Çağan Irmak’ın 2025 tarihli filmi Adile, Türk sinemasının unutulmaz yüzü Adile Naşit’in yaşam öyküsünü, sahnedeki sıcak gülümsemenin ötesine taşıyan, duygusal bir panorama olarak beyazperdeye taşımayı amaçlıyor. Film, sadece bir biyografik anlatı değil; bir dönemin sinema ve tiyatro kültürüne, kadın olmanın zorluklarına ve görünmeyen emeklere ışık tutan metaforik bir keşif niteliği de taşıyor. Bu uzun ve...
Son Yazılar:
Doğum Sancısı (Şiir)
ARMAGEDDON: SONLA BAŞLANGICIN BULUŞMA NOKTASINDAKİ YIKIM
AŞK: KALPTEN BEYNE, PAZARDAN SANATA
Stela Vasileva’nın Construction Time Sergisi
boş ayna (şiir)
intro. outro. (şiir)
SEVİLEN KADIN, GÖRÜNMEYEN HAYAT: ADİLE NAŞİT’İ YENİDEN OKUMAK!
Sergi: “Kırmızı bir Kuştur Soluğun — Takvim İptal”
Türkiye’de Güzel Sanat Eseri Sahipleri ve GESAM
Koray Feyiz ile Günümüz Şiiri ve Sorunları Üzerine Bir Söyleşi
Sakal
JOHN BERGER’İN GÖZÜNDEN: ŞİİRDE SESSİZ İMGELER
Hasan Sarıtaş Gallery’den Mümin Candaş-Sessiz Döngü sergisi
ELEKTRONİK MÜZİĞİN NERESİNDEN?
Düşünme Üzerine Düşünme – Metacognition Mercek Altında
Nuremberg: Hesaplaşmanın Sıradanlığı
Suskunluk (Öykü)
Hannah Arendt ve Avrupalı-olmayan Halklar Üzerine Trabzansız Düşünmek
Fizikte Yeni Ufukların Peşindeki Dahi: Sabrina Gonzalez Pasterski
Yazar: Koray Feyiz
JOHN BERGER’İN GÖZÜNDEN: ŞİİRDE SESSİZ İMGELER
Şiirde İmgeler Nasıl Düşünmez? John Berger, bir imgeyi gördüğümüzde onun “kendi başına” hiçbir şey düşünmediğini söylerdi. İmge, kendi sessizliğinde durur; onun adına düşünen, anlamı kuran, bağlamı yerleştiren biziz. Berger’e göre imge, ancak gördüğümüzle bildiğimiz arasındaki boşlukta hareket eder. Bu boşluk, hem bizi ona yaklaştırır hem de ondan uzak tutar. Peki bu “imge” dediğimiz şey, şiire...
ORHAN TAYLAN RESMİNDE BEDEN, BAKIŞ VE YABANCILAŞMA
(Feminist, Psikanalitik ve Marksist Bir Okuma) GİRİŞ: FİGÜRASYONUN DÜŞÜNSEL YÜKÜ Orhan Taylan’ın figüratif resimleri, Türkiye modern resminde yalnızca estetik bir temsil alanı olarak değil; toplumsal, ideolojik ve psikolojik gerilimlerin yoğunlaştığı eleştirel bir düşünce mekânı olarak okunmalıdır. Taylan’ın resminde figür, hiçbir zaman salt biçimsel bir problem değildir; beden, daima tarihsel, politik ve öznel bir yük taşır....
SALÂH BİRSEL: NESNELERİN İKTİDARINI SÖZEL İRONİYLE PARÇALIYOR
Bu makale, bir simgesel şair olan Salâh Birsel’in şiirlerinde sözlü, durumsal ve dramatik ironiyi ele alıyor. Analiz edilen metinler, 1950’li yıllardan gelmektedir. Birsel, şiirlerinde ironiyi ve yergiyi ustaca kullanırken kimi şiirlerinde espri, yergi ve ironi dozunu alabildiğine yükselterek dilde ve içerikte deneysellik ve mizahı yer yer anlamsızlığa ulaştırır. Böylece toplumcu-gerçekçi şiire yakın durmakla birlikte şiirde...
KENTSEL SİYASETTE TOPRAĞIN MERKEZİ ROLÜ VE YENİ GETİRİM TEORİSİ
Arazi getirimi ile ilgili makalemin giriş bölümünde, klasik politik ekonomiyi, Marks’ın politik ekonomisini, sıra dışı dönüşü ve kentsel ekonominin müteakip temellerini kapsayan toprak getirim teorisinin tarihini ve coğrafyanın getirim teorisi etrafındaki Marksist fikir birliğini ortaya koyuyorum. Daha sonra, bu uzlaşmanın yıkılmasından bu yana gelişen bazı çağdaş literatür kollarını, yani sermaye değişimine odaklanan politik ekonomi yaklaşımlarını, çeşitli...
MEDYATİK BİR ELEŞTİRİ ÜSLUBU OLARAK SINIFLAMA: 2000’LER SONRASI ŞİİR
Türkiye’deki şiir eğilimlerini sınıflamaya, bu eğilimleri temsil eden bazı örnekleri (şairleri) saptamaya ve eğilimler arası ilişkileri anlamaya çalışan bu çalışma, özellikle sonuç ürünü gözetildiğinde spekülatif ve provokatif olmaya açıktır. Tartışmaların somutluk kazandığı şiir dosyası, şiir eleştirisinin giderek medya imajlarına teslim olduğu günümüz ortamı içinde şiir medyası-üstü bir çerçeve olarak görülmek yerine almaşık tartışmalara zemin hazırlayan...
SOL-HEGELCİ PERSPEKTİF ODAĞINDA METAFORUN GÜNÜMÜZ TÜRK ŞİİRİNE ETKİLERİ
Daha önce de belirttiğim gibi, ‘metafor’ terimi; eğretileme ve/ya mecaz anlamına gelir. Bu, şiir ve imge tarafından paylaşılan bir ‘endişe’dir. O zaman metafor oluşturma kalitesini artırabilecek olan şiir ve şiir kompozisyonundan elde edilen anlayış ve bilgiler nelerdir? Kısmen bu keşif, şiirin dil ile gerçekleştirmeyi amaçladığı şeyin tanınmasını içerir, çünkü metaforlar dil aracılığıyla dile getirilmelidir. Bu...
EDİP CANSEVER’DE KENT KAVRAMI
Oscar Wilde, satırlarını çizmek için kaleminizi tetikte tutmanız gereken kitabı “Dorian Gray’in Portresi”nde “Güzel şeylerde güzel anlamlar bulanlar kültür ve zevkleri gelişmiş kişilerdir. Onlar için umut vardır” der. Edip Cansever’in “Su Altında Kanat Çırpan Üveyik” şiiri tam da bu söze denk düşer. “Bir çift Van sesi / Van’ın doğurgan sesi / Bin çift nar düşürülmüş...
2000’li YILLAR ŞAİRİNİ ANLAMAK GİZDEŞ YAŞANTIYI ANLAMAKTAN GEÇER
Allen Ginsberg, üç çeşit ‘dil’ olduğunu söyler. Şaire göre eleştirmenin ‘dil’i, her zaman okurun ‘dil’ini yönlendirir ve dışlar. Bu, aynı zamanda kendisini bir sanatçı olarak gören şairin yapıtına müdahaleyi kabullenemeyişidir ki, şairin kendisini sanatçı olarak görüşü de ideolojisinin bir sonucudur. Şairin habitusunu dolayısıyla ethosu etkileyen faktör, şairin dünya şairliği ile olan ilişkisidir. Habitus ile ethos...
LİRİK-TOPLUMCU GELENEK BAĞLAMINDA AHMET ERHAN ŞİİRİ
Lirik-toplumcu gelenek, “giz ve dil arasındaki ilişki nedir?” sorusunu reddetmez ama bu soruyu daha geniş bir bağlam içinde ele alıp “dil-öznel davranış nasıl bir davranıştır?” biçiminde sorar. Şairin yönelimlerinin ve kurallarla yönetilen amaçlı davranışının ‘dil’i ‘giz’e nasıl bağladığını açıklayarak bu soruyu yanıtlamaya çalışır. Böylece temel sorulardan birisi olan (belki de dil felsefesinin temel sorusu olan)...









