Bu anlamda Guardiola da, “üstüne vazife olmayan meselelere burnunu sokarak”, hayata ve siyasete bütüncül bir perspektifle yaklaşıyor. Total futbola getirdiği çağdaş yorum kadar, bu yönüyle de, total futbol ile total siyaseti bir araya getiren gerçek anlamda bir “total entelektüel” olarak tanımlanabilir kendisi. Son zamanlarda futbol ile siyaset arasındaki ilişkiyle yakından ilgileniyorum, bilhassa da uluslararası futbol sahnesinde sergilenen...
Son Yazılar:
Moksvin (Öykü)
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
Yazar: Arman Eskici
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
İnsanın tarihsel süreklilik ve poetik adalet gibi eski kavramlara yeniden inanası geliyor! Bir karanfil elden ele… Müzik garip bir şey: bazı anılar ve bazı hikayeler gibi bazı şarkılar da insanın hafızasının derinliklerinden çıkıp insanı ele geçirebiliyor. Müziğin hafızayla olan kuvvetli bağını gösteren bir anı, Deniz Göktaş’ın o enfes ve ‘tartışmalı’ gösterisini izledikten sonra yaşadım. Gösteriden...
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Cumartesi anneleri ve ‘faili meçhuller’ bu ülkedeki hem en ‘görünen’ hem de en görmezden gelinen meselelerden biridir herhalde. Cumartesi anneleri otuz küsur yıldır (tam olarak 27 Mayıs 1995’ten bu yana) Türkiye’nin en ‘görünen’ yerlerinden birinde, Galatasaray Meydanı’nda eylem yapıyorlar, malumunuz. Büyük ölçüde ‘sessiz’ bir eylem bu: ellerinde kaybettikleri yakınlarının, çoğunlukla da çocuklarının fotoğrafları, bir hafıza...
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Dalokay’ın fotoğraflarını bir ‘yavaşlığa övgü’ ya da yoğunlaşmaya davet gibi görmek ve hissetmek mümkün. Modern hayat denilen hengameye bir parça panzehir. İyi fotoğrafın ve iyi resmin insanı durduran, en azından bir süre hareketsiz bırakan bir yönü var. İyi fotoğraf ya da iyi resimle karşılaşma anı -en azından benim için- bir donup kalma, bir ‘durma’ anıdır:...



