşizm sadece antikomünizm midir? : Orhan Koçak’a yanıt
Orhan Koçak, son kitabım “Antikomünizm, Ülkücü Hareket, Türkeş Türkiye ve Soğuk Savaş”la ilgili bir eleştiri/polemik yazısı yazmış. Ben de bu yazıda, Koçak’ın kitaba yönelik eleştirilerine yanıtlar verecek ve polemik konusu yaptığı hususlar üzerindeki düşüncelerimi dile getireceğim. *** Koçak, yazısının ana fikrini yazının adı yapmış ve “Faşizm sadece antikomünizm midir?” diye sormuş. Yazının ilk cümlesinde de...
Bir Polemik: Sığınaktan Çıkanlar…
Bu, polemiğe indirgenemeyecek bir polemik yazısıdır. Üzerinde durulacak yazı şudur: http://t24.com.tr/yazarlar/hakan-aksay/kabasiniz-kaygisizsiniz-saygisizsiniz-densizsiniz-ozensizsiniz-hayat-size-guzel,20607 Bahse konu yazının ilk cümlesi belki farklı gerekçelerle ve farklı öznelere karşı olsa da aynen paylaştığım bir cümle. Ben de o bu yazıya o cümleyle girmek istiyorum: Kişisel konforun ve muğlak ruh sağlığı endişesinin savunusu dışında o çokça dillerde gezinen halka dair izahları bulunmayanlar,...
Perihan Mağden Okuma Kılavuzu
90 sonrasının en güzel tarafı buydu; kendi yanlışlığımızı başka yanlışların eleştirisi üzerinden gizlemek. Eski ama hep güncel… Uzun süredir hırçın dilini özlediğimiz Perihan Mağden Taraf’ın arka sayfasıyla aramıza döndü. Hemencecik “besili apartman çocukları” üzerinden Survivor yarışmasıyla uzun süredir aç bıraktığımız bayağı kültür nefretimizi tekrar beslemeye başladı… O bir otomatik haklılık makinesi. İğneli, bizi hazdan kıpırtadan...
Yavuz Turgul’un düşündürdükleri: Gidenler kötü değil, kalanlar iyi!
Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın deyişiyle ‘‘yalnız ve güzel’’ ülkemizde, hangi saha hangi cenah hangi mahalle; hangi tavır sahipler derneği hangi düşünce savunucuları vakfı hangi bilmem neciler konseyi olursa olsun kamuoyu yaratmak külfetli bulunduğundan, ‘‘kurtarmadığından’’, ‘‘bize gelişi bu’’ olduğundan fakat toplumsal gelişim vb. naneler pek umurumuzda olmadığından o zahmetli teşebbüs yerine kulis, lobi, dedikodu faaliyetleri tercih...
Kapanan Penguen Değil Direniş Mizahıdır!
Ot, Kafa, Fil, şu-bu derken bir stant dolusu edebiyat dergimiz var ama bu dergilerin kafası eşe dosta hava atmak isteyen, okuduğu her kitabı yarım bırakmış bir Facebook kullanıcısından farksız. Aforizmadan beslenen, görkemli kaybeden edebiyatını yağlı arabesk tavasında gezdirerek tabağa döken ve bu bulamacı afiyetle okuruna yediren şeyler bunlar. Penguen kapandı, son birkaç sayıyı alıp hiç...






