İnsan zihninin en merak uyandıran yönlerinden biri yalnızca düşünmesi değil; bunun ötesinde, kendi düşünme süreçlerinin farkına varabilmesi, izlemesi ve gerektiğinde yeniden biçimlendirebilmesidir. Bu ikinci mertebe bilişsel farkındalık yani psikoloji ve öğrenme bilimlerinde “üstbiliş” ya da metacognition olarak adlandırılır. İnsanı sıradan bir algılayıcıdan öznel denetim sahibi bir bilişsel aktöre dönüştüren kritik bir zihinsel kapasitedir. Jean Flavell’in...
Son Yazılar:
Doğum Sancısı (Şiir)
ARMAGEDDON: SONLA BAŞLANGICIN BULUŞMA NOKTASINDAKİ YIKIM
AŞK: KALPTEN BEYNE, PAZARDAN SANATA
Stela Vasileva’nın Construction Time Sergisi
boş ayna (şiir)
intro. outro. (şiir)
SEVİLEN KADIN, GÖRÜNMEYEN HAYAT: ADİLE NAŞİT’İ YENİDEN OKUMAK!
Sergi: “Kırmızı bir Kuştur Soluğun — Takvim İptal”
Türkiye’de Güzel Sanat Eseri Sahipleri ve GESAM
Koray Feyiz ile Günümüz Şiiri ve Sorunları Üzerine Bir Söyleşi
Sakal
JOHN BERGER’İN GÖZÜNDEN: ŞİİRDE SESSİZ İMGELER
Hasan Sarıtaş Gallery’den Mümin Candaş-Sessiz Döngü sergisi
ELEKTRONİK MÜZİĞİN NERESİNDEN?
Düşünme Üzerine Düşünme – Metacognition Mercek Altında
Nuremberg: Hesaplaşmanın Sıradanlığı
Suskunluk (Öykü)
Hannah Arendt ve Avrupalı-olmayan Halklar Üzerine Trabzansız Düşünmek
Fizikte Yeni Ufukların Peşindeki Dahi: Sabrina Gonzalez Pasterski
Yazar: Nilüfer Şen Çakar
Fizikte Yeni Ufukların Peşindeki Dahi: Sabrina Gonzalez Pasterski
Bilim tarihi, zaman zaman sınırları zorlayan hatta onların ötesine geçen isimlerin portreleriyle zenginleşir. Tıpkı Albert Einstein’ın görelilik devrimi ve Emmy Noether’in matematiksel simetrilerde yarattığı kırılma gibi…1990’ların sonunda doğmuş bir fizikçi olan Sabrina Gonzalez Pasterski’nin hikâyesi de, geleneksel bilimsel akademi çizgisini takip etmektense merakın ve disiplinin bir araya geldiği sıra dışı bir yolculuğun ifadesi olarak karşımıza...
Zeigarnik Etkisi – Zihnin Tamamlanmamış Olana Çekilmesi Üzerine
Tamamlanmamış olanın insan zihninde bir karşılığı vardır. Yarım bırakılmış işler, son verilmemiş hikayeler ve kısmen tanımlanan kimlikler, dikkati ve belleği meşgul eder. Zeigarnik Etkisi olarak bilinen bu olgu yarım kalmış işlerin neden zihni meşgul etmeye devam ettiğine ve stratejik ölçülülüğün profesyonel, sosyal ve kültürel bağlamlarda merak ve etkileşimi neden artırdığına bir cevap olabilir. Zeigarnik Etkisi,...
Zamanının Ötesinde Doğaçlama ve Deneysel Tarzıyla Karşınızda: Rebel Moves
Rebel Moves Türkiye’de 2000 yılında kurulmuş temel karakteri jam session kayıtlarından beslenen bir proje grubudur. Reggae, caz, elektronik, funk, etnik müzik ve hiphop etkileri taşıyan doğaçlama ve deneysel müzik yapar. Şarkılarını İngilizce, Fransızca, Türkçe ve grubun müziğe göre uydurduğu Rebelce denilen kelimelerden oluşan özel dilinde söyler. Grubun tarihsel kadrosu bas gitarda Cem Özkan, vokalde Erol...
Entel, Entelektüel, Entelijansiya
Türkçe’de entel sözcüğü, entelektüel kelimesinin kısaltılmış ve gündelik dile indirgenmiş biçimi olarak kullanılmaktadır. Türk Dil Kurumu sözlüğünde entel, entelektüel sözcüğünün halk arasında kullanılan biçimi olarak tanımlanır. Sıfat olarak entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse), isim olarak ise sahte aydın anlamlarına gelir. Tanımda kelimenin ironik ve/veya küçümseyici çağrışımına dair doğrudan bir...
Retorik İfade Özgürlüğünü Baltalayabilir mi?
İfade özgürlüğü, çoğu zaman yalnızca sözün serbestliği olarak düşünülür. Oysa asıl mesele, kimin konuşabildiği değil kimin duyulduğu, kime alan açıldığıdır. Günümüzde retorik, düşüncenin taşıyıcısı olmaktan çıkarak onun yerine geçtiğinde, ifade özgürlüğü biçimsel olarak varlığını korusa da içerik bakımından daralır. Çünkü bu durumda konuşma hakkı, fiilen belirli bir iletişim tarzının tekelinde toplanır. Retorik tam da burada...
Etiketleme Çağında Kavramsallaştırma Kültürü
Son yıllarda gündelik hayatımıza neredeyse her gün yeni bir terim giriyor. Gaslighting, love bombing, ghosting, breadcrumbing, situationship, fail-watching… Bir zamanlar yalnızca psikoloji literatüründe ya da sosyolojide rastlayabileceğimiz kavramlar artık Instagram hikâyelerinde, X yorumlarında ve gündelik sohbetlerin tam ortasında. Sanki insan davranışlarının çok eski ve tanıdık tarafları, şimdi yeniden adlandırılmak üzere tek tek raflardan indiriliyor. Bu...
Yaratıcılığın Kıyısında Dengeyi Aramak
Yaratıcılığın kaynağını biyolojik bir süreç mi, kültürel bir birikim mi, yoksa duygudurumun iniş çıkışları mı besler? Bu soru, özellikle yaratıcı zihin mitinin hâlâ güçlü olduğu sanat çevrelerinde önemini koruyor. İşte Prof. Dr. Sibel Çakır’ın 2025 yılında Doğan Kitap tarafından yayımlanan ikinci baskı Dalgalandım da Duruldum adlı kapsamlı çalışması, tam da bu sorularla kesişen bir noktada....
Bildiğimiz Akademinin Sonu mu?
Küresel pandeminin ardından dünya, sadece sağlık sistemlerini değil, bilgi üretim ve paylaşım biçimlerini de yeniden düşünmek zorunda kaldı. COVID-19 pandemisi, yükseköğretim kurumlarını ve akademik üretim süreçlerini kökten dönüştüren bir kırılma noktası oldu. Dijitalleşme, çevrim içi eğitim, seminer ve webinar formatlarının yaygınlaşması; akademiyi fiziksel mekânın sınırlarından kurtardı fakat aynı zamanda onu yeni bir yüzeysellik riskiyle de...
Arka Plan Estetiği ve Müziğin Kaybolan Merkeziliği
Müzik artık bir duygunun değil, bir imajın parçası. Estetik bir tamamlayıcı, bir ambalaj unsuru. Oysa bir sanat eserinin işlevi, görüntüyü süslemek değil, onu anlamlandırmaktır. Sinemada müzik, yalnızca bir eşlikçi değildir; anlatının duygusal omurgasını kurar. Görüntünün ta kendisi kadar belirleyici olabilir. Sinema tarihine bakıldığında, müzikle sahnenin birleştiği o unutulmaz anlar –örneğin Star Wars’un görkemli yürüyüşü, Gladiator’ün...









