Babam Burhan Arpad Cumhuriyet Gazetesi’nde “Hesaplaşma” köşesinde İstanbul üzerine çok şey yazmıştı. Aşağıdaki görüşleri 1986 yılından: ‘1950‘lilerden günümüze İstanbul’da çok şey değişti, pek çok şeyi yok edildi. Değişimlerin çoğu, getirdiği sağlam temele dayanmayan özenti benzetmeler. Yok edilenler ise az buçuk da olsa bir kültür geleneğine, toplumun oluşturduğu alışkanlıklara dayanan olumlu yanlar… Yarım yüzyıl önceleri İstanbul’a gelen...
Son Yazılar:
Nihat Ziyalan Tümceleriyle Dünyayı Resimliyor
Nöbet: Toplumsal eleştirel taşlama içeren bir beden-korku filmi
Amazigh
Agamben’in Dil Devrimi Nesir mi, Şiir mi?
İyiden Harika Hissetmeye Uzanan Yol Üzerine
Sermayenin Zaferi, Demokrasinin Krizi
Niçin doğayla inatlaşmaya devam ediyoruz?
Yönetmen Olamadım, Hegel’i Oynatıyorum
Juan Carlos Onetti: Kasabanın Bağışıklığı
Tinto Brass, Salon Kitty ve ‘Nazi erotikası’
Bir kuşatmayı yarmak adına
Leyla Borovalı’nın İlk Solo Sergisi “İki Dirhem Bir Çekirdek” Offgrid Art Project’te
Cartagena’da Bir Akşam: Bellek, Emperyalizm ve Zaman
Sencer Gülün’ün Kişisel Sergisi Guga Contemporary’de!
Çağdaş Sanat: Sanatın Sonu mu, Değerin Yitirilmesi mi?
Yıldız Ersağdıç: Dekonstrüktif Bir Tasarım Sistematiğine Doğru
Deniz Gökduman’ın Resimlerinde Popüler Kültür İmgeleri
Bir Yangının İzleri Sanatın Tanıklığına Dönüşüyor
George Bataille’ın Edebiyat-Kötülük Anlayışı ve William Blake Şiiri
Yazar: Ahmet Arpad
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Adolf Hitler Almanyası’nda 4 Ekim 1933 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen ve 1 Ocak 1934’te yürürlüğe giren Gazeteciler Yasası o günlerde Almanya’daki gazetecilerin çalışmasını kökten değiştirmişti. Bu yasa, Nazi rejiminin medyayı kontrolünün en önemli aracı olmuştu. Ve diktatör Hitler bu yasayla ülke basınını denetiminin almak için ilk adımları atmıştı! “Bizdeki aydın sınıfını gördükçe öfkeleniyorum,...
Lucky Luke 80 yaşında
Lucky Luke, “Yalnız Kovboy” 80 yaşına basmaya hazırlanıyor. Gölgesinden hızlı silah çeken yalnız kovboyun 103. sayısı “Kutsal Lucky” 3 Kasım’da piyasaya çıkıyor. 14 Kasım 1946’da „Arizona 1880“ macerasıyla aramıza katılmış olan Lucky Luck’a (Red Kit’e) hayran olmayan yok. Bunlardan biri de rahmetli Turgut Özal’dı. Çok iyi anımsıyorum 2 Ekim 1981 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi birinci sayfadan...
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Kıraathaneler yüzyıla yakın bir süre İstanbul aydınları için kaçınılmaz buluşma yeriydi. Edebiyatçılar, düşünürler, gazeteciler, yayıncılar ve onlara yakın olmak isteyen gençler, günün belli saatlerini Beyoğlu’nun, Tepebaşı’nın, Babıâli’nin ve Divanyolu’nun kıraathanelerinde geçirirlerdi. Tepebaşı’na damgasını vuran Kanuniesasi Kıraathanesi ile özellikle 1930’lu, 1940’lı yıllarda İstanbul’un tüm yazar ve kitapçılarının her gün bir araya geldiği, Ankara Caddesi’ndeki Meserret Kıraathanesi...
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
2 Eylül 1894 Avusturya’nın önemli yazarlarından Joseph Roth’un doğum günüdür. Geçtiğimiz yüzyılda Doğu Galiçya’nın en büyük Yahudi yerleşimi kabul edilen Brody’de dünyaya gelmişti. Lise öğreniminin ardından başkent Lemberg’de üniversitesinin felsefe bölümüne kaydolur, ancak bir yıl sonra, 1914’de Viyana’ya yerleşir. Burada Alman edebiyatı öğrenimine başlar. 1916 yılında gönüllü olarak cepheye giden Joseph Roth Birinci Dünya Savaşı’nın...
Brecht: O küçük insanları severdi
Bir zenginle bir fakir karşılıklı durmuş birbirlerine bakıyorlar. Fakirin yüzü solgun. Konuşuyor:” Ben fakir olmasaydım sen zengin olamazdın…” Bertolt Brecht, 1934 * O burjuva karşıtıydı, küçük insanları severdi. Geçen yüzyıl Alman epik tiyatrosunun en önemli ismi kabul edilen Bertolt Brecht bundan 70 yıl önce, 14 Ağustos 1956 tarihinde Doğu Berlin’de ölmüştü. Geçen yüzyıl Alman epik...
Herbert Melzig ve Atatürk
Uzun yıllardır yaşadığım Stuttgart şu sıralar tartışmalı bir sanat etkinliğine hazırlanıyor! Stuttgart Devlet Operası’nın gelecek yıl sahnelemeyi planladığı “Atatürk – Die Legende von Mustafa Kemal” (Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi) operası daha gösterime girmeden tartışmalara neden oldu. Operanın tanıtım metinlerinde Atatürk “şiddet”, “otoriterlik”, “tarihsel suçlar” kavramlarıyla birlikte sunuluyor. 10 Nisan 2027’de sahnelenecek olan yapıtın yönetmeni...
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Edebiyat çevirmeni yalnız bir insandır, tek başına mücadele eder. O çok önemli bir kültür alışverişi yapar. Çevirinin olmadığı bir dünyada kültürler arası bir köprünün kurulması mümkün değildir. Bir edebiyat yapıtını çeviren kişi kesinlikle her iki dilin de yazınsal inceliklerini iyi bilmelidir. Yapıtın yazıldığı dilin tarihini, kültürünü ve toplumunu yakından tanıması da başarılı bir çevirinin ortaya...
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Alacakaranlıkta Yine kurşun dökmekte göz yaşlarının kazanında, sana bir kadeh için –kutlamaktır önemli olan yitirilmişi- bana da isli cam kırıklarım için –ateşe saçılmakta. Ve sana kadeh kaldırıyorum gölgeleri çınlatarak. Ingeborg Bachmann Çeviri: Ahmet Cemal Avusturyalı yazar İngeborg Bachmann 26 Haziran 1926’da doğmuş. Bundan tam 100 yıl önce. En ünlü yapıtı “Malina” adlı romanı 1985 yılında...
Stefan Zweig’den Maxim Gorki’ye: “Mektuplar günün birinde yine anımsanır”
20. yüzyılın en insancıl yazarı Stefan Zweig insan ve yazar olarak özgürlüğüne düşkündü. Zweig mektup yazmasını çok severdi. Mektuplaştığı ünlüler arasında, bundan 90 yıl önce, 18 Haziran 1936’da yitirdiğimiz Maksim Gorki de vardı. Yirminci yüzyıl Alman Dili Edebiyatı yazarları arasında Stefan Zweig mektup yazmasını en çok seven edebiyatçı olarak kabul edilir. Mektuplaşmak, ilişkiler kurmak, onları...









