Yücel Dönmez’in sanatı, izleyeni kimi zaman amorf yapılanmalarla kimi zaman akışkan yüzeylerle kimi zaman hipnoz etkisi yaratan optik düzenlemelerle fakat daima alabildiğine canlı renklerle kuşatır. Sanatçının, Türk-İslam sanatının çağdaş sentezlerini ortaya koyan ve birçok sanatçıya ilham kaynağı olan Deepism adını verdiği özel bir tekniği bulunuyor. Prof. Dr. İsmail Tunalı (1923-2015), Yücel Dönmez’in sanatına dair 2005...
Son Yazılar:
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Apartman Yöneticisi (Şiir)
Kategori: Manşet
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
Cumhuriyet sonrası Türk resim geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olan Neşet Günal’ın atölyesinde yetişen Mehmet Raif Ersoy, figür resmini yalnızca plastik bir problem olarak ele almayan; onu toplumsal bellek, emek kültürü ve gündelik yaşamın tarihsel sürekliliğini görünür kılan bir anlatı alanına dönüştüren sanatçılar arasında yer alır. Ersoy’un sanatsal üretimi, Neşet Günal’ın Anadolu insanını merkeze alan...
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
Yanlışta neden ısrar ederiz ve kurgucular bunu nasıl anlatıya çevirir? Gerçeği arayan değil, tutarlı bir öykü arayan canlılarız Bir kitap alırsın eline; koltuğuna, çalışma masana oturur ve bir sayfayı açarsın. Henüz hiçbir şey okumamışsındır, oysa zihnin okumaya çoktan başlamıştır. Çünkü beynin aslında bir tahmin makinesidir. Binlerce yıl önce, karanlık ve tehlikelerle dolu patikalarda yürüyüp...
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
Her zaman tuhaf şeyler olur şiir ortamlarında, ama bu biraz fazla tuhaf gibi! Günümüz genç şairlerinden, 160. Kilometre Yayınları’nın Ahmet Güntan, Ali Özgür Özkarcı, Burak Fidan ile birlikte kurucularından biri olan Ömer Şişman’ın Toplu Şiirleri editörlüğünü yine kendisinin yaptığı aynı yayınevinden çıktı: göz<) Buraya kadar tuhaf olan herhangi bir şey yok, normal yani. Ama kitabın kimin...
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Kapitalizm nasıl daha çok kar sağlarım? Nasıl kendime, düzenime yararlı tüketici nesiller yaratırım ve sistemimin devamını sağlarım fikirlerinden yola çıkarak yeni teknolojiler ve yöntemler yaratmaktadır. 1980 yılları başında dünyada günde ortalama 5.5 saat TV izlendiği gerçeği bazı güçleri bu konuda ciddi adımlar atmaya itti. En kuvvetli “beyin yıkama” gücü olan TV kendilerince yararlarına, doğru (!)...
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
“ Cebinde kimliği vardır, bak bakalım“, dedi adam binanın güvenlik görevlisine. Elini, kafası yarılmış, can çekişen gencin pantolonunun arka cebindeki şişkinliğe uzattı beriki. Cüzdanı çıkardı, içinden de kimliği. “ Edip`miş adı“, dedi; “ Edip Us “. Diğer adam cep telefonundan 112’yi arıyordu. Konuşmaları belli belirsiz duyuyordu Edip; “ Sağ el. . .sağ el. . .“,...
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
Ben kediye dönüşen kadınım. Beni tuhaf bulduklarını biliyorum. Haklılar da: Cidden tuhafım. Ama bir gün, insandan çok kedi olacağım ve tuhaflığımın da şöyle açıklanacak: bir zamanlar insan olup sonradan kediye dönüşmüş, o yüzden. O zaman bir kedi olmayı amaçladığım anlaşılacak. Aslında hiçbir zaman gerçekten insan olmadığım, sadece bir kedi olduğum anlaşılacak. Sıradan bir kedi olduğum...
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Senagal, Dakar’dan üç mil uzaklıktaki Goree Adası’na 20 dakika süren küçük yolcu feribotu ile gidilir. 0.181 km yüzölçümü olan Goree Adası, transatlantik köle ticaretinin merkeziydi. Bu ada 15. ve 19. yüzyıllar süresince Portekizliler, Hollandalılar, İngilizler ve Fransızlar tarafından yönetilmiştir. Adada yer alan ve “Geri dönüşü olmayan kapı” ile bilinen Köle Evi’nden, Amerika’nın Keşfinden sonra o...
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Her Şey Normalmiş Gibi, Türkiye’de son yıllarda yazılmış en önemli şehir romanlarından biri olarak okunmalı. Çünkü bu roman yalnız İstanbul’u anlatmıyor; İstanbul’un insan ruhunda açtığı yarayı anlatıyor. Şehrin İçinde Kaybolan İnsan Fethi Naci, romanın yalnızca hikâye anlatmadığını, aynı zamanda yaşadığı toplumun ruh haritasını çıkardığını söyler. Bu yüzden büyük romanlar yalnız karakterlerini değil, şehirlerini de anlatırlar....
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Alacakaranlıkta Yine kurşun dökmekte göz yaşlarının kazanında, sana bir kadeh için –kutlamaktır önemli olan yitirilmişi- bana da isli cam kırıklarım için –ateşe saçılmakta. Ve sana kadeh kaldırıyorum gölgeleri çınlatarak. Ingeborg Bachmann Çeviri: Ahmet Cemal Avusturyalı yazar İngeborg Bachmann 26 Haziran 1926’da doğmuş. Bundan tam 100 yıl önce. En ünlü yapıtı “Malina” adlı romanı 1985 yılında...









