Türkiye’de laiklik bir ideoloji işlevi görüyor, oysa laiklik, dört ayak üzerinde durması gereken, nötr bir kavram. Devlet ve dinin, kurumsal ve işlevsel olarak birbirinden kesin sınırlarla ayrılması Devletin tüm inançlar ve inanışlar karşısında eşit mesafede durması Devletin dinsel azınlıkları koruyacak bir tutum içinde olması Hangi inançtan olursa olsun, herkesin kendi inancının gereğini-kamusal hayata zarar vermediği...
Son Yazılar:
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
ELİF AYDOĞDU AĞATEKİN: KIYIDA, GÖLGELER ve GÜNLÜKLER
İsyankâr Dişli: Dennett, Smolin ve Dostoyevski’nin İzinde Varoluşsal Bir Sentez
Yazar: Josef Kılçıksız
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
Trump’a yönelik suikast girişiminin yarattığı kaos ortamında, herkes paniklerken salatasını yemeyi bırakmayan “Salad Man”, farkında olmadan Stoacı filozofların yüzyıllardır tarif ettiği, gök gürültüleri arasında sükunetini koruyan ruhun iç huzurunu bir tabak yeşillikte somutlaştırdı. Kahraman olmak için değil, sadece kendisi olmak için yerinde kalan adam, ne kahraman pozu kesti ne felsefi bir açıklama yaptı; sadece salatasını...
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
2025 yılı, ‘etobur’ yırtıcıların yılıydı: İnsanlığın yoğun saldırı altında olduğu bir yıldı. 2025, küresel yönetişim krizinin de derinleştiği bir yıldı. Geçen bu yıl boyunca dünyanın karanlık bir tablosunu rahatlıkla çizebilirsiniz. Gazze’de soykırım ve insanlığa karşı suçlar, Ukrayna’da insanlığa karşı suçlar, Amerika Birleşik Devletleri’nin sınırları dışında gerçekleştirdiği yargısız infazlar ile Venezuela ve İran’a yönelik saldırıları: Bunun...
Michel Onfray: Eleştirel Bir Okuma
Michel Onfray, Yolculuğa Övgü (Théorie du voyage) adlı kitabında yolculuğu, daha ziyade zihinsel ve felsefi bir deneyim olarak ele aldı. Yolculuk, gidilecek yerden çok, insanın kendisiyle karşılaşma biçimiydi. Başka, hatta hiç görülmemiş vatanlara yapılan yolculukların aslında kendi vatanını daha derinden tanımak olduğunu, başka insanları tanıma, anlama çabasının da gerçekte bir bizzat kendini tanıma, keşfetme çabası...
Uygarlığın Sınırları ve Kültürel Kötümserlik
“Barbarlık” kavramının uzun erimli kavramsal tarihinde 20. yüzyılın ilk yarısı, belirleyici bir kırılma noktası teşkil etti. İki dünya savaşı, dehşetler silsilesi, endüstriyel savaş ve kitlesel imha; barbarlığın, modern uygarlığın karşıtı olmaktan ziyade onun karanlık bir izdüşümü olabileceğini düşündürüyor. Daha önce Montaigne’de sezilen, 19. yüzyılda Schopenhauer, Nietzsche ile Baudelaire ve Flaubert gibi yazarlar tarafından yeniden canlandırılan...
Anlatısal Bir Proje Olarak Demokrasi ve İç Sömürgecilik
Öncelikle bu yazının, sömürgeciliğin merkezi güçlerinin, kültürel ve ekonomik olarak yerel halk üzerindeki hâkimiyetini ve özdeşleşme biçimlerini ortaya koyan kavramsal bir aparata yaslandığını belirteyim. Kimlikçi fantezilere yönelen siyasal elitler ile yönetmek istedikleri toplumların gerçekliği arasında, giderek bir kültürel kopuş somutluk kazanıyor. Franz Fanon’a göre iktidar, yalnızca dışsal bir baskı değil, bireyin bedenine, zihnine ve duygularına...
Absürtten Delirmeye Ne Kadarlık Mesafe?
Çevremizdeki şeylerde anlam bulmadan, nasıl yaşayabiliriz? İnsanın çağrısıyla dünyanın akıldışı sessizliği arasında onulmaz bir uçurum var. Absürt, anlam arayışı çağrımıza yanıt vermeyen bu dünya ile bir yüzleşmeden doğuyor. Bazı yüzleşmeler aracılığıyla insan, dünyayla olan ontolojik bağının koptuğunu hissediyor. Çaresizlik gibi görünen bir boşunalık duygusu, zihninize çöküveriyor. Bu, her insanın bir sokağın dönemecinde ansızın içine düşebileceği...
Sinemada Bilinçdışının Mekânları
Sinema dediğiniz şey, bir “kültürel üretim alanı”. Sinema; bilinçdışısal, egosal, toplumsal ve siyasal gösterenlerin alanından gelen gerilimlerle karakterize edilen sosyal “mikro kozmosları” konuşturma çabası. Sinema bir sanat, ama aynı zamanda bir endüstri de. Ve bu yönüyle, “ticari” karakterine gönderme yapan belirli bir önyargıyı kışkırtma riski taşıyor. Bu önyargı, büyük ölçüde, özgünlük arayışının, entelektüel değerler hiyerarşisinde...
Demokratik Geleneğin Kırılganlığı: Furet–Tocqueville Okumasıyla Türkiye Deneyimi
Türkiye’de siyaset, kendi kendini yeniden üreten kapalı bir anlam rejimi yarattı. Siyasetin ekosisteminde, sürekli olağanüstülük hâli üreten; beka, milli irade, dış güçler, terör, vesayet gibi kelimelerden bir dil, anlamı tekelinde tutuyor. Bu, daha baştan “kavgacı” bir dil. Bu dilin kimyasında hatırı sayılır derecede bir intikam ruhu var. “Beka”, “milli irade”, “olağanüstü tehdit” gibi kavramlar, itirazı baştan...
Walter Benjamin’de Ütopik Mesihçilik
Benjamin’in felsefesi, eleştirel melankoli ve ütopik mesihçiliğin bir karışımı olageldi. Bu, hem kırılgan, rahatsız edici ve tedirgin edici, hem de aynı anda sakin, bilge ve umut dolu bir konumdu. Benjamin, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ında en çok Selim Işık figürünü anımsatıyor. Bu benzerlik, yüzeysel bir entelektüel melankoli ortaklığının ötesinde, tarihle, anlamla ve dilin enkazıyla kurulan trajik bir...









