Çalma eylemi, etik dışı özelliği bir yana, aynı zamanda her zaman “içinde bulunulan o an”dan koparılana işaret eder; şimdiyi ötelere fırlatma, yarına bir şeyler saklama… Gelecekte var olacak özneye şimdide var olan şölenden bir şeyler araklama… Araklama için önce bir “aralama” gerekiyor. Yani ayırt etme, seçme. Aralama sözcüğü içinse uyanık bir akıl. Dürer’in zamanın ağırlığına...
Son Yazılar:
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
Kategori: Manşet
James Monroe’nun Çiti ya da Donroe’nun Altın Varaklı Balyozu Arasında
Monroe’nun Çiti (1823 – Başlangıç) ABD Başkanı James Monroe, Kongre’de o ünlü sözleri (“Amerika Amerikalılarındır”) sarf ettiğinde yıl 1823tü ve aslında Latin Amerika’nın etrafına görünmez bir çit çekiyordu. Bu çit, sözde “Avrupalı sömürgecilere” karşı kalkandı; ama özünde, kıtanın tapusunu Washington’daki kasaya kilitleyen bir mülkiyet ilanıydı. Bugün de Donald Trump’ın, Amerikan basınında verilen ismiyle “Donroe Doktrini”...
gün batımı (şiir)
güneşi önüme aldım bulutlar beklesin iz verdim cigaraya dönüyor sırılsıklam ateşi çalan çalmış bize kalan kül her taraf kapital ve sürekli reklam güzellikler hep bir badireyle eklem seçimi kazansa da içeride ekrem söz ulaşmaz muktedire yetişmez eylem bizim sonumuz ancak mutsuz bağlam söylenerek yorulan dil bir mevsime salata yürek ve böbrek ayrı usul doğrama senden...
ÇUHA (ŞİİR)
‘’umur-ı mülkiyede müstahdem olacak memurlara mahreç olmak üzere’’ açılmış mektepte ben, leyli denirmiş, parasız yatılı. Lisan-ı Rumi ve Lisan-ı Bulgari dersleri kaldırıldı. Artık o topraklar başkalarının vatanı. Koğuşumda demirden dolap, yırtık pabuçlar ve jilet kâğıtları. Usturamın ucunda altın bir güvercin. Kirli ayıptır eski değil. Bitmiş yılların ardından sesleniyorum sana Yeşil çuhalı üstenci masaların gücü...
Aedh* Sevgilisinin Ölü Olmasını Diler (Şiir)
Ah bir yatıyor olsaydın, soğuk ve ölü, Batıda ışıklar solup giderken yavaşça, Gelip de buraya, eğseydin başını, Ben de başımı yaslardım bağrına; Ve sen şefkatli sözler fısıldardın, Affederdin beni, çünkü artık ölmüştün: Ne kalkıp giderdin ne kaçardın uzağa, Ruhunda yaban kuşları kanat çırpsa da, Ama bilirdin ki saçların bağlanmış ve dolanmış, Yıldızlara, aya ve güneşe:...
Truva: Heinrich Schliemann Kahraman mı? Sahtekar mı?
Sadece günümüzde değil, tarih boyunca kahraman ve sahtekar kavramlarının tam olarak netleşemediği bir çok kişiye rastlarız. Geçtiğimiz yazın sonunda, değerli arkadaşım Kamil Yüceoral’ın (emekli müsteşar) daveti üzerine, Ekim 2018’de açılan ve 2020 yılında Avrupa Yılın Müzesi Ödülü’nü alan Troya Müzesi’ne gittim.. Bu müzede Truva’dan elde edilen eşsiz tarihi eserleri yer almakta. Truva kazılarını başlatan ve...
Altın Ayı ödüllü “Sarı Zarflar”, Cuma günü sinemalarda
İlker Çatak’ın Altın Ayı ödüllü son filmi “Sarı Zarflar”, 27 Mart Cuma günü Türkiye’de sinemaseverlerle buluşuyor. Özgü Namal ve Tansu Biçer’in performanslarıyla dünya basınında yankı uyandıran ve yılın en çok beklenen yapımları arasında yer alan film, bir çiftin idealleri ile hayatta kalma arzusu arasındaki etik ve politik yol ayrımlarını merkezine alıyor. Oscar® adayı yönetmen İlker...
Bunları Duymalısın Pan (Şiir)
sevgili pan gidişinin üstünden kapkara bir mevsim geçti uzun botlarıyla yaprakları ezen bir adam gibi hâlâ şiirlerimi kimseye okutmuyorum hâlâ biraz büyük geliyor aldığın kazak kapımın önüne diktiğin çiçekler kocaman oldular evimle sokağı birbirine bağlayan tek şey şu çift taraflı iki menekşe dikişi yüzünü anımsayamadım geçenlerde ama parmakların hâlâ bileğimde duruyor bana demiştin ki paran...
Kitaplardan Bir Kimlik İnşa Etmek
On Beş Yaşın Pusulası Bugünün dünyasında her şey çok hızlı. Bilgi ayak üstü tüketiliyor, duygular ekran kaydırmaları arasında kaybolup gidiyor. Oysa bizim kuşağımızın, özellikle de o 15-16 yaşlarımızın bambaşka bir ritmi vardı. O yaşlar, bir insanın sadece büyüdüğü değil, asıl kimliğini inşa ettiği, ruhunun derinliklerine o ilk tohumların serpildiği yıllardır. Benim hikayem, pek çoğumuz gibi...








