Papatyanın ömrü ve kelebeğin Erik çiçeği badem vesaire Kış tohumun ve çekirdeğin uykusuydu Güneş uykusuz Yerlerin göklerin bir rüyâsı var Mesela karıncadan peygamber olsa der Herkes biraz yalnız ve yoksul Ölüm ve ayrılık olmasa ne güzel Öyle olsa herkes Tanrıyı sever 9 Mart 2026 Resim: David Hockney
Son Yazılar:
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
ustam dağınıktır dağınıklıktır benim
Kategori: Manşet
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Kırlangıçlar gider gelir, Ulu rüzgârlar gelir geçer, Durmadan eser meltemler, Koku taşır, sevda taşır. Esintiler hızlanır, kırlangıçlar uçar, Göğe yığılmış bulutlar süzülür havada, Ve tam öğleyin, sen ve ben Aynı güneşi görürüz tepemizde. Çiy ve yağmur düşer her yana, Hasat olgunlaşır, güzelleşir çiçekler, Ve yuvarlak yeryüzü boylu boyunca Ay ışığına da açıktır, güneşe de; Ve...
Ağaç ve… (Şiir)
Susmuş o ağacın gövdesinde, sonbaharın hatırlattığı anılar yaşıyor şimdi. Anılar ki ağır ağır birikir ve günbatımı kadar çabuk unutulur. Bir koku gelir; beyaz sabun köpüğü. Islak bir taş yerde yarım kalmış bir cümle. Özür, ...
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Bazen bir insanın kim olduğunu anlamak için, yaptıklarından çok, hiçbir şey yapmadığı andaki haline bakmak gerekir. Elinin telefona ne kadar çabuk gittiğine. Sessizlik uzadığında yüzünde beliren huzursuzluğa. Beklemeye ne kadar dayanabildiğine. Bir odada, bir bankta, bir otobüs durağında, bir haberin, bir mesajın, bir yeni uyarının gelmediği birkaç dakikada kendi içine doğru çöküp çökmediğine. Modern insanı...
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
Can, o sabah hayatının en küçük hatasını yapacağını bilmiyordu. Yirmi beş kuruş, her şeyine mal olacaktı. Gecenin sıcağı, İzmir’in dinmeyen esintisiyle pencereden içeriye hızla girmekteydi ve o yine uyuyakaldı. Sabah güneşi İzmir’i kavurduğunda, ter içinde uyandı. Çukurda kalan semtler yanıyordu; tepelerdekiler serin miydi acaba? İçindeki çukura kızdı, aslında gücü yetmediği için çukurdaki semtlerden ev aldığı...
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Uzun tarihsel dönemi boyunca sanat, bağımsız, eleştirel bir pratikten ziyade, siyasal ve dinsel iktidar yapılarını meşrulaştıran estetiğin taşıyıcısı olarak iş gördü. Antik Yunan’da tapınakları süsleyen kabartmalar, Roma İmparatorluğu’nda zaferleri ölümsüzleştiren anıt heykeller, Orta Çağ’da katedralleri anlamlı kılan dini resimler, zamanın iktidarının ve hâkim ideolojisinin propagandasını yapmak üzere biçimlendiriliyordu. Bu dönemde sanatçı, bireysel bir politik duruş...
Eril Rapunzel (Şiir)
Sensizlik, buzdan bir kule içinde yalnız kalmış bir gece, her gidişinle rüzgarlar şiddetleniyor içimde Daha çok var, sabah doğacak güneşe. Kim koruyabilir yalnızlığı Prangalarla bağlanmış buzdan zincirlere. Yaklaşan kalbinin ateşinde O soğuk gecede Yalnızlığım kavuştuğunda seninle Eriyecek bir şekilde O kule Gezindikçe ellerim teninde Tininle Böylece Tırmanıyorsun Ateşten bir kule ile Harelenen...
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
Çakıl taşkını sahilde, çapkın çıkışın sevinç izi kıyıya, rastlantı köpüğü, telaşla sızar vurduğu yere değin sınav, yaşamayı anlatır f/ani halka kopuğuna, suda, bir kama saplanır taşlı sahile artarken karnında beton sancısı; çekilir uğultu şehir mutludur yine de su dirimi gel-git nabzı çünkü mucizedir izi; martıların pırlama yarışı çakıl taşlarıyla kumun dudaktan öpüştüğü an rastlantı bağışı cömert yakamoz katmeri, pırıl...
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
I (…kim dedim beni arayan benim de onu aradığım kim) uzun yıllar sonra endişeli saatlerin birbirini kovaladığı ve hep kovalandığı çok uzun zamanlar sonra korkular ölürken içimizde yeni umutlar filizlenirken bir bir yollar yürünürken ağır aksak sahillerden geçilirken deniz kıyılarında; taşların ve dalgaların...
Osman Hamdi Bey: Resim Geleneği İçindeki Yeri
1957 yılında İstanbul’da düzenlenen Osman Hamdi Bey sergisi, yalnızca bir sanatçının ölümünden yaklaşık yarım yüzyıl sonra yeniden hatırlanması değildir. Bu sergi, Cumhuriyet’in kendi kültürel kökleriyle yeniden temas kurma arzusunun da sessiz bir ifadesidir. Sergi için hazırlanan bu katalog, Osman Hamdi’yi yalnızca tarihsel bir figür olarak değil; modern Türk sanatının kurucu bilinçlerinden biri olarak ele alır....









