Gazeteci Hakan Tosun için 6 Nisan 2026 Pazartesi günü Kadıköy Nikah Salonu’nda ailesi ve dostlarının katılımıyla anma, sergi, kitap lansmanı ve panelden oluşan bir program düzenlenecek. Hakan Tosun Ailesi ve Dostları tarafından düzenlenen etkinlik, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü 17.00 ile 21.00 saatleri arasında Kadıköy Nikah Salonu’nda gerçekleştirilecek. Programda resim sergisi, kitap lansmanı, dava sunumu,...
Son Yazılar:
“Zaman Bahçesi” Sergisi İnspera Bodrum’da
DOĞA TAPINAKLARI
DFC TÜRKİYE NATIONAL CHALLENGE’26 İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI!
Labirent Sanat’ta Nesli Türk Sergisi: “RAW-HAM”
Batı Yarımküre: Savaşla Yazılmış Bir Amerika Birleşik Devletleri Tarihi
Tipografiye Nefes Aldırmak: Wim Crouwel
GENCO GÜLAN’DAN YENİ SERGİ: MÜZEDE GECE (Night at the Museum)
Bayram Gümüş’ün “Beşinci Mevsim” Sergisi 30 Nisan’da Kethüda Hamamı’nda Açılıyor
MAVİ IŞIĞIN OĞLU
ŞEHRİN HAFIZASINDA GEZİNEN SESLER: TAM O SIRADA İSTANBUL
AŞKIN KALBİNDEN TROYA’NIN KALBİNE AKIŞ PARADİGMASI
Zamanının Ötesinde Bir Devrimci Hareket: Gerrard Winstanley ve Kazıcılar (Diggers)
Elif Naci: Genç Cumhuriyetin Sanata Açılan Penceresi
FARELER VE İNSANLAR ÜZERİNE – İZMİR DEVLET TİYATROSU
Michel Onfray: Eleştirel Bir Okuma
Ercümend Kalmık Müzesi’nde Bir Kitap Sohbeti: “Ağaç Gölgesi” Cemre Öğün
Orada Olamadığı İçin “Burada” Olanlar!
GÖLLER KURUMASIN BALIKLAR ÖLMESİN ÇİNİ SERGİSİ İZMİR’DE
Algoritma Hasatçıları: Büyük Teknoloji Şirketleri Afrika’daki İşgücünü Nasıl Görünmez Kılıyor?
Kategori: Manşet
Guga Contemporary’den Yeni Sergi: Orhan Onuk – Görünmeyenin Portresi
Orhan Onuk – Görünmeyenin Portresi 4 – 16 Nisan 2026 Guga Contemporary Orhan Onuk’un “Görünmeyenin Portresi” başlıklı sergisi, 4 – 16 Nisan 2026 tarihleri arasında Guga Contemporary’de izleyiciyle buluşuyor. Sanatçının resimleri, tanıdık figürler üzerinden hafıza, yabancılık ve dönüşüm temalarını ele alıyor. Yüzler ve bedenler kendi gerçekliklerinden koparak sezgisel bir düzleme taşınır; insan ile hayvan, bilinç...
Mustafa Ağatekin’den Çember Sergisi Armoni’de
Çember serisi, özne ile mekân arasındaki ilişkinin kırılganlığı, süreksizliği ve yönsüzleşmesi üzerine kurulu bir düşünsel alan açar. Bu bağlamda figür, temsili bir bütünlük olmaktan çıkar; yönelim, yerleşme ve konumlanma süreçleri içinde sürekli ertelenen bir oluş hâline gelir. Kimlik burada sabit bir öz değil, dağılma ve yeniden kurulamama ihtimaliyle tanımlanan akışkan bir yapıdır. Eserlerde görülen...
İNSANA DAİR ÇOK ŞEY YAHUT MAVİDEN-DENİZ GÜZELDİR: VECDİ ÇIRACIOĞLU
“Ortalık mis gibi hayat koktu.” Edebiyattan beklentinin son derecede düşük seyrettiği yıllar yaşıyoruz. Estetik beklenti, insani beklenti, siyasal beklenti, yazınsal beklenti epey zamandır gerilere çekilmiş hatta özellikle itilmiş durumda. Nedenlerini daha önce çok yerde çok defa tartıştığımız için uzun uzun tekrara gerek yok. 12 Eylül yüzeyselleşmesi edebiyatı oyun, süs, bilmece-bulmaca seviyesine indirdiği için on...
‘Türk Sanatının Dört Ustası Gallery Duende’de Buluşuyor’
Türkiye’nin en önemli Sanatçılarından: Süleyman Saim Tekcan,Muzaffer Akyol, Ekrem Kahraman ve Mehmet Günyeli 4 Nisan da ilk defa Gallery Duende de buluşuyor. Küratör Emine Özkarslıoğlu tarafından düzenlenen bu özel sergi; Türkiye görsel sanatlar tarihine yön veren dört dev ismi aynı çatı altında buluşturan “USTALARDAN SEÇMELER” adı altında 4 Nisan – 4 Mayıs 2026 tarihleri arasında...
Çepo’nun yeni sergisi ‘Snowblind’ Zilberman İstanbul’da
İstiklal Caddesi’nde tarihi Sen Antuan kilisesini geçtikten sonra başınızı kaldırdığınız anda karşınıza çıkan o görkemli bina, 1910’ların başında Abbas Halim Paşa tarafından yaptırılan Mısır Apartmanı’dır. Art Nouveau detaylarıyla Beyoğlu’nun hafızasında yer etmiş bir yapı olan bu apartmanda bir dönem Mehmet Âkif Ersoy’un yaşamış olması da, binaya ayrı bir anlam katmakta. Merdivenlerinden çıkarken, geçmişin izleri ister...
Başkası: “Ekrandaki Ben”
“Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu. Zırh gibi sertleşmiş sırtının üstünde yatmaktaydı ve başını biraz kaldırdığında bir kubbe gibi şişmiş, kahverengi, sertleşen kısımların oluşturduğu yay biçimi çizgilerle parsellere ayrılmış karnını görüyordu; karnının tepesindeki yorgan neredeyse tümüyle yere kaymak üzereydi ve tutunabileceği hiçbir nokta kalmamış gibiydi. Gövdesinin...
BİR ZARFIN HATIRLATTIKLARI: TAN GAZETESİ, AYDINLAR ve SESSİZ BİR BASKIN
Türk basın tarihinde bazı belgeler vardır ki, tek başlarına bir dönemin siyasal ve entelektüel iklimini anlatmaya yeter. Tan Gazetesi’ne ait bu zarf da, 1940’lı yılların Türkiye’sinde basın, siyaset ve aydınlar arasındaki gerilimli ilişkiyi somutlaştıran nadir tanıklıklardan biridir. Bir gazete zarfı üzerinden okunabilecek bu hikâye, yalnızca bir yayın organının değil, bir düşünce çevresinin ve bir entelektüel...
PERDE AÇILIRKEN: İNSANIN KENDİNE BAKIŞI
Sahne karanlıktır önce. Sonra bir ışık düşer. Bir yüzün üzerine, bir sözün kıyısına, bir susuşun derinliğine. Ve o an başlar tiyatro. İnsanın, kendine bakmaya cesaret ettiği anda. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü, bir kutlamadan çok bir hatırlamadır. Unutulmuş olanın, bastırılmış olanın, ertelenmiş olanın yeniden sahneye çağrılmasıdır. Çünkü tiyatro; yalnızca bir sanat değil, insanın kendini, başkasını...
Yayınevi Emekçileri ve Dayanışma: Hangi Yayıncılar Birliği?
Sosyal medyada zaman zaman yayınevi emekçilerinin kötü koşullarını okuyoruz. En son Say Yayınları’nın çalışanları izleyen video kameraları ve kötü yemekleri okumuştum aynı mecrada. Başta çevirmenler olmak üzere editör ve idari personelin yaşadıkları sıkıntı yıllardır biliniyor. Burada hemen bir mazeretçi yorum da devreye giriyor kaçınılmaz olarak… Zaten okumayan bir ülkede yayınevleri ne yapsın? Ama kazın ayağı...









