Uzak bir parıltı, Işık saçan bir işaret Karanlık yüzünde gecenin. Tuzlu su ve özlemdir her şey. Dalgaları sırtlamış rüzgârlar Sallıyor meyhaneyi Demir atmış o gemiyi Tutkulu, zalim bir aşk Açık bıçaklar arasında, Bırakmak öylece kendini Kucağına bir fahişenin. Umutsuzluklar yükseliyor havaya Yoğun duman topakları halinde. Şişeler, bardaklar, kadehler… Ah! Susamışlığı...
Son Yazılar:
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
Kategori: Manşet
Kütleçekim (Şiir)
fazla uzaksın içinde dünyayı tutmak arzusuyla kaçınılmaz olana fazla yakın hepimiz her şeyden çoktan ölümlü hepimiz her şeyden gülünç sonunda uykuya vardığında dehşet ölü saklayan insan çekildiğinde kendi kılıcının gölgesine mekanik bir zorunluluk değilse nedir yaşamak? Resim: Peter Stettler
Kaç Adım (Şiir)
ben Kuzguncuk’ta yeşil bir dal buldum, ona tutundum Kuzguncuk’ta oturuyorum martılarla aynı katta üst katımda gümüş balıkları karşımda lakerda namı diğer la guerida yani sevgili sevgili ile aramda 141 adım sayıldı taş basamaklı evin yanındaki sobacı 50 adım ay var gümüş semtinde bir sokağın üçüncü katıyım deniz bana bakıyor ben artık yalnızca denize...
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
Neden her yeni teknoloji işi kolaylaştırmıyor gibi görünüyor? 1974’te Harry Braverman, bu soruya cevap vermek için Labor and Monopoly Capital: The Degradation of Work in the Twentieth Century adlı önemli bir metin yayımladı. Bilimsel yönetim ve teknolojik yeniliği dikkatlice inceleyen Braverman, Karl Marx’ın birkaç temel kavramıyla birleştiren Braverman, kapitalizm döneminde işçilerin neden yavaş yavaş makinenin sadece dişlilerine...
NURETTİN BELİKIRIK: “NEDEN SORUSU, YAPTIĞIM RESİMLERİMİM BİR İFADESİ OLARAK ORADA DURUYOR.”
SÖYLEŞİ: Nur Akalın-Ertekin Akpınar Öğrenim hayatınızdan başlamak istiyoruz. Bize bulunduğunuz çevreyle beraber o yıllardan söz eder misiniz? 1970, İstanbul doğumluyum. Çocukluğum, Bakırköy semtinde geçti. Sanatın farklı alanlarına ilgi duyan bir çocuktum. Farklı derken neyi kastediyorsunuz? Örneğin, bir çiçeği elime alırdım. Dakikalarca ona bakardım. Bir ağaca da öyle. Kısacası, tembel bir çocuktum. Ataköy Lisesi’nde, derslerimden hep...
Sven Beckert: Kapitalizmin bir başlangıcı vardı ve bir gün sona erecek!
Son birkaç on yıl, dünya sistemi için çalkantılı geçti: finansal kriz, Küresel Güney’de yeni orta güçlerin yükselişi ve Ukrayna ile Gazze’deki savaşlar, savaş sonrası düzene tarihinin hiçbir zamanından daha fazla baskı getirdi. Ancak, bu düzenin çöküş eşiğinde olabileceği endişesi artsa da, ekonomik temeli — yani kapitalizm — şaşırtıcı derecede sağlam kalıyor. İnsanlık tarihinde ilk kez,...
Fincanın Kıyısından Odak Etiğine
Melville, balinanın omurunu anlatır. Yağını. Derisini. Damarlarını. Sayfalarca. Balina hem bir bütündür hem de bir ayrıntılar yığını. Bir fincan. Yanında bir parça lokum var. Işık güzel, yumuşak okşuyor gibi sarıyor porseleni. Arka planda, belki bir şehir var. Ağaçlar olabilir, bir tabela, bir apartman da. Hiçbiri kesin değil. Bir karar vermem gerekiyordu: fincanı keskinleştirdim, geri kalan...
DÜNYAYI İKİ KERE GEZMİŞ OLAN KİŞİ İSTANBUL’DA
“NomadMania/Tutkulu Gezginler”ın kurucusu Harry Mitsidis ile özel söyleşi Dedesi 1930 larda Samsun’dan Atina ya göçeden, Mitsidis, bugün yaşadığı; Londra’nın doğusundaki 14.yüzyıldan kalma Kathedralin yer aldığı, Charles Dickens’ ın yaşamış olduğu Rochaster kentindeki evinde yılın sadece 50 günü kalmaktadır. Diğer sürede devamlı seyahat eden Harry Mitsidis belki de değişik ülkelerden oluşan geçmişiyle kendini hiçbir yere...
“Paslanmış kapıyı açmak isteyene anahtar”: Yakanıza Gül
“şiir tenhayı sever” (s. 15) Hüseyin Peker’in son şiir kitabı Yakanıza Gül, Ocak 2026’da Everest Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturuldu. Yirmi yedi şiirin bulunduğu kitap; yetmiş dokuz sayfadan, “Yakanıza Gül” ve “Kendime Yolculuk” başlığını taşıyan iki bölümden oluşuyor. Şiirlere iki konum yansıyor: birey ve toplum. Bu iki konumun birbirine içkinliği söz konusudur. Kitabın adında geçen “yaka”...
VECDİ ÇIRACIOĞLU’NUN “MAVİDEN / DENİZ GÜZELDİR” KİTABI ÜZERİNE
Denize bakmaktan geldim. Yüzümde tuzu kaldı baktığım yerin. Bir zamanlar tanıdığım ama şimdi aramızda olmayanların girdiği rüyalarımdan sıçradım. Vecdi Çıracıoğlu’nun “Maviden / Deniz Güzeldir” adlı öykü kitabında, yazarın delikanlılık yıllarında Rumelihisarı’nda balıkçılık yaparken tanıdığı, kimiyle kulubesini paylaştığı yoksul balıkçılar, semtin insanları konu edilmiştir. Bu öykülerde, öykü kişisi olarak yer alan anlatıcı, anlatıcı-yazar olarak da, kitabın...









