Ellili yıllar, edebi kanonumuzun “yeraltına”, “sürgünlüğe”, “marjinalliğe” yönelen “kırılma” dönemlerinden biriydi. Diğer bir ifadeyle, günümüzde büyük yazar ve şair olarak tanıdığımız isimlerin çoğunun ortaya çıktığı, edebiyatın akışının değiştiği yıllar… Ali Özgür Özkarcı, Türkçe edebiyata kendine özgü bir açıdan bakan, özgün sınıflandırmalarını daha önce ayrıntılandırmış bir yazar olarak bu kez “Elliler Kuşağının” şiirine ve öyküsüne odaklanıyor....
Son Yazılar:
Post-Formal Düşünce Üzerine
Peride Celal: Kurtlar ve Komünistler
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Kategori: Manşet
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
“Bir kaygı Kemiriyor içimi!” GILGAMIŞ İnsanın temel varoluşsal fenomenlerinden biri ölümdür. Ölüm, insanı kendi sonluluğuyla yüzleştiren, yaşamını ve eylemlerini anlamlandırmaya zorlayan en temel deneyimlerden biridir. Düşünce tarihinde ölüm fikrinin en erken ve en çarpıcı anlatımlarından birini sunan Gılgamış Destanı, bu varoluşsal serüvenin en güçlü metinlerinden biridir. Destanda ölümün kaçınılmazlığı şu dizelerle dile getirilir: “Birdenbire...
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Bu yıl uluslararası boyuta taşınan ve yoğun ilgiyle karşılaşan 11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması’nın kazananları belli oldu. Kazanan isimler: Mátyás Czeglédi, Feyza Nur Veziroğlu, Fanni Eszter Luzsicza, Taha Düzler, Atıfcan Yaraç, Zeynep Akman, Osman Burak Dikilitaş, Baran Batıbay, Zeynep Kılınç, Cemil Arslan Hitay Vakfı tarafından genç sanatçı adaylarını desteklemek amacıyla 2013 yılından bu yana düzenlenen...
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Bir kavramın ortaya çıkması çoğu zaman yeni bir dünyanın habercisidir. Sanayi Devrimi’nden sonra kapitalizm, Soğuk Savaş yıllarında küreselleşme, son yıllarda ise yapay zekâ… Yanis Varoufakis’in Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi? adlı kitabı ise bunlara yeni bir kavram ekliyor: teknofeodalizm. İlk bakışta iddialı, hatta provokatif görünen bu kavram, kitabın bütün omurgası. Varoufakis daha giriş sayfalarında cesur bir...
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Türkiye’de laiklik bir ideoloji işlevi görüyor, oysa laiklik, dört ayak üzerinde durması gereken, nötr bir kavram. Devlet ve dinin, kurumsal ve işlevsel olarak birbirinden kesin sınırlarla ayrılması Devletin tüm inançlar ve inanışlar karşısında eşit mesafede durması Devletin dinsel azınlıkları koruyacak bir tutum içinde olması Hangi inançtan olursa olsun, herkesin kendi inancının gereğini-kamusal hayata zarar vermediği...
Aşı Yarası
Şu çiçeğe bak. Hayır, önce rengine bak; çünkü burada yazdığım dört denemenin fotoğraflarında ilk kez renk var. Ve onu, en az doğal olana, en çok dokunulmuş olana saklamışım sanki. Yine bu sayfalarda yayımladığım dört deneme boyunca hep griydik, siyah-beyaz. İlk pembeyi; aslında bir kültüre, bir ıslahın sonucuna, bir bahçıvanını yüzyıllar süren inatçı hayaline ayırdım. Ve...
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
“Sisyphos’u gördüm korkunç işkenceler çekerken: Yakalamış iki avcuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına tam bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisingeri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı...
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
Şubat 2026’da yazmış olduğum ‘Elektronik Müziğin Neresinden?’ makale’de Isao Tomita’dan çok kısaca belirtmiştim. Tomita’nın eserlerinin neden halen günümüzde yerini korumaktadır? Bu açıdan, doğrudan Tomita’yı incelemeyi değerli bulmaktayım. Tomita, (1932 – 2016) elektronik müziğin öncülerinden biri olarak kabul edilen Japon besteci, aranjör ve synthesizer sanatçısı. 1932 yılında Tokyo, Japonya’da doğmuştur. 1960’larda NHK için televizyon, film ve...
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
Çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği sanat galerisinin kapısından içeri adımınızı attığınızda sahne aşağı yukarı hep aynıdır: Günün modasına uygun ve şık giyimli insanlar, hafif bir müzik, tokuşturulan şarap kadehleri ve duvarda asılı duran, ne olduğu belirsiz soyut bir nesne. Bu nesnenin önünde duran kitle ise fısıldaşarak nesnenin “Derin felsefi bağlamından” bahsetmektedir. Peki, dürüst olalım: Eğer o...
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Quentin Tarantino, sanat alanında ve özellikle film yapımlarında yapay zekaya karşı derin bir şüphecilikle yaklaşılmasının gerekliliğine inanmaktadır. İnternetteki bütün yazdığınız özel yazıların hatta gönderdiğiniz bütün e-maillerinizin bir kaynakta toplandığını duysanız buna hemen karşı çıkarsınız. Bugün artık; sizin özel olarak yazdıklarınızın yanında, sistem, internetteki bütün yazılar, fotoğraflar, ses kayıtları veya sayısal bilgilerle, milyarlarca verilerle beslenmektedir. Yapay...









