Bu anlamda Guardiola da, “üstüne vazife olmayan meselelere burnunu sokarak”, hayata ve siyasete bütüncül bir perspektifle yaklaşıyor. Total futbola getirdiği çağdaş yorum kadar, bu yönüyle de, total futbol ile total siyaseti bir araya getiren gerçek anlamda bir “total entelektüel” olarak tanımlanabilir kendisi. Son zamanlarda futbol ile siyaset arasındaki ilişkiyle yakından ilgileniyorum, bilhassa da uluslararası futbol sahnesinde sergilenen...
Son Yazılar:
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
Yazar: Arman Eskici
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
İnsanın tarihsel süreklilik ve poetik adalet gibi eski kavramlara yeniden inanası geliyor! Bir karanfil elden ele… Müzik garip bir şey: bazı anılar ve bazı hikayeler gibi bazı şarkılar da insanın hafızasının derinliklerinden çıkıp insanı ele geçirebiliyor. Müziğin hafızayla olan kuvvetli bağını gösteren bir anı, Deniz Göktaş’ın o enfes ve ‘tartışmalı’ gösterisini izledikten sonra yaşadım. Gösteriden...
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Cumartesi anneleri ve ‘faili meçhuller’ bu ülkedeki hem en ‘görünen’ hem de en görmezden gelinen meselelerden biridir herhalde. Cumartesi anneleri otuz küsur yıldır (tam olarak 27 Mayıs 1995’ten bu yana) Türkiye’nin en ‘görünen’ yerlerinden birinde, Galatasaray Meydanı’nda eylem yapıyorlar, malumunuz. Büyük ölçüde ‘sessiz’ bir eylem bu: ellerinde kaybettikleri yakınlarının, çoğunlukla da çocuklarının fotoğrafları, bir hafıza...
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Dalokay’ın fotoğraflarını bir ‘yavaşlığa övgü’ ya da yoğunlaşmaya davet gibi görmek ve hissetmek mümkün. Modern hayat denilen hengameye bir parça panzehir. İyi fotoğrafın ve iyi resmin insanı durduran, en azından bir süre hareketsiz bırakan bir yönü var. İyi fotoğraf ya da iyi resimle karşılaşma anı -en azından benim için- bir donup kalma, bir ‘durma’ anıdır:...



