Aysun Öner 2025 yılında Phoenix Yayınevi’nden basılan “Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği” adlı kitabı 5 Haziran 2026 saat 19:00’da 29. Uçan Süpürge Uluslarası Kadın Filmleri Festivali’nde. Moderatörlüğünü Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mutlu Binark’ın üstleneceği “Türkiye’de Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Kadın...
Son Yazılar:
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Kategori: Manşet
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Cumartesi anneleri ve ‘faili meçhuller’ bu ülkedeki hem en ‘görünen’ hem de en görmezden gelinen meselelerden biridir herhalde. Cumartesi anneleri otuz küsur yıldır (tam olarak 27 Mayıs 1995’ten bu yana) Türkiye’nin en ‘görünen’ yerlerinden birinde, Galatasaray Meydanı’nda eylem yapıyorlar, malumunuz. Büyük ölçüde ‘sessiz’ bir eylem bu: ellerinde kaybettikleri yakınlarının, çoğunlukla da çocuklarının fotoğrafları, bir hafıza...
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Arkeolojik kazılar, yalnızca toprağın altından çıkarılan nesnelerin envantere kazandırıldığı teknik faaliyetler değildir; geçmiş toplumların üretim ilişkilerini, inanç sistemlerini, beslenme alışkanlıklarını, mekân örgütlenmesini ve gündelik hayat pratiklerini yeniden kurmaya imkân veren çok katmanlı bilgi alanlarıdır. Bu nedenle bir seramik parçası, mezar hediyesi, yazıt ya da mimari kalıntı, tek başına estetik bir obje olarak değil, ait olduğu...
Genç Hitler‘in Viyana yılları
Mariahilfer Caddesi Viyana’nın sadece yayalara açık güzel caddelerinden biri. Uzun yıllar otomobilden geçilmezdi. Bugün ise rahat rahat yürüyebiliyorsunuz, Işık saçan şık vitrinlere bakıyorsunuz, ayaküstü bir kahve içiyorsunuz. Metroyla Stephan Alanı sadece 10 dakika! * * * Genç Adolf, Viyana’nın bu semtine adım attığında 16 yaşındaydı. Doğup büyüdüğü küçük kent Linz‘in sıkıcı havasından kurtulmak, başka şeyler...
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Uçurumdaki Kadın her şeye karşın son tahlilde keskin yargılarla değerlendirmekte zorlandığım bir film. Egeliler’in röntgenci hazlara hitap eder tarzda çıplak pozlarının perdeye gelişi ile filmin lafzi düzeyde eleştirdiği “sömürüye” doğrudan yer verişindeki riyakarlık yadsınamaz. Geçtiğimiz haftalardaki bir yazımda, bir filmin ait olduğu türe veya ekole veya geleneğe dair farkındalık içermesi, bu farkındalığı bariz biçimde yansıtması...
Barnett Newman’ın Devrimi
New York Okulu’nu oluşturan devrimciler arasında en az bilinenlerden biriydi Barnett Newman. Onun için amaç, önünüzde olan şeylerin ötesine geçmek, yüce olanı yakalamaktı. En yaşlı üyesi Hollandalı ressam Willem de Kooning önderliğinde New York Okulu olarak bilinen Soyut Ekspresyonistler arasında Franz Kline, Clyfford Still, Mark Rothko, Hans Hofmann, Robert Motherwell, Jackson Pollock ve Barnett Newman...
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Cinsellik temalı tenis draması Challengers’ın hemen ardından Luca Guadagnino, Eylül ayında Venedik Film Festivali’nde yeni filmi Queer’i tanıttı. Daniel Craig’in başrolünde yer aldığı film, yazarın 1940’lı yıllarda Mexico City’deki eşcinsel deneyimini anlatan William S. Burroughs’un otobiyografik romanının uyarlamasıdır. Burroughs’un güvenilmez anlatıcıları ve “kes-yapıştır” metinleriyle deneysel yazıları, film, edebiyat ve müzik üzerinde büyük bir etkiye sahip...
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Elimizdeki bu zarif Osmanlı dönemi bayram kartı, yalnızca geçmişten kalmış estetik bir obje değildir; aynı zamanda bir toplumun gündelik hayat anlayışını, bayrama yüklediği anlamı ve görsel kültürünü taşıyan küçük bir tarih belgesidir. Açan bahar dalları üzerine konmuş iki kuş, ortada yer alan hilâl ve yıldız motifi ve Osmanlıca bayram tebriği… Bütün bu unsurlar bir araya...
Göğün Altında (Şiir)
Engin Turgut’a Burada tıklım tıklım karanlık Kevgir kevgir uykular Ne köyü kalmış ne kurdu Hele sabahları mı? Hiç sorma Sentetik gülümseme asıyorlar işçilerin yüzlerine Göğü betonla dövüyorlar şair abim Güvercinleri saksılarda büyütüyorlar Yazgıysa yazgı yetti be Parmak uçlarımız kanadı anlamaktan Söylemedi deme şair abim İsterlerse betona vursunlar şiirleri Betonun manasını kırmızıyla bozacağım Bak...
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
Artaud, “şiddetli fiziksel imgelerin, yüksek güçlerin kasırgasıyla ele geçirilen izleyicinin duyarlılığını ezdiği ve hipnotize ettiği” bir Vahşet Tiyatrosu önerdi. Küresel seyahatlerin yaygınlaşmasından önce, birçok insan Endonezya müziği ve dansıyla ilk kez bir dünya fuarında veya sömürge sergisinde karşılaşmıştır. Bu kişilerden biri de, 1931’de Paris Uluslararası Sömürge Sergisi’nde Balili gamelan müziğinin bir gösterisine katılan oyuncu, oyun yazarı,...









