Carl Jung “Yaratıcı olarak sen, yapacağını söylediklerinle değil, yaptıklarınla varsın.” demiştir. Bir yaratıcı kişi olarak çok değerli olan bu deyiş, ne yazık ki bütün yaratıcılar için geçerli olamamaktadır. Yaratıcıların büyük bir çoğunluğu hep yapacaklarından –büyük projelerinden- söz eder. Ortada bir şey yoktur. Çok az sayıda da olsa bazı yaratıcılar ise, etraflarına hiç önem vermeden sadece yaratmakla, dünyaya yeni bir şeyler getirmekle uğraşırlar. İşte ne kadar önemli işler üretmesine rağmen hiçbir zaman kendini duyurmak, tanıtmakla vakit harcamayan tamamen kendini projelerine veren uluslararası dünyada bilinen bir sanatçıyla söyleşi yaptık. Aslında İstanbul’un, göbeğinde Nişantaşı’nda yaşamış bir insanın doğayla ilgisi nasıl başladı ? Galiba doğadan...
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
“Fotoğraf sanatçısı Nizameddin Pirinççioğlu, yıllardır Mezopotamya’nın dağlarını, nehirlerini, tarihî yapılarını ve insanlarını aynı duyarlılıkla fotoğraflıyor. Bu söyleşide yalnızca fotoğrafı değil; hafızayı, zamanı, ışığı ve kadim bir coğrafyanın ruhunu konuştuk.” Bir fotoğraf sanatçısıyla söyleşi yapmak her zaman heyecan vericidir. Hele ki objektifini Mezopotamya gibi insanlık tarihinin en kadim coğrafyalarından birine çeviren bir sanatçıyla konuşuyorsanız, bu heyecan daha da derinleşir. Çünkü burada çekilen her kare yalnızca estetik bir görüntü değil; binlerce yıllık bir kültürün, ortak yaşamın ve insan hikâyelerinin sessiz tanıklığıdır. Nizameddin Pirinççioğlu, yıllardır Mezopotamya’nın dağlarını, ovalarını, nehirlerini, tarihî yapılarını ve bu topraklarda yaşayan insanlarını aynı duyarlıkla fotoğraflıyor. Onun karelerinde herhangi bir...
Carlo Ginzburg: Tarihte olduğu gibi sinemada da her yakın çekim, perde arkasında yaşanan bir sahneyi ima eder.
1939 doğumlu Carlo Ginzburg, Pisa’daki École Normale Supérieure’de, Bologna Üniversitesi’nde ve ardından Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nde (UCLA) ders vermiş, şüphesiz çağımızın en önemli tarihçilerinden biridir. İtalyan tarihçi Carlo Ginzburg, önde gelen temsilcilerinden biri olduğu mikrotarih yöntemini ve çalışmalarının bazı temalarını ve kavramlarını ele alıyor. Adınız ve çalışmalarınız hâlâ ‘mikro tarih’ olarak adlandırılan kavramla ilişkilendiriliyor. Bunun sebebi nedir? Sinolog Marcel Granet’in muhteşem sözleriyle başlayalım: ‘Yöntem, bir kere kat ettikten sonra yolun kendisidir.’ Mikro tarih, bir grup İtalyan araştırmacının bir araya gelmesi ve ortak bir tartışmasının sonucuydu, ancak her biri farklı deneyimlerle bu noktaya ulaştı. Benim için bu, vaka çalışmasıydı. On yaşındayken...







































