Tim Burton’ın neredeyse tüm filmlerini izledim; bazılarını defalarca. Wednesday dizisini henüz tamamlamadım ama evrenine aşinayım. Yine de Tim Burton’la yalnızca bu diziyle tanışan yeni kuşak için hafif bir eksiklik hissi duymamak zor. Çünkü Burton’ın sineması tek bir gotik estetikten, karanlık bir görsel dilden ya da tuhaf karakterlerden ibaret değildir. Aksine, yıllar içinde genişleyen, kendi içinde...
Son Yazılar:
JOHN BERGER’İN GÖZÜNDEN: ŞİİRDE SESSİZ İMGELER
Hasan Sarıtaş Gallery’den Mümin Candaş-Sessiz Döngü sergisi
ELEKTRONİK MÜZİĞİN NERESİNDEN?
Düşünme Üzerine Düşünme – Metacognition Mercek Altında
Nuremberg: Hesaplaşmanın Sıradanlığı
Suskunluk (Öykü)
Hannah Arendt ve Avrupalı-olmayan Halklar Üzerine Trabzansız Düşünmek
Fizikte Yeni Ufukların Peşindeki Dahi: Sabrina Gonzalez Pasterski
Mehmet Aksoy’dan Şamanlar ve Mitler Sergisi
Eskiiz’de Resim Sergisi: Ayvalık ve İzmir-“Aynı Kıyıda”
ALİ AVNİ ÇELEBİ MÜNİH HANS HOFMANN GÜZEL SANATLAR OKULU DÖNEMLERİ
BEYOĞLU’NDA BAHAR: BEDRİ RAHMİ SERGİSİ
Sanatla Bir Kesişim Alanı; Secant Space
Tozan Alkan seçiciliğinde #eklitera Ocak Şiirleri
Sır (Şiir)
AKLIN SUSTURULDUĞU SANAT: SÜRREALİZM
Anna Laudel İstanbul’da PPSD WEEKS İlk Edisyon
Güneş (Şiir)
ATLARIN GÜRÜLTÜSÜ (ŞİİR)
Ana Sayfa
Beyza Dut
Yazar: Beyza Dut
“Estetik” Bir Yıl Sonu Yazısı
Estetik Deneyimin Temeli: Doğadan Sanata, Bedenden Tine Hegel estetiğinde, doğa ile sanat arasındaki farkı göstermek için verdiği en çarpıcı örneklerden biri güneştir. Doğa ürünleri, doğal gerekliliklerin bir sonucudur; varlıkları zorunludur, kendi seçimleri yoktur. Sanat ise, tinin özgürlüğünü ve bilinçli yaratımı taşıyan nesnedir. Bu ayırımı şöyle açıklar: “Örneğin, içeriği bakımından ele alındığında, güneş kuşkusuz evrende mutlak...

