Köklerden Sahneye Bir Keman Virtüözü: Maristella Patuzzi ile Söyleşi

Köklerden Sahneye Bir Keman Virtüözü: Maristella Patuzzi ile Söyleşi

Maristella Patuzzi’nin müzikal yolculuğu hem çocuk yaşta gelen olağanüstü başarılarıyla (konser faaliyetine 5 yaşında başlaması, 13 yaşında Sony ile ilk canlı CD’si) hem de Brilliant Classics, DECCA ve Dynamic gibi prestijli kayıt merkezleriyle yaptığı çalışmalarla dergimizde bulunması mutluluk. Sevgili Maristella, dergimizde seni konuk etmekten ve sanatının inceliklerini okurlarımızla paylaşmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Konser hayatına henüz beş yaşında gibi çok erken bir yaşta adım attın. Bu erken başlangıç, senin müzikle ve kemanla olan ilk bağını nasıl şekillendirdi? Çocuk yaşta sahneyle tanışmak ruhunda ve sanatsal algında nasıl izler bıraktı? Çok teşekkür ederim. Konser faaliyetime beş yaşında başladım; on bir yaşından hemen...

Justine Dupaquer: Essaouira Bir Enerjidir

Justine Dupaquer: Essaouira Bir Enerjidir

Fas’ın Essaouira kenti, mistik atmosferi, tarihi surları ve rüzgarlı sahiliyle pek çok efsaneye ilham vermiştir. Gerorge Orwell’den Winston Churchill’e, Jimi Hendrix’den Mick Jagger, Paul Mc Cartney, Frank Zappa’ya. Orson Welles’den Keanu Reeves, Ridley Scott, Orlondo Bloom’a, Paul Bowles’den William S. Burroughs ve Alan Ginsberg’e kendi alanlarında dünyaca ünlenen kişilerin yaşamlarının bir süresini geçirdiği Essaouira bugün 74.000 kişinin yaşadığı küçük bir şehirdir. Bu küçük şehre yılda 1 milyonu aşan sayıda turist gelmektedir. Bir zamanlar bu efsanelerin adımladığı Essauira’nın dar sokaklarında yürürken dikkatimizi duvarlara yapılmış büyük boy resimler çekti. Otelden, restauranta, cafeden,markete..vs. çeşitli binaların duvarlarında bulunduğu yerin ruhunu yansıtan büyük boy renkli...

THOMAS BALKENHOL: “BİR FİLMİN KURGUSUNU YAPACAK KİŞİ, SENARYOYA BAKAN İKİNCİ KİŞİ OLMALI.”

THOMAS BALKENHOL: “BİR FİLMİN KURGUSUNU YAPACAK KİŞİ, SENARYOYA BAKAN İKİNCİ KİŞİ OLMALI.”

Almanya’nın Hessen eyaletine bağlı Hadamar şehrinde doğdunuz. Üç yıl orada yaşadım. Daha sonra yine Hessen eyaletine bağlı Fritzlar’a taşındık. Babam, orada lise edebiyat öğretmeniydi. Küçük ve güzel bir kasabaydı. Orta Çağ’dan kalmış kuleler, kiliseler vardı. Dört erkek kardeştik, annem ev işleri yapıyordu. Babam, II. Dünya Savaşı sırasında önce Fransa’daydı sonra İtalyan Partizanların safına geçti. Dolayısıyla Fransızcayı ve İtalyancayı çok iyi biliyordu. Öğrenim yıllarınız söz eder misiniz? Yatılı bir liseye gidiyordum. Latince, Yunanca ve İngilizce öğrendim. Babamın Fransızca ve İtalyanca kitapları vardı. Evimizde çok kitap okunurdu. Dostoyevski, Thomas Mann onları okurdum. 68’li yıllarda lise mezunu oldum. 68’li yıllarda, Almanya nasıldı? Almanya...