Sanatçı Erkin Keskin, gravür çalışmalarından oluşan yeni sergisiyle izleyiciyle buluşuyor. Sanatçı, çalışmalarına ilişkin yaklaşımını şu sözlerle özetliyor: “Gravür benim için yalnızca bir baskı tekniği değil; çizginin zamanla karşılaşma biçimidir. Metal yüzeye kazınan her müdahale, düşüncenin, belleğin ve yaşanmışlığın bir izi olarak ortaya çıkar. Oyma, aşındırma ve baskı süreçleri benim üretimimde yalnızca teknik aşamalar değil, eserin ruhunu...
Son Yazılar:
Elliler Apartmanı: Öykünün ve Şiirin Yeniden İnşası Üzerine
Hasan Sarıtaş Gallery Sergi: COMMON GROUND
Sanat ve Ölümsüzlük Arzusu: Gılgamış Destanı Üzerine Felsefi Bir Deneme
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Kazananları Belli Oldu
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Aşı Yarası
Odysseus ve Sisyphos’un “Korkunç İşkence”si
TOMITA: BİR JAPON MÜZİK DEHASI
TÜRK SANAT PİYASASINDA ELEŞTİRİNİN ÖLÜMÜ
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Frank Zappa: Sosyo-Politik Hicvin Bestecisi
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
Doğanın Kanı, Şairin Mürekkebi: Kökler ve Kemikler
Hayatın Kıyısında Durmak: Erdost Akbaba’nın Neredeyse Romanı
Bodrum Golf Club’ta Ayla Turan ve Kemal Tufan’ın Heykel Sergisi Sanatseverlerle Buluştu.
EKSANAT 3. Seçki Çıktı!
Nizameddin Pirinççioğlu: Fotoğraf, Mezopotamya’nın Hafızasını Geleceğe Taşıyan Bir Tanıklıktır
Nihat Özdal’ın Bulut / Haiku Kitabı
Kategori: Manşet
Çekirdek Kabuğu
Dünya yuvarlaktır, okyanuslar kocamandır ve milyarlarca insan vardır. Düşünsene 63 milyon galaksi var ve sen 200 milyar gezegenin bulunduğu bir galaksidesin sadece… İnsan uzun bir süre boyunca hayal ettiği durumlara gerçekten sahip olunca bazen bu his yeterli gelmiyor sanırım. Sorun değer bilmeyen bir varlık olmamız mı? Yoksa hayallerimizden mi emin değiliz? Hayal olarak adlandırdığımız şeyler...
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
“Bir insan ne kadar sahteyse sosyal çevresi o kadar geniş olur.” Robin Dunbar Sosyal medyada gezinirken, medyadan tanıdığım bir influencer (Türkçeye ‘etkileyici kişi’ olarak geçen kelime) 47.000 kişilik takipçi sayısıyla dikkatimi çekti. Sanatçı olan bu kişi, paylaşımlarında sürekli video çekerek kendini anlatıyor; “Siz de neden böyle olmuyorsunuz?” dercesine subliminal mesajlar veriyordu. Hatta bazen “Benim gibi...
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Resim tablolarında ki, daha sonraları kamera fotoğraf ve filmlerdeki ışık düzenlemesi, zihinlerimizin görüntülerini yakalar. Bu gerçekten yola çıkınca; ışık ve gölgenin ustası olarak bilinen Rembrandt ve ışığa dramatik bir duygusal derinlik katan Vermeer öne çıkan ressamlardır. Sinema dünyasına bakınca Oscar ödüllü yönetmen George Roy Hill filmlerindeki ışığın nasıl olması gerektiğini göstermek için film çekimine başlamadan önce, New...
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Yapay zekâ karşıtlığı, slow science söylemi ve akademik öznenin kendine kapanma refleksi üzerine bir not Sorun hız değil; öğrenme sorumluluğundan kaçınmanın teorileştirilmesidir. Yapay zekaya “çöplük” diyenler bile var. Yapay zeka kullanımını akademik etiğin ihlaliyle özdeşleştirenler de var ve elbette yapay zekayı gayri etik bir biçimde yoğun olarak da kullananlar var ki yapay zekanın en büyük...
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
1929 tarihli bir kartpostal, bazen bir sergi kataloğundan ya da resmî belgeden daha fazlasını anlatır. Venedik’ten İstanbul’a, Feyhaman Duran tarafından Hikmet Onat’a gönderilen bu kart, iki ressam arasındaki kişisel dostluğun ötesinde, 1920’ler Türk resminin uluslararası temaslarını, kurumsal yapısını ve sanatsal yönelimlerini bir arada okumaya imkân verir. 1920’lerin sonlarında Venedik, yalnızca tarihsel bir kent ya da...
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
Son birkaç yıldır yapay zekâ (YZ) tartışmalarına nasıl bir sis perdesi içinde olduğumuzu şu manipülasyon ilkesi çok iyi özetliyor: Bir sorunu gizlemek istiyorsanız, onu genelleştirin. Çünkü YZ dediğimiz şey tek bir şey değil. Tıbbi tanı sistemleri, görüntü tanıma ağları, üretici dil modelleri, hedef belirleme algoritmaları gibi çeşitleri var. Hepsi de farklı mantıklarla, farklı amaçlarla işlevini...
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Disiplinlerarası sanatçı Andreas Hoffmann, 1990’dan bu yana uluslararası platformlarda bağımsız sanatçı olarak çalışıyor; performans sanatı, enstalasyon, video ve fotoğraf arasında kurduğu geçişken ilişkiyle kendine özgü bir dil geliştiriyor. Onun için beden ne salt bir malzeme ne de yalnızca bir anlatı. Otuz yılı aşkın bir süredir Hoffman’ın performatif pratiğinin tam merkezinde yer alan beden, bir sorgulama...
Roland Barthes: Dil Bir Deridir
Roland Barthes (1915-1980) edebiyat kuramcısı, filozof, deneme yazarı ve eleştirmendi. Normandiya’nın Cherbourg kasabasında doğdu ve babasının Birinci Dünya Savaşı’nda öldürülmesinin ardından annesi, teyzesi ve büyükbabası tarafından büyütüldü. Aile, İspanya sınırına yakın Bayonne şehrine taşındıktan sonra Paris’e yerleşti. Zeki bir çocuk olan Barthes, 1930’ların sonlarında Sorbonne’a gitti ve burada klasik edebiyat alanında lisans derecesi aldı. Ne...
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
1 Mayıs bir gün değildir. Takvimde yerini almış sıradan bir tarih hiç değildir. O, birikmiş öfkenin, sabrın, direnişin ve umudun adıdır. Bir bayramdan çok daha fazlası; bir sınıfın kendi varlığını fark ettiği, kendine ad verdiği, tarihe müdahil olduğu gündür. Bu yüzden 1 Mayıs kutlanmaz yalnızca; 1 Mayıs’a çıkılır, 1 Mayıs’a yürünür, 1 Mayıs’ta taraf olunur....









