bir sabah, aynaya baktım yüzümde eski bir yangının külleri vardı zaman, iz bırakmakta usta sanki her gün biraz daha silip yeniden yazmış beni bakışlarımın ardında bir yabancı geziniyordu tanıdık ama adı unuttuğum biri “bu ben miyim?” dedim sesim, camın öte yanına geçemedi bir zamanlar inandığım her şey sessiz bir kül tabakası gibi duruyor içimde külle...
Son Yazılar:
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Yazar: Bedriye Korkankorkmaz
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
İnsan, yaşadığı kadar algılar evreni ve insanı. Hayata nereden baktığımız, çoğu zaman hayatta nerede durduğumuzla ilgilidir. Her şeye sahip bir insanın dünyaya bakışıyla, bir dilim ekmeğin hesabını yapmak zorunda kalan insanın dünyaya bakışı aynı değildir. Çünkü hayat herkese aynı yerden dokunmaz. Kiminin önüne sofralar kurulur, kimi ise bir lokma ekmeğin hayalini kurarak uyur. Kiminin...
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
aşk gecelerinin solmuş cesetleri… şehvetin, ihtirasın gülünç zavallığı; sahte edebin hoyrat taşkınlığı, tenin gölgesinde çoğalan bit gibi sinsi aşklar. her iyiliğin bir hizmetçisi vardır, her kötülüğün tanığı olmaz. yalana yaslanmış her söz, lağımın içinde akan su misali geçer gider. bir gün güneşi sigara içerken gördüm; ben, onun tül tablası oldum. gözlerdeki yalnızlığa katlanamayan kalbi, benim...
İç Dünyasının Dehası Yazar: Hermann Hesse
Hermann Hesse 1877’de Almanya’nın Baden -Würtermberg ayaleti Calw kasabasında dünyaya gelir. Şiir yazarak yazın hayatına adımını atar. Seçkin kitapları okumasının sonucunda ilk şiirini yirmi beş yaşında yazar. Şiir yolculuğu onu öykü, gezi, eleştiri ve roman kitapları yazmaya iter. Hermann Hesse’nin yapıtlarının en belirgin özelliği otobiyografik olmasıdır. Yapıtlarının her birinde birer ruh biyografisi yaratır. Yazdığı bir...
Uykusuz Yüzyıllar (Şiir)
bir çağ çöktü gözkapaklarıma uykusuz yüzyıllar boyu bekledim bir çocuğun ağzında yarım kalmış ninnileri ve barışa emekleyen dizleriyle kan içinde uyuyan sabahları hiçbir tarih kitabı yazmaz bir annenin kurşunlanmış sütünü ya da taşla örtülmüş oyuncakların hangi mezarlıkta ağladığını ben gördüm— her kelimenin bir mezar kazdığı topraklarda yürek yastık olmuyordu artık çünkü dinmeyen acılar gözyaşı değil,...
THOMAS ELIOT İLE YAPITLARINA YANSIYAN KİŞİLİĞİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ
“Thomas Stearns Eliot. 1888-1965 yılları arasında yaşadınız ve Amerika’nın Yeni İngiltere bölgesinde, Missouri eyaletinin St. Louis kasabasında doğdunuz. Hakkınızda yaptığım araştırmalardan tanıyorum sizi. Araştırmalarımdan öğreniyorum sizin 1906 yılında Harvard Üniversitesi’ne girdiğinizi ve üniversitede salt Irving Babbitt’in etkisi altında kalmadığınızı onunla birlikte Elizabeth devri / James devri edebiyatı ile İtalyan Rönesans’ı mistik Hint felsefesinin de etkisi...
TOLSTOY: SANAT NEDİR?
Tolstoy, sanat nedir sorusunun yanıtını on beş yıl arar. Sanat Nedir[1] isimli yapıtındaki denemelerinde en çok bu soruya yanıt bulmaya çalışır. Verdiği yanıtsa; “Sanat, bir duyguyu yaşayan insanın, o duyguyu bilerek ve isteyerek başkalarına aktarma olayıdır.” der. (s.10) Tolstoy’un, gayet basit bir tanımla yaklaştığı bu soruya, Bernard Shaw’ın çok basit ve bir o kadar da...






