Her Şey Normalmiş Gibi, Türkiye’de son yıllarda yazılmış en önemli şehir romanlarından biri olarak okunmalı. Çünkü bu roman yalnız İstanbul’u anlatmıyor; İstanbul’un insan ruhunda açtığı yarayı anlatıyor. Şehrin İçinde Kaybolan İnsan Fethi Naci, romanın yalnızca hikâye anlatmadığını, aynı zamanda yaşadığı toplumun ruh haritasını çıkardığını söyler. Bu yüzden büyük romanlar yalnız karakterlerini değil, şehirlerini de anlatırlar....
Son Yazılar:
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Apartman Yöneticisi (Şiir)
VİŞNEÇÜRÜĞÜ DÜNYA (ŞİİR)
Molto Simpatica (Şiir)
BİR BEYAZLIK (ŞİİR)
Yazar: Koray Feyiz
İç Savaşın Estetiği, Barışın Ütopyası: Yücel Kayıran Şiirine Dair Beş Tez
Yücel Kayıran’ın şiiri, yalnızca bireysel bir poetik serüvenin değil, aynı zamanda çağımızın en köklü varoluşsal sorularına verilen cevabın şiirsel biçimidir. Onun 2022’de yayımlanan Stasis kitabı ve 2 Mart 2023’te Mesut Varlık’la K24kritik.org’da yaptığı söyleşinin ilk bölümü, bu şiirin içsel mantığını görünür kılar. Bu metinlerde açılan tartışmalar -“stasis” kavramının anlam katmanları, iç savaşın çoklu düzlemleri, felsefi şiirin düşünceyle...
HAYDAR ÜNAL’DA TARİH, BELLEK VE DİRENİŞİN POETİKASI
Haydar Ünal’ın 2025 tarihli son kitabı Yürüyen Zaman, çağdaş Türkçe şiirde toplumsalcı-gerçekçi damarın hem devamı hem de kırılması olarak okunabilecek bir metinler bütünüdür. 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı’ndan sağ kurtulan bir şair olarak Ünal’ın şiiri, yalnızca tanıklığın değil, travmanın ontolojik yankısını da taşır. Bu nedenle kitap, klasik toplumsalcı-gerçekçi söylemin düz bildirici dilinden uzaklaşarak metafizik, felsefi...
HÜSEYİN YURTTAŞ: SUSKUNLUĞUN ONTOLOJİSİ-SAF ŞİİR VE VAROLUŞÇU İMGE
70 kuşağı toplumcu gerçekçi şiiri, Türkiye’de yalnızca siyasal bir duyarlığın değil, aynı zamanda etik ve estetik bir arayışın da şiirsel alanı olmuştur. Bu kuşağın önemli temsilcilerinden Hüseyin Yurttaş, uzun yıllara yayılan şiir serüveninde toplumsal tanıklığı bireysel iç dünya ile buluşturan bir dil kurmayı başarmış şairlerden biridir. Mart 2025’te Tekin Yayınevi etiketiyle yayımlanan Susuyor Şimdi Zaman,...
YABANCILIĞIN ETİĞİ: ERTAN MISIRLI’NIN ŞİİRİNDE DEĞİŞİM, İNSAN VE TOPLUM
Giriş: Yabancıya Dönüşen Şiir ve Değişim Meselesi “Son yıllarda şiirimizde insan olmadığı gibi toplum da yok ne yazık ki…” diyen Ertan Mısırlı, yalnızca bir eleştiri getirmez; aynı zamanda çağdaş Türkçe şiirin varoluş koşullarını sorgular. Ben Sizin Yabancınızım, bu sorgunun hem poetik hem etik düzlemde yürütüldüğü bir metin olarak okunmalıdır. Turgut Uyar Şiir Yarışması’nda Birincilik Ödülü’ne...
Şiir Yerli ve Millî Olmaz: Murat Belge Söyleşisine Dair Bir Çözümleme
Giriş: Eleştirmenin Yalnızlığı Bir eleştirmenin edebiyat içindeki yeri her zaman biraz mahcup, biraz da şüphelidir. Hele ki Murat Belge gibi farklı alanlarda kalem oynatmış, tarihçi, akademisyen, çevirmen, köşe yazarı kimliklerini birlikte taşımış birinin şiir üzerine söylediklerini dinlemek, ister istemez bir “yan uğraş” duygusu uyandırır. Çünkü Belge’nin gözünde roman daha geniş bir alandır, toplumsal panorama...
SEVİLEN KADIN, GÖRÜNMEYEN HAYAT: ADİLE NAŞİT’İ YENİDEN OKUMAK!
Çağan Irmak’ın 2025 tarihli filmi Adile, Türk sinemasının unutulmaz yüzü Adile Naşit’in yaşam öyküsünü, sahnedeki sıcak gülümsemenin ötesine taşıyan, duygusal bir panorama olarak beyazperdeye taşımayı amaçlıyor. Film, sadece bir biyografik anlatı değil; bir dönemin sinema ve tiyatro kültürüne, kadın olmanın zorluklarına ve görünmeyen emeklere ışık tutan metaforik bir keşif niteliği de taşıyor. Bu uzun ve...
JOHN BERGER’İN GÖZÜNDEN: ŞİİRDE SESSİZ İMGELER
Şiirde İmgeler Nasıl Düşünmez? John Berger, bir imgeyi gördüğümüzde onun “kendi başına” hiçbir şey düşünmediğini söylerdi. İmge, kendi sessizliğinde durur; onun adına düşünen, anlamı kuran, bağlamı yerleştiren biziz. Berger’e göre imge, ancak gördüğümüzle bildiğimiz arasındaki boşlukta hareket eder. Bu boşluk, hem bizi ona yaklaştırır hem de ondan uzak tutar. Peki bu “imge” dediğimiz şey, şiire...
ORHAN TAYLAN RESMİNDE BEDEN, BAKIŞ VE YABANCILAŞMA
(Feminist, Psikanalitik ve Marksist Bir Okuma) GİRİŞ: FİGÜRASYONUN DÜŞÜNSEL YÜKÜ Orhan Taylan’ın figüratif resimleri, Türkiye modern resminde yalnızca estetik bir temsil alanı olarak değil; toplumsal, ideolojik ve psikolojik gerilimlerin yoğunlaştığı eleştirel bir düşünce mekânı olarak okunmalıdır. Taylan’ın resminde figür, hiçbir zaman salt biçimsel bir problem değildir; beden, daima tarihsel, politik ve öznel bir yük taşır....
SALÂH BİRSEL: NESNELERİN İKTİDARINI SÖZEL İRONİYLE PARÇALIYOR
Bu makale, bir simgesel şair olan Salâh Birsel’in şiirlerinde sözlü, durumsal ve dramatik ironiyi ele alıyor. Analiz edilen metinler, 1950’li yıllardan gelmektedir. Birsel, şiirlerinde ironiyi ve yergiyi ustaca kullanırken kimi şiirlerinde espri, yergi ve ironi dozunu alabildiğine yükselterek dilde ve içerikte deneysellik ve mizahı yer yer anlamsızlığa ulaştırır. Böylece toplumcu-gerçekçi şiire yakın durmakla birlikte şiirde...









