Audrey Hepburn’ün Breakfast at Tiffany’s filmindeki yağmur altında kaybolan “Cat” (Holly Golightly’nin kediyi böyle çağırması) etrafında kurulan o sahne ve “no one belongs to anyone” fikri genelde yanlış bir yere çekiliyor. Sanki bir kadın bir erkeği reddediyor, onu “acımasız” bırakıyor ve seyirci de otomatik olarak “aşık yazar haklıydı” pozisyonuna itiliyor gibi okunuyor. Bence burada çok...
Son Yazılar:
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Demir Kardaş’ın “Yüzeyin Hafızası” Sergisi Galerida’da Sanatseverlerle Buluşuyor
Rus Edebiyatında “Yüksek Yaratı”ya avantgarde çelmesi
MİMAR GÖZÜYLE DUYGUSAL KENTLER ve “BİR BURUK İSTANBUL”
ACININ VATANI, YİTİK BİR HAFIZA: ‘’İLERLEME‘’ (İZMİR DEVLET TİYATROSU)
Futbol ve Filistin: Pep Guardiola Vakası
Christopher Nolan’ın yeni filmi The Odyssey sinemalarda
“GÖĞE TIRMANAN SU”: YÜCEL KAYIRAN’IN NİSAN TEZLERİ’NDE TİN, YAZGI VE DİRENÇ
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
Yazar: Beyza Dut
Karanlığın İçindeki Oyun: Tim Burton Dünyasında Masumiyet, Yanılsama ve Karşıtlıklar
Tim Burton’ın neredeyse tüm filmlerini izledim; bazılarını defalarca. Wednesday dizisini henüz tamamlamadım ama evrenine aşinayım. Yine de Tim Burton’la yalnızca bu diziyle tanışan yeni kuşak için hafif bir eksiklik hissi duymamak zor. Çünkü Burton’ın sineması tek bir gotik estetikten, karanlık bir görsel dilden ya da tuhaf karakterlerden ibaret değildir. Aksine, yıllar içinde genişleyen, kendi içinde...
“Estetik” Bir Yıl Sonu Yazısı
Estetik Deneyimin Temeli: Doğadan Sanata, Bedenden Tine Hegel estetiğinde, doğa ile sanat arasındaki farkı göstermek için verdiği en çarpıcı örneklerden biri güneştir. Doğa ürünleri, doğal gerekliliklerin bir sonucudur; varlıkları zorunludur, kendi seçimleri yoktur. Sanat ise, tinin özgürlüğünü ve bilinçli yaratımı taşıyan nesnedir. Bu ayırımı şöyle açıklar: “Örneğin, içeriği bakımından ele alındığında, güneş kuşkusuz evrende mutlak...


