1957 yılında İstanbul’da düzenlenen Osman Hamdi Bey sergisi, yalnızca bir sanatçının ölümünden yaklaşık yarım yüzyıl sonra yeniden hatırlanması değildir. Bu sergi, Cumhuriyet’in kendi kültürel kökleriyle yeniden temas kurma arzusunun da sessiz bir ifadesidir. Sergi için hazırlanan bu katalog, Osman Hamdi’yi yalnızca tarihsel bir figür olarak değil; modern Türk sanatının kurucu bilinçlerinden biri olarak ele alır....
Son Yazılar:
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
Mustafa Ağatekin: “İşin sonu, neticesi” demek encam
Yazar: Mehmet Günyeli
Elif Naci: Genç Cumhuriyetin Sanata Açılan Penceresi
1930 yılı… Genç Türkiye , henüz on yaşında. Harf İnkılabı’nın mürekkebi kurumamış, dilde ve fikirde büyük bir dönüşüm rüzgârı esiyor. İstanbul hâlâ eski zamanın yorgunluğunu taşırken, yeni bir kültürün ilk adımları da bu sokaklara sinmeye başlıyor. Tam bu atmosferde, bir sanatçı çıkıyor karşımıza: Elif Naci. Bu küçük davetiye, belki bir cebin köşesinde taşınmış, belki de...
BİR ZARFIN HATIRLATTIKLARI: TAN GAZETESİ, AYDINLAR ve SESSİZ BİR BASKIN
Türk basın tarihinde bazı belgeler vardır ki, tek başlarına bir dönemin siyasal ve entelektüel iklimini anlatmaya yeter. Tan Gazetesi’ne ait bu zarf da, 1940’lı yılların Türkiye’sinde basın, siyaset ve aydınlar arasındaki gerilimli ilişkiyi somutlaştıran nadir tanıklıklardan biridir. Bir gazete zarfı üzerinden okunabilecek bu hikâye, yalnızca bir yayın organının değil, bir düşünce çevresinin ve bir entelektüel...
Kitaplardan Bir Kimlik İnşa Etmek
On Beş Yaşın Pusulası Bugünün dünyasında her şey çok hızlı. Bilgi ayak üstü tüketiliyor, duygular ekran kaydırmaları arasında kaybolup gidiyor. Oysa bizim kuşağımızın, özellikle de o 15-16 yaşlarımızın bambaşka bir ritmi vardı. O yaşlar, bir insanın sadece büyüdüğü değil, asıl kimliğini inşa ettiği, ruhunun derinliklerine o ilk tohumların serpildiği yıllardır. Benim hikayem, pek çoğumuz gibi...
Toprağın Evrensel Sesi: Sadi Diren ve Seramiğin Modern Dönüşümü
Elimizde tuttuğumuz bu sararmış kağıt parçası, sadece nostaljik bir anı değil; Türk seramik sanatının dünya sahnesine attığı en güçlü imzalardan birinin belgesidir. 16 Ocak 1960 tarihinde Milano’daki Galleria d’Arte Totti’de açılan bu serginin davetiyesi, genç bir sanatçının Anadolu’nun kadim çamurunu Avrupa’nın modern estetiğiyle nasıl buluşturduğunun sessiz tanığıdır. İtalyan sanat eleştirmeni Mario Monteverdi, Sadi Diren’in Galleria...
Edinburg’dan Cağaloğlu’na Bir Sanat Köprüsü: Suavi Sonar’ın Renkli Portresi
1957 yılının Ağustos ayında Edinburg’dan İstanbul’a, Cağaloğlu’nun o meşhur Afitap Müessesesi’nin sahibi kadim dostu Murtaza Kağıtçı’ya gönderilen bu kartpostal, basit bir selamdan çok daha fazlasıdır. Altındaki o tasarım şaheseri imza, Türkiye’nin yetiştirdiği en “dünyalı” sanatçılardan birine; Suavi Sonar’a aittir. Suavi Sonar’ın serüveni Sanayi-i Nefise’nin afiş atölyesinde şekillenmiş, İpek Film’de Nazım Hikmet ile kurduğu derin dostlukla...
BEYOĞLU’NDA BAHAR: BEDRİ RAHMİ SERGİSİ
“ Sanat Tarihinde Bir Belge Bir Dönem “ 1947 baharında, İstanbul’un kalbi Beyoğlu’nda, Asmalımescit’in dar sokaklarından birinde, Gamsız Apartmanı’nın birinci katında bir sanat yolculuğu başlıyordu. Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun resim sergisine davet eden bu zarif davetiye, yalnızca bir sergiyi değil, aynı zamanda bir çağın ruhunu da bugüne taşıyan nadide belgelerden biridir. İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı küresel...
Ali Avni Çelebi ve Münih Günleri
Hans Hofmann’ın Çevresinde Bir Türk Ressam Cumhuriyet dönemi Türk resminin figüratif ve modernist açılımlarında özgün bir ses olarak öne çıkan Ali Avni Çelebi (1904–1993), Avrupa sanat eğitiminin etkilerini kişisel biçim anlayışıyla birleştiren ender sanatçılardandır. Elimizdeki kimlik belgesi, onun 1930–1931 Kış Semestrinde Münih’te sanat eğitimi aldığını kanıtlayan son derece kıymetli bir arşiv öğesidir. Bu belge yalnızca...
Pierre Loti, Aziyadé ve İstanbul’un Sessiz Tanıkları
“Cimetière où repose Aziyadé – P. Loti” Bir kartpostaldan fazlası Hem bir edebiyatçıya, hem bir aşk hikâyesine hem de bir şehre dair unutulmaz bir iz. Eyüp Mezarlığı’na bakan bu eski kartpostalın altına Fransız yazar Pierre Loti’nin kendi el yazısıyla düştüğü kısa not, bir romanın hayali karakterini gerçek hayatta mezara koyar gibi bir etki yaratıyor. Ve...








