Çakıl taşkını sahilde, çapkın çıkışın sevinç izi kıyıya, rastlantı köpüğü, telaşla sızar vurduğu yere değin sınav, yaşamayı anlatır f/ani halka kopuğuna, suda, bir kama saplanır taşlı sahile artarken karnında beton sancısı; çekilir uğultu şehir mutludur yine de su dirimi gel-git nabzı çünkü mucizedir izi; martıların pırlama yarışı çakıl taşlarıyla kumun dudaktan öpüştüğü an rastlantı bağışı cömert yakamoz katmeri, pırıl...
Son Yazılar:
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
Yazar: Hilmi Haşal
DAĞLARIN FELSEFESİ (ŞİİR)
Dağlar da düşünürmüş; rengiyle endamıyla sıradağlara bakıp çözemedim sisin işaretini zirvelerin yükü bulutların tunç ağırlığıymış meğer yalnızlığın dili, yamaçlarda gizemli ağaçların elleri arasındaymış tepelerin başı kalanlar tutuyor gidenin morunu-mavisini eğri rüzgârların kırbaç sesi, cani uğultusu sadece kalanlar takılır ‘an’ zıvanasına, kâh gri, kâh kara ve kahverengi çağrışımı; ulu dağlar tanıktır kışa ve yakarışa; canlar için...
KÂĞIT KÜLLERİ (ŞİİR)
Külleri düşünme, yağmuru emdiğinde yeryüzü toprağı düşün, çamuru ve taşı ve gazel isyanını bildiğini yaz diyen sevecen sesi annemin, uyarı yangınlar gaflet suçu yağmacı yobazlığın, yazık kin kuyusunda aymazlığın coğrafya-tarih atlası evreni düşün, tüm yanılgıların, yatağını sırların ağaçların ruhu beyaz olur, kâğıt gülleriyle aynı yanan yazgı, yanan yazı böcek cesetlerini belle köz kızılı taşıyor gözelerinde...
AVARE KELİMELER PANDEMİSİ: SİMYA SORGUSU
Tanrının eğlencesi biz miyiz, sinekler mi? Düşündükçe siniyorum, sessiz kuyu içime anlıyordur elbet Tanrı, neden sakındığımı sinekler bulmasın, tin, ten ve tün endişemi sonsuzluğa sarktığımda… sineklerin yazdığı vızıltıdan baht mı dokunur? doğayı leş otağı bellemişken o zar kanatlılar hem, covid-19 tutsaklığı belki sabrın provası kuluçka ağı, parazit yazgı;kâr rahat olur mu? 65 üstü...



