-asırlardır itaat etmeyenleri- tanrıçalar ele geçirilemez asla el lat uzza manat yeryüzünde dolaşıyor baal’ın kızları pidai arsal tallai zenobiya direniyor hala palmira’da istanbul’da kürdistan’da susmayacağız itaat etmeyeceğiz diyor o ahir ses çınlıyor yırtıyor sağır eril kulakları nesibe bint-i ka’b’ın haykırışları 07/08/2020 Brüksel
Son Yazılar:
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Kategori: Manşet
TAKVİM YAPRAKLARI (ŞİİR)
Sen takvim yaprakları arasında dolaşmayı seversin her biten günün üstünü çizersin günler eksildikçe yapraklar dolar çizilmiş sayfaları düzgünce katlar bana verirsin ben arkalarına şiirlerimi yazarım Senin burnun, gözlerin güzeldir kolayca kızman hoşuma gider her yılbaşı geldiğinde masamızda hiç sönmeden iki mum yanar mumların ışığında şarabımızı yudumlarız takvim yaprakları biter Ertesi sabah yeni bir...
ATATÜRKİYE (ŞİİR)
Şol dünyayı yoldaş ettiniz mi? Aybalam, sakız, taşçatlatan çiçeği gıdım gıdım, düşe kalka, zor zar SütBeyaz bir ışık yeşerirdi gülümseyince yangın mavisi gözlerinin içinde Dur, gitme! oysam kal biraz işbu zamanın ruhu zaar Dallara şafağın kormızımsı konmuş yağmurun salkımı dizilmiş kirpiklerime yeryüzüne rüyamız çizilmişimiş meğer süzülüp yanaklarımdan sevi hançer! işler canevime Bir teselli...
Varoluşun “Ham” Gerçekliğinde Beden: Nesli Türk’ün “RAW-HAM” Sergisi Üzerine
Sanatçının fırça kullanımındaki agresif enerji, bedenin yalnızca görülen değil hissedilen bir yüzey olmasını sağlıyor. Boya burada temsil aracı olmaktan çok, adeta etin kendisine dönüşüyor. Nesli Türk’ün “RAW-HAM” sergisi, izleyiciyi konforlu izleme alışkanlığından koparan varoluşun “ham” gerçekliğine davet eden bir düşünme alanı açıyor. Sanatçı, uygarlığın insan doğasıyla arasına koyduğu sınırı ortadan kaldıran idealize edilmiş estetik beden...
İSLAMİ MOTİFLİ KORKU FİLMLERİ: ALPER MESTÇİ VE DİŞE DOKUNUR BİR KORKU FİLMİ OLARAK SİCCİN 9
Siccin 9’un meziyeti yalnızca konusunda ve bu konunun senaryolaştırılmasında değil, görselleştirilmesinde de kendini gösteriyor. Yeşilçam döneminde çekilen yerli korku filmlerinin sayısı yaklaşık olarak bir elin parmakları kadardı. 2004’ten bu yana ise yerli sinemada bir korku filmleri patlaması yaşanıyor. Öyle ki artık bir ‘Türk korku sinemasından’ sözetmek mümkün. Korku filmleri günümüzde güldürü filmleri ve romantik filmlerden...
KEMAL URGENÇ KİŞİSEL RESİM SERGİSİ: ‘’ESKİ HAYAT – YENİ HAYAT‘’
15 Mayıs- 5 Haziran 2026 Açılış saati : 18.00-20.00 Ressam Kemal Urgenç’in yeni kişisel resim sergisi, 15 Mayıs – 5 Haziran 2026 tarihleri arasında Kent Sanat Galeri’de izleyiciyle buluşacak. Sergide hayat- zaman- mekan ilişkisi içinde gelişen çağın teknolojik- bilişim değişim çerçevesinde, sosyal boyutlarını da ele alan bir yaklaşım sunmaktadır. Renk, ışık ve yüzeyin takibinde kültürlerin...
OSMANLI ŞEHİR HAYATINDA RAKI ve MEYHANE KÜLTÜRÜ
Osmanlı yeme-içme kültürü çoğu zaman saray mutfağı ve ihtişamlı sofralar üzerinden anlatılır. Oysa şehrin asıl gündelik hayatı, sarayın değil meyhanenin etrafında şekillenen daha sade ama daha canlı bir dünyaya aittir. Elimizdeki Ağa Rakısı etiketi, bu dünyayı anlamak için güçlü bir çıkış noktası sunar. Bir içki etiketinden yola çıkarak, Osmanlı’nın son döneminde rakının, meyhanenin ve sofra...
Matbu dergi [artık] fuzuli bir iş mi?
0 Evet. Sorulu başlıkları hiç sevmem. Sonda söyleyeceğimi de sonda söyleyeceğim. Nazlanmadan, uzatmadan, bıkmadan söylemek lazım: günümüzde matbu dergi artık fuzuli bir iştir, bir tapınç nesnesidir. Bugün eserin yazım, gönderim, reklam gibi neredeyse bütün süreçleri dijitalde gerçekleştirilirken son aşamada kâğıda rücu edilmesi mürteciliktir. Sol partilerin veya sendikaların 1 Mayıs çağrıları için hâlâ 12 punto ile...
İç Savaşın Estetiği, Barışın Ütopyası: Yücel Kayıran Şiirine Dair Beş Tez
Yücel Kayıran’ın şiiri, yalnızca bireysel bir poetik serüvenin değil, aynı zamanda çağımızın en köklü varoluşsal sorularına verilen cevabın şiirsel biçimidir. Onun 2022’de yayımlanan Stasis kitabı ve 2 Mart 2023’te Mesut Varlık’la K24kritik.org’da yaptığı söyleşinin ilk bölümü, bu şiirin içsel mantığını görünür kılar. Bu metinlerde açılan tartışmalar -“stasis” kavramının anlam katmanları, iç savaşın çoklu düzlemleri, felsefi şiirin düşünceyle...
Karacaoğlan Hâlâ Otobüse Bindirilmiyor
Türk şiirinin kanonlaşmış isimleri arasında Karacaoğlan, çelişkili bir eşikte durur: Adı en çok anılan fakat şiirsel cevheri “hazır kabullerin” tortusu altında en çok gizlenen isimlerden biridir. Edebiyat tarihinin sarsılmaz bir köşesine yerleştirilmiş olması, onun şiirinin gerçekten okunduğu anlamına gelmez; aksine, bu yerleşiklik bir tür görünmezlik üretir. Karacaoğlan’a yöneltilen “her gördüğü güzele sevdalanan sığ bir...







![Ekran görüntüsü 2026-05-13 122505 Matbu dergi [artık] fuzuli bir iş mi?](https://ekdergi.com/wp-content/uploads/2026/05/Ekran-goruntusu-2026-05-13-122505-360x360.png)

