Agora meyhanesindeydik Tan atıyordu Kimse yoktu Biz kavlimizce kimseydik Omzuma kondun Hayretler içerisindeyim Bir baktım Elin elimdeydi Dirseğin karnımdaydı Allah’ım ne mucizeler Bir yazdı Sonra askerler geldi Seni kaybettim Resim: Cihat Burak
Son Yazılar:
Abir (Öykü)
LÜKS VE ŞIKLIK KAVRAMINI DÜNYAYA YAYAN KÖYLÜ: LOUIS VUITTON
Siyasi Domatesler (Öykü)
Fatma Yenidoğan İle İtalyan Lisesi Direnişi Üzerine
BODRUM’DA “BİR HAYAT NEFESİ” SERGİSİ
PARÇALI YILLAR: YEŞİLÇAM’DAKİ “SEKS FİLMLERİ” OYUNCULARINA HÜZÜNLÜ/TRAJİK BİR BAKIŞ
Artopol Sanat Galerisi Yeni Mekanında
Hasta Çocuk (Şiir)
Bozlu Art’ta Kerem Ağralı’nın “Nova Prophetia” | “Yeni Kehanet” Sergisi Açılıyor
Parçalanma Ritmi “Ballet Mécanique” ile FAAR Gallery İstanbul’da
“2026 Kemal Özer Şiir Ödülü” Sahiplerini Buldu.
#eklitera Şubat Şiir Seçkisi
ŞEYLEŞME YA DA MASUMİYET MÜZESİ İÇİN “KARANLIK BİR OKUMA”
MEHMET ALİ DOĞAN “KARIŞIK İŞLER” Resim Sergisi Eskiiz Sanat Galerisi’nde
Masumiyet Müzesi’nde Yarım Kalan Hikâyeler
Neşet Günal “Yaşayan Desenler” Resim Sergisi Galeri Selvin’de
Edinburg’dan Cağaloğlu’na Bir Sanat Köprüsü: Suavi Sonar’ın Renkli Portresi
Angelina (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Kategori: Manşet
SANATÇILARIN YENİDEN SATIŞTAN PAY ALMA HAKKI
Orijinal bir sanat eserinin yeniden satış hakkı; eserin yaratıcısına ait olup, vazgeçilemez bir haktır. Sanatçının yeniden satış hakkı ( droit de suite ); orijinal sanat eserlerinin sahipleri eserlerinden herhangi birinin sanat piyasası profesyoneli aracılığıyla (Galeri, Müzayede vb.) yeniden satıldığı her seferinde telif hakkı almaya hak kazanırlar. Bu hak sanatçılara ve mirasçılarına; eserlerinin ikincil satışlarıyla ilgili...
Ne Kadar Sürerse Sürsün Bitişini Başlatacak Bir İlk Darbesi Vardır Her Asırda Acının (Şiir)
Bıraktım Girer girmez Kendimi koltuğa. En az Yolculuklar kadar Sevmediğim sonbahar Sabahlarından biriydi. Güneş, Baskısını yapmıştı Duvarın Odaya. Yerde, Önümde; Balkona çıkılan Yarıdan yukarısı camlı kapısı ve Üç parçalı penceresiyle Eğik bir duvar Daha vardı. Yerdeki duvarın kapısından İçeri bakınıp Oturdum geri ve Düzelttim Boynumu. İlk kahveden kalan Yarısı duruyordu fincanımın...
İsa’nın Oltası (Şiir)
Umut Sağbaş’a olta görmemiş balık sevinciyle, İsa kayalıkların ayak basılmayışına yolculuk ediyor Bilhassa erken bahar saatlerinde ayrıcalık talep etmeyen kuytularda beliriyor kanatsız Kaya taş kum milim oynamasın ister şeffaf adımlarıyla Mevsimsizliğe dair tesirli bir bakış geliştirmek üzere çiçekli gömlekleri üstünden çıkarmamasının göndermesi yok bu yaşananlara Ama İsa her...
veda (şiir)
her şey tam da olması gerektiği gibi şehrin kalabalığında dağılan saçlarım terli avuçlarım ve kızlığım ucuz şarkılar metalik gri sevgililer ah ne masum ihanetler ne radikal evlilikler herkes kadar yalnızım belki de kuyu beni boşuna sayıklıyor unutmak ne güzel unutulmak da boşveeer dans ettiğim ölüm ellerini kalçamda gezdiriyor her şey tam da olması gerektiği...
Yüzünden (Şiir)
kalimba tınısı kadar yürek yakıcı, ama kül etmesiz bir ney inlemesi kadar derin, ama kuyu değil kavrar benliğimi sıkıca, urgan değil, zincir asla belki uğultusu ömrümde orman, kuş cıvıltısı bir benzersizlik anıtı yüzün yeryüzünde, öyle yüzün bal kıvamımsı, güzel şeylerin aynalanması nasıl bir cümle kurmalıyım öte olanı berilemek için yüzün ki bahtiyarlıktan içeri ya...
KESİK BAŞ KUŞLARI (ŞİİR)
Önüme düşüyor gün geçtikçe Gecenin kesik mermeri Göksel sular akıyor üzerinden Afrodit ya da Apollon heykeli Yersel bilgilerle Tanrı’nın ateşi Soğuyor toprakta – – Ölümcül gölgeler.. Güllerini açtı – – Bir fikir gibi var oldu cihan – – Her şey cihannüma! Her şey kule Ve balkon Tanrı’nın gözleriyle Uçarken ufukta Çıplak bir kelebek O...
Közü Öpenler (Şiir)
buğdaylar ateşe verildiğinde öldük biz bir gazel gibi aşağı iniyordu dağdan atlılar kör kurşunu dişleyen dostları uyandırmaya yüzüne türküler sürdüğümüz kızları unutmaya yazılmış fermanları yırtmaya koşuyorduk biz hasmın göğsünde közle bıçak varmış bilmedik bileyledik durduk geceler boyu en acı dualarımızı hınç ve düşleri dantellere işlendi kadınların kardeşim, can kardeşim, evimiz dağıldı bizim kırk gün...
KOMANDOKARA (ŞİİR)
FASİKÜL AMA DÖNEBİLİR Mİ GÖĞE DEĞMİŞ BİRİ Gece uykunun pulluğunu aradım aradım Saçlarını taradım saatların uyuyamadım Yıldızları saymaktan I. Göğsümde bir nişan gibi taşıyordum yâremi Âşık olmak vurulmakla eş, ondan yârelendim Güneşin altında her şey gölgesiyle var Kalb gözlerin gördüğünden fazlasını duyar Bir adım attım bilmeden ve açıldı sonsuzluk Bir adım daha: Yol...
Düşün: sen hangi ağacın kardeşisin? (Şiir)
Düşün, düşüncene sinen sözcükleri, hangi ağaç üretir?: kiraz çiçekleri, zerdali göğü, salkımsöğüt rüzgârı keşfet kendini yalnız yürü, ardında erguvan gecesi ormana kaçtığın ülke neresindeydi uykulu acının? küsme talihine az sonra yağmur olup yağacaksın buğday olup kuşların diliyle konuşacaksın ağaçlar renklere durdukta renkler ağaçlara sarıldıkta orman olup soludukta hayatın ırmaklarını, dağları güneşle kalbini yıkayacaksın, yolların yalnızlığı...









