1939 doğumlu Carlo Ginzburg, Pisa’daki École Normale Supérieure’de, Bologna Üniversitesi’nde ve ardından Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’nde (UCLA) ders vermiş, şüphesiz çağımızın en önemli tarihçilerinden biridir. İtalyan tarihçi Carlo Ginzburg, önde gelen temsilcilerinden biri olduğu mikrotarih yöntemini ve çalışmalarının bazı temalarını ve kavramlarını ele alıyor. Adınız ve çalışmalarınız hâlâ ‘mikro tarih’ olarak adlandırılan kavramla ilişkilendiriliyor. Bunun...
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Manşet
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
Hayat mı çocuğum Bir merdivenden çıkar gibidir Her basamakta başka bir ormana dalarsın Ağaçların dallarında Anka kuşunu ararsın Sarp surları aşınca Kırk odalı saraya ulaşırsın Kırkıncı odanın avlusunda Belki aşkı bulursun Kıdım kıdım çıkarsın bulacağını düşleyerek Hayat mı çocuğum Bir merdivenden iner gibidir Kendi izlerini izleyerek geri dönersin Dinlenerek, demlenerek Anka kuşuna kavuşamadığına üzülerek ...
Solis (Şiir)
Bir renklenmeyen yanın, bir de her şeyini boyadığın sandal. Bilmez yanılan hangisi, rüzgârı hesaplayan ışığın kâlbine değen küreklerin hangisi yarın kavramına ait. Çift kürek çekmeyi bırakıyorum. Ağır ağır kabarıyor deniz. Eksik bir renk yerden göğe hasır ve kekik kokan hava. Tuzdan artan zamanı vermeyen eşik geçildiğinde dağılacak yıldız tozları kadar pasteliz. Göğe attığı ağı topluyor...
Çoktan Unutulmuş Günler İçin (Şiir)
başka her şey gibi karıştırıldığında sonsuz ile sonsuz tükenince o ilk coşkusu var olanın bir şenlik günü unutuluşun kana dönüştürüldüğü arzu içinde bir gövde bir evren öptüm zamanı dudaklarından ve anladım dönülen evlerin uğultusunu köklerini yeryüzünün ey ışıktan olan yıkımlar saati ben yaşayamayanım o benim tekrarlara kapatılan çok kez öldürülüp çok kez diriltilen...
Ansızın Giden Güzel Adam: Mustafa Horasan
Ek Dergi’nin varlığında ve sürdürülebilirliğinde büyük emeği olan sevgili Ali Şimşek, beni arayıp; geçenlerde kaybettiğimiz ortak arkadaşımız ressam Mustafa Horasan’ı anmak için özel bir bölüm hazırladığını, yakından tanımış biri olarak ona dair bir yazı yazmamı istediğini söylediğinde hiç düşünmeden kabul ettim. Aslında duygularını yazıyla sağaltan biri olarak, Mustafa’nın ani vefatının ardından sosyal medyada ne hissettiğimi...
Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı “Zaman Salıncağı” yayımlandı
Gazeteci Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı Zaman Salıncağı – Sıradan Birinin Hikâyesi, Epos Yayınları tarafından yayımlandı. Roman, bireysel ilşikilerle toplumsal dönüşümleri iç içe geçiren kurgusuyla dikkat çekiyor. Gazeteci Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı Zaman Salıncağı – Sıradan Birinin Hikâyesi yayımlandı. Epos Yayınları tarafından okura sunulan eser, bir gazeteci ve senaristin yarım kalmış bir romanı tamamlama hikâyesi üzerine...
Yerden Göğe Bir Vizyon: Türk Arkeolojisinin Doğuşu ve Epistemolojik Dönüşümü
Cumhuriyet’in ilk yıllarında arkeoloji, yalnızca toprağın altındaki eserleri gün yüzüne çıkaran bir bilim dalı değil; yeni devletin tarih, kimlik ve kültürel egemenlik anlayışını yeniden kurduğu güçlü bir düşünce alanıydı. Bir ulusun egemenlik iddiası, yalnızca sınırlarının askerî ve siyasi araçlarla korunmasına değil, üzerinde yaşadığı coğrafyanın tarihsel hafızasını araştırmasına, korumasına ve anlamlandırmasına da dayanır. XX. yüzyılın başında...
“Gerçek Ötesi”ne İtalya’dan En İyi Sanat Filmi Ödülü
Tamamı yapay zekâ araçlarıyla üretilen ilk belgesel film olarak sinema tarihine geçen Alkan Avcıoğlu imzalı “Gerçek Ötesi” (Post Truth), sinema ve görsel sanatlar arasındaki ilişkiye adanmış dünyanın en eski festivali konumundaki Asolo Sanat Film Festivali’nden (AAFF) büyük ödülle döndü. Uluslararası Sanat Filmi Yarışması’nda jüri karşısına çıkan yapım, bu yıl 42.’si düzenlenen festivalde En İyi Film...
Poltergeist ya da Sinyalsiz Ekrandan Dışarı Fırlayan Dehşet
Son yarım yüzyılın imge dünyasında sinyalsiz ekran görüntüsü neden bu kadar geniş bir yer tutmakta? Neden bu imge, Freud’un tekinsiz mevhumunu incelerken hep geri dönen “bastırılmış olan” metaforu gibi sürekli geri gelmekte; bu yazının temel sorunsalı bu olacak. Sinyalsiz ekranların; Ballard ya da PK Dick gibi kâhin yazarlar ya da Lynch, Haneke, Cronenberg gibi öncü...
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
Yirminci yüzyılın en önemli estetik ve etik tartışmalarından biri, şiirin felaket karşısındaki konumuydu. Theodor W. Adorno, Auschwitz’den sonra şiir yazmanın barbarlık olduğunu söylerken aslında şiirin imkânsızlığını değil, eski şiir anlayışının artık sürdürülemeyeceğini ifade ediyordu. Çünkü kitlesel ölümün, sürgünün, soykırımın ve sistematik yıkımın ardından dil de yaralanmıştı. Artık şiir yalnızca güzelliğin değil, kırılmış insanlığın da dili...









