YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA

Quentin Tarantino, sanat alanında ve özellikle film yapımlarında yapay zekaya karşı derin bir şüphecilikle yaklaşılmasının gerekliliğine inanmaktadır.

İnternetteki bütün yazdığınız özel yazıların hatta gönderdiğiniz bütün e-maillerinizin bir kaynakta toplandığını duysanız buna hemen karşı çıkarsınız. Bugün artık; sizin özel olarak yazdıklarınızın yanında, sistem, internetteki bütün yazılar, fotoğraflar, ses kayıtları veya sayısal bilgilerle, milyarlarca verilerle beslenmektedir. Yapay Zeka adını alan bu sistemde toplanan veriler değerlendirip, sizin veya dünya üzerindeki herhangi bir kişinin sorularına cevap olabilmektedir.

Algoritmalardan oluşan yapay zeka, toplanan bütün verileri analiz eder, ve yeni durumlar için tahminlerde bulunarak sizin için otomatik kararlar alır. Yeni bir soru ile karşılaştığında ise, daha önceki eğitim sürecinde ki bilgilerle aynı insan zekasını taklit ederek bir cevap, karar üretir. Yapay zeka adını alan bu programlar dünyanın her yanında kullanılmaktadır. Toplamda dünyada 2 milyara yakın kişinin kullandığı yapay zekaya her gün 300 milyonu geçen sayıda insan sualler sormaktadır.

130 yıllık sinema tarihinde, film yapım biçimlerine bakıldığında; her zaman teknolojik gelişmelerin en önemli rolü oynadığını görürüz. Kameraların gelişmesi sinema tarihine yeni boyutlar kazandırmıştır. Büyük, hantal olan stüdyo kameralarının yerini alan yeni kameralarla filmler; çekim platoları dışında, gerçek mekanlarda, sokaklarda çekilmeye başlamıştır. Sinema tarihinin en etkili akımı olan Fransız Yeni Dalga Akımı, omuz kameralarının icadı sonunda başlamıştır.

Teknolojinin bugün için son buluşu olan yapay zeka, senaryodan ekrana kadar yaratıcı film prodüksiyon sürecinin her aşamasını etkilemektedir. Yapım öncesi sürecin hızlanmasında yapay zeka destekli taslak çizimler, setler için 3D modelleme ve kamera yolu planlaması çok kısa sürede yapılabilmektedir. Bu sayede, film çekim aşamasının büyük kısmı yapım öncesi çalışmalara kaydırabilir. Böylece, hem yapım süresi kısaltılabilir hem de bütçede tasarruf sağlanır.

70 yılı aşkın süredir her yaptığı filminde eliyle story-board’larını çizen  Martin Scorsese, yakında çıkacak filmlerinin yapım öncesi aşamasında, storyboard’lar oluşturmak ve sahneleri görselleştirmek için yapay zekadan yararlanmıştır.  Scorsese, çekimler başlamadan önce kamera açıları, oyuncu yerleşimi ve sahne düzeni gibi görsel fikirlerini oyuncu kadrosuna ve ekibine net bir şekilde aktarabilmek amacıyla yapay zeka teknolojisini kullanmıştır.  Kendisi “bu teknolojinin yaratıcı açıdan özgürleştirici” olduğunu ve yapay zeka kullanımının yapım sürecine çok büyük bir katkısı olduğunu belirtmektedir. Bir yapay zeka ürün yöneticisi ise şöyle demektedir:Eğer ön görselleştirme süreci net bir çekim listesi ortaya koymazsa, bu durum daha sonra zorluklara yol açar. Yapay zeka sayesinde çekim yapmadan önce farklı seçenekleri görür, deneyebilirsiniz. Böylece sette zamandan tasarruf edildiği gibi, kameralar çalışmaya başladığında da daha fazla yaratıcılığa olanak tanıyabilirsiniz.” Sinema tarihinin bir diğer çok önemli kişisi olan Francis Ford Coppola, yapay zekânın toplumsal açıdan köklü bir değişimi temsil ettiğine inanmaktadır. Yapay zekânın “özel bir çocuk gibi eğitilmesi” gerektiğini vurgulayan Coppola, teknoloji yaygınlaşıp geliştikçe toplumun yani insanların onun gelişim sürecini dikkatle şekillendirmesi gerekeceği konusuna inanmaktadır. Ayrıca Coppola “gerçek sanatın; derin kişisel gerçeklikler, risk alma ve başarısızlığı göze alma gibi özünde tamamen insani olan unsurları gerektirdiğine yürekten inanırım” demektedir.

Quentin Tarantino, sanat alanında ve özellikle film yapımlarında yapay zekaya karşı derin bir şüphecilikle yaklaşılmasının gerekliliğine inanmaktadır. Sektörün yapay zekaya ve hızlı içerik üretimine giderek daha fazla odaklanmasını, “hayatımda duyduğum en moral bozucu şey” sözleriyle anlatan Tarantino, insan odaklı sinemanın ve geleneksel sinema salonu deneyiminin korunmasının gerektiğini belirtmektedir.

Film yapımının post-prodüksiyon işlemlerine yakından baktığımızda ise, yapay zekanın, kozmetik iyileştirmeleri, yaşlandırmayı ortadan kaldırmayı ve diyalog değiştirmeyi otomatikleştirdiğini görürüz. Hollywood un deneyimli bir stüdyo yöneticisinin belirttiği gibi, “Filmlerdeki görünüm düzeltmeleri, görsel efektlerin (VFX) yapılması önemli bir işlemdir. Bu işlemler eskiden manuel olarak yapılmaktaydı. artık yapay zeka ile oldukça kolay ve hızlı bir şekilde yapılabiliyor. “Yapay Zeka kullanım ve yapay zekadan üretilen bazı programların film yapım aşamalarında çok büyük yararlar sağladığı kesindir. Yalnız dikkat edilecek önemli konu bu filmi yapan ve filminde yapay zekayı kullanan kişinin kim olduğudur. Film yapımcısı olarak kendini kanıtlamış bir kişi film yapımlarında yapay zekayı kullanabilir. Kendini kanıtlamış bir yapımcı-yönetmen zaten yaratıcılığını ortaya koymuştur. Yeni filminin de yaratıcılık aşamasını tamamlamış, daha sonra da yapay zekayı nerelerde kullanacağını belirlemiştir. O kişi yapay zekaya mahkum değildir. Kendisi yapay zekayı istediği ölçüde yaptığı filmin daha iyi olması amacıyla kullanmaktadır. Ne yazık ki bazı yeni kendilerine film yapımcıları diyen kişiler, bir cümleyi geçmeyen film fikirlerini yapay zekaya sorarak, ondan senaryo yazmasını hatta çekimleri bile yapmasını istemektedirler. Yaratıcık seviyesi çok küçük, tamamen yapay zekaya bağlı olan bu filmlerin yapımcıları da kendilerini film yapımcısı sanmaktadırlar. Özellikle üniversitelerin sinema bölümü öğrencileri bütün sinemayla ilgili ödevlerini, hatta kısa filmlerini yapay zekaya yaptırmaktadırlar. Yapay zeka telif hakları açısından da büyük sorunları doğurmaktadır. Bağımsız bir film yapımcısı “artık yeni projelerimi, yeni film fikirlerimi e-mail olarak göndermiyorum. İnternete koyacağımız anda yapay zekanın toplamasına giriyor. Yapay zeka aracılığıyla dünyanın neresinde kimin tarafından projemiz okunacak belli değil

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.