Sinema dediğiniz şey, bir “kültürel üretim alanı”. Sinema; bilinçdışısal, egosal, toplumsal ve siyasal gösterenlerin alanından gelen gerilimlerle karakterize edilen sosyal “mikro kozmosları” konuşturma çabası. Sinema bir sanat, ama aynı zamanda bir endüstri de. Ve bu yönüyle, “ticari” karakterine gönderme yapan belirli bir önyargıyı kışkırtma riski taşıyor. Bu önyargı, büyük ölçüde, özgünlük arayışının, entelektüel değerler hiyerarşisinde...
Son Yazılar:
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Kategori: Manşet
Rimbaud Müslüman mıydı?
Suriyeli şair Adonis, meşhur konferansında[1] Arthur Rimbaud’nun 11. yüzyıldan başlayarak Arap şiiriyle mümkün poetik yakınlıklarına dikkat çeker ve bir Arap şairi olarak da anılması gerektiğini söyler. Rimbaud’nun İslami yazın geleneği içerisinde de yer aldığını, yer alabileceğini ima eder. Elbet bu bir çıkarsamadır: kültürel havzalar arasında bir restleşme, modernlik addedilen kopmanın ulus ve medeniyetler aşırı sürekliliğine...
Manuel Çıtak retrospektifi fotoğrafseverlerle buluşuyor
Eczacıbaşı Fotoğrafçılar Dizisi’nin yeni kitabı Manuel Çıtak, 9 Ocak’tan itibaren kitabevlerinde yerini alıyor. Eczacıbaşı Topluluğu’nun 50 yılı aşkın bir geçmişe sahip fotoğraf yayıncılığı geleneğinin günümüzde en önemli parçası olan ve Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı tarafından yayınlanan seri, her yıl değerli bir fotoğrafçının retrospektif kitabını, sanatsal bütünlük içinde ve referans kitap niteliğinde izleyicilere sunuyor. Dizinin...
YEDİNCİ SANATIN BİZDE BIRAKTIĞI İZLER
Yedinci sanatın bizde bıraktığı izler düz bir anlatıma dayalı bir “hikaye” ile sınırlıysa, bir anlamda çağa ilişkin hiçbir şey yaratamıyoruz demektir. Modern tiyatronun , çağa tanıklık etme anlamındaki başarıları, düşünsel bir sinemaya da yeni olanak kapıları açtı aslında. Sinemanın avantajı, bu bilinenlere çok yönlü görsellik katma şansını sağlamaya yönelik bir şeydi. Bu görsellik ise plastik...
Entel, Entelektüel, Entelijansiya
Türkçe’de entel sözcüğü, entelektüel kelimesinin kısaltılmış ve gündelik dile indirgenmiş biçimi olarak kullanılmaktadır. Türk Dil Kurumu sözlüğünde entel, entelektüel sözcüğünün halk arasında kullanılan biçimi olarak tanımlanır. Sıfat olarak entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse), isim olarak ise sahte aydın anlamlarına gelir. Tanımda kelimenin ironik ve/veya küçümseyici çağrışımına dair doğrudan bir...
ORHAN TAYLAN RESMİNDE BEDEN, BAKIŞ VE YABANCILAŞMA
(Feminist, Psikanalitik ve Marksist Bir Okuma) GİRİŞ: FİGÜRASYONUN DÜŞÜNSEL YÜKÜ Orhan Taylan’ın figüratif resimleri, Türkiye modern resminde yalnızca estetik bir temsil alanı olarak değil; toplumsal, ideolojik ve psikolojik gerilimlerin yoğunlaştığı eleştirel bir düşünce mekânı olarak okunmalıdır. Taylan’ın resminde figür, hiçbir zaman salt biçimsel bir problem değildir; beden, daima tarihsel, politik ve öznel bir yük taşır....
19. YÜZYIL FRANSIZ SANATINDA GERÇEKÇİLİK VE GUSTAV COURBET
1848 Devrimlerinin belirtileri, Sicilya’daki ayaklanmalarla başlamış, ancak devrimin Avrupa’daki tetiklenmesi ise Paris’te olmuştur. Devrimden kısa bir süre sonra çalışanlara verilen haklar geri alınmış, işsizler lehine olan kamusal düzenlemeler de yürürlükten kaldırılmıştır. 1848 Devrimleri sanayileşme, sınıf çatışmaları ve burjuva ideolojilerinin güçlenmesi ile şekillenmiştir. Bu dönemde sanatta egemen olan akademik resim, mitolojik, tarihsel ve idealize edilmiş konular,...
VE TANRI KADINI YARATTI: BRIGITTE BARDOT
1960 yılında Simone de Beauvoir, “BB kendini her izleyiciye doğrudan sunuyor… ama izleyiciler [onun] tamamen ulaşılmaz olduğunun tamamen farkındalar” diyerek Brigitte Bardot’yu tanımlamıştır. 1951 yılının ilkbaharında Paris te Odeon bölgesinde tamamen dolu olan Danton Cafe’de bir masada yanındaki genç asistanıyla ünlü film yönetmeni Marc Allagret yeni çekmeyi planladığı “Les Lauriers sont coupés” filmi konusunda konuşuyorlardı....
“Estetik” Bir Yıl Sonu Yazısı
Estetik Deneyimin Temeli: Doğadan Sanata, Bedenden Tine Hegel estetiğinde, doğa ile sanat arasındaki farkı göstermek için verdiği en çarpıcı örneklerden biri güneştir. Doğa ürünleri, doğal gerekliliklerin bir sonucudur; varlıkları zorunludur, kendi seçimleri yoktur. Sanat ise, tinin özgürlüğünü ve bilinçli yaratımı taşıyan nesnedir. Bu ayırımı şöyle açıklar: “Örneğin, içeriği bakımından ele alındığında, güneş kuşkusuz evrende mutlak...
Demokratik Geleneğin Kırılganlığı: Furet–Tocqueville Okumasıyla Türkiye Deneyimi
Türkiye’de siyaset, kendi kendini yeniden üreten kapalı bir anlam rejimi yarattı. Siyasetin ekosisteminde, sürekli olağanüstülük hâli üreten; beka, milli irade, dış güçler, terör, vesayet gibi kelimelerden bir dil, anlamı tekelinde tutuyor. Bu, daha baştan “kavgacı” bir dil. Bu dilin kimyasında hatırı sayılır derecede bir intikam ruhu var. “Beka”, “milli irade”, “olağanüstü tehdit” gibi kavramlar, itirazı baştan...









