1960 sonrası endüstrisi gelişmiş Batı ülkelerinde ortaya konulan görsel sanatlar adında adı altında uluslararası galerilerde sergilenen eserler incelendiğinde, 1960 öncesi plastik sanat anlayışlarından tamamen kopmuş, elektronik çağın tasarımlarına biçimlerine dayanan bir sanat anlayışı ile karşılaşılmaktadır. Marcel Duchamp, Dadaistlerden üç yıl önce 1913’te, sanatsız bir sanatın yapılıp yapılmayacağını ortaya atmıştır. Alexander Rodchenko ise, 1921 yılında sanatın...
Son Yazılar:
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yeni Dünya Düzeni: Etobur Yırtıcıların Geçit Töreni
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
ÇAĞILTI (ŞİİR)
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
Yazar: Işıl Savaşer
AKLIN SUSTURULDUĞU SANAT: SÜRREALİZM
Avangard terimi, 20. yüzyılın ortalarında estetik ve politik radikalliğin, kültürel bağımsızlığın, sosyal isyanların şekillenmeye başladığı dönemlerde gündeme gelmiştir. Batı toplumlarında kapitalist gelişmeler, kültürel faaliyetlerin ticari değer çöküntülerine uğraması, sanatı metalaştırmıştır. Avangard sanatçılar, oluşan bu değerlere karşı duyulan huzursuzluktan dolayı sanatsal kurumlardan uzaklaşma gereğini duymuşlardır. Bu ruhsal yabancılaşma ve kopukluk, avangardizmin çıkış noktası olarak gösterilmiştir. Sanat,...
19. YÜZYIL FRANSIZ SANATINDA GERÇEKÇİLİK VE GUSTAV COURBET
1848 Devrimlerinin belirtileri, Sicilya’daki ayaklanmalarla başlamış, ancak devrimin Avrupa’daki tetiklenmesi ise Paris’te olmuştur. Devrimden kısa bir süre sonra çalışanlara verilen haklar geri alınmış, işsizler lehine olan kamusal düzenlemeler de yürürlükten kaldırılmıştır. 1848 Devrimleri sanayileşme, sınıf çatışmaları ve burjuva ideolojilerinin güçlenmesi ile şekillenmiştir. Bu dönemde sanatta egemen olan akademik resim, mitolojik, tarihsel ve idealize edilmiş konular,...
ŞEFFAFLIK VE MALZEMENİN DANSI: NAUM GABO’NUN KONSTRÜKTİVİST DÜNYASI
Modern iletişimin hızının yanı sıra I.Dünya Savaşı’ndan önceki yıllarda Avrupa’da yeni ve tamamen farklı bir sanat anlayışının kendiliğinden ortaya çıkmış olması önem kazanmıştır. Almanya, Fransa, Rusya, Hollanda, İtalya, İspanya ve hatta İngiltere’de Kübizm, Neoplastisizm, Süprematizm, Fütürizm, Vortisizm gibi çeşitli terimlerle adlandırılan bu hareketler, temel tavırlarında fikir birliğinde olan, sanatta gerçekliği (natüralizmi) tamamen reddeden ve saf...
POLİTİKLEŞMİŞ TARİHSELLİK: FÜTÜRİZM
Filippo Tommaso Marinetti’nin (1876-1944) önderliğinde şekillenen Fütürizm akımı, 1909 yılında ilk manifestosunu yayınlamıştır. I. Dünya Savaşı’nın Fütürizm sanat hareketi üzerinde belirgin bir etkisi olmuştur. Savaş sonrasında Marinette’nin, Mussolini ile tanışmasıyla, Fütürizm, siyasi bir düşüncenin sanatsal ifadesi haline gelmiştir. Fütürizm, ulusal birliğini geç yakalamış olan Avrupa ülkelerinden İtalya’nın, gecikmiş endüstri sürecini hızlı yaşamak zorunda olması ve...
THEODOR WİESENGRUND ADORNO: AYDINLANMA VE KÜLTÜR ENDÜSTRİSİ
Estetik Modernizm, sanatın romantik devrimle başlayan özetleşme sürecinin bir sonucu olarak kabul edilmektedir. Sanatın özerkleşme sürecindeki en kesin araştırmaları yapan düşünür, Baudelaire dir. Baudelaire, burjuvazinin kurduğu rejime özgü tüm kavramlara, kamuya, topluma, ulusal uygarlığa, bilime ve kurumsallaşmış sanata karşıdır. Adorno, Baudelaire‘nin tezlerini inceleyerek, sanatın ancak özerklik sayesinde siyasal ve toplumsal bir öz kazandığını ifade etmiştir....
PRİMİTİVİZM VE DIŞAVURUMCULUK
yüzyıldan itibaren gözlemlenen bilim ve teknolojik ilerlemeler, sosyal ve kültürel koşulları etkilediği gibi, yenilik karşısında hissedilen yabancılaşma duygusunu da beraberinde getirmiştir. Modernizmin konseptlerinden biri olan yabancılaşma, genel olarak bireyin toplumsal çevreye ve değerlere olan ilgisini kaybetmesine, kendi iç dünyasına dönmesi anlamına gelmektedir. Karl Marx’a göre (1818 – 1883), yabancılaşma içerisinde hareket eden insan, genel...
SANAT VE TOPLUMSAL İLETİŞİM
Sanat ve estetik konuları öteden beri subjektif, yapısı bakımından oldukça akışkan kavramlar örgüsünü de beraberinde getirmektedir. İnsanın duygu ve düşüncelerini son derece özgün, değişik ve estetik üsluplar içerisinde anlatan sanat, kolaylıkla analiz edilemeyen, sınıflandırılması ve tanımı her zaman mümkün olmayan bir dizi kavramı da peşinden sürüklemektedir, Sanat olgularını inceleyen bilim alanlarının her biri bu olguya...
20. YÜZYIL MODERNİZMİNİN İFADE BİÇİMİ: SOYUT SANAT
Endüstri modern çağın çehresini biçimlendiren en önemli etken olmuştur. Endüstri toplumsal çevreyi, dolayısıyla insan yaşamını dünya görüşlerini ve politikalarını etkilemiştir. 19. yüzyılın ortalarına doğru büyük bir hızla el sanatlarından ve üretimlerinden endüstri üretimine geçiş ve kırsal hayattan kent hayatına ulaşma, toplumların huzursuzluğunu doğuran sosyal krizleri oluşturmuştur. Endüstrinin ard arda yapılmış olan bilimsel çalışmalar ile geliştiği...
MODERNİZMİN ÇÖKÜŞÜ: POSTMODERNİZM
İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen yapılanma döneminde, modernizm New York ekolünde etkisini göstermiştir. 1950’li yıllarda modernizmin etkisi ile birlikte avangardın da herhangi bir mecraya bağlı olmadan yeniden canlandığı ve kavramsal sanatın köklerini temsil ettiği gözlemlenmiştir. Yeni ortaya çıkan avangard, 1950’li yılların ortalarında Marcel Duchamp’ı yeniden gündeme getirmiştir. Modernistlerin dayatmış oldukları modernizmin mantıklı, tutarlı bir ilerleme olduğu...









