Yapay zekâ karşıtlığı, slow science söylemi ve akademik öznenin kendine kapanma refleksi üzerine bir not Sorun hız değil; öğrenme sorumluluğundan kaçınmanın teorileştirilmesidir. Yapay zekaya “çöplük” diyenler bile var. Yapay zeka kullanımını akademik etiğin ihlaliyle özdeşleştirenler de var ve elbette yapay zekayı gayri etik bir biçimde yoğun olarak da kullananlar var ki yapay zekanın en büyük...
Son Yazılar:
Ebru Yolver: ÜÇ / KONSEPT
İnsan Haklarının Ontolojik ve Politik Sınırları: Doğal Hukuk ile Egemenlik Arasındaki Paradoks
ÜÇ FİDANIN GÖLGESİNDE: BİR MAYIS SABAHINA DOĞRU
Yonca Karakaş’ın Yeni Sergisi G-Art Galeri’de: “Back Contamination / Dönüş Kontaminasyonu”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Çekirdek Kabuğu
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Roland Barthes: Dil Bir Deridir
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Şükran Moral, New York Foursome’da Sanat Pratiğini Anlatıyor
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
Yazar: Sinan Kadir Çelik
Ölçütlerin Şiddeti: Bir Bilim Manifestosu İçin Giriş
Bazen bir olay, bir kurumu değil, bir çağın zihniyetini açığa çıkarır. 2014 yılında Imperial College London’da çalışan toksikoloji profesörü Stefan Grimm’in ölümü böyle bir olaydır. Olayın kendisi trajiktir; fakat trajedinin asıl önemi bireysel değildir. Grimm’in ölümünden sonra ortaya çıkan yazışmalar, modern üniversitenin giderek daha görünür hale gelen bir gerçeğini çıplak biçimde ortaya koymuştur: bilim insanları...
Harari’ye 10 Maddelik Manifesto: Marx’ı Okusaydın Bu Yanlışların Hiçbirini Yapamazdın
Sevgili Harari, Senin metinlerin “yanlış bilgilenme” sorunu değil; yanlış rejimin içinde bulunma sorunu. Yanlışlığın tek tek cümlelerinde değil, bu cümlelerin birlikte kurduğu epistemik-politik düzende. Sen okura tarih anlatmıyorsun; okura tarihin nasıl düşünülmesi gerektiğini dayatıyorsun: tür düzeyinde, biyolojiyle yumuşatılmış, kurumları “hikâye”ye indirgemiş, failin adı anılmadan, mülkiyetin dili konuşulmadan. Bu, masum bir popülerleştirme değil; modern ideolojinin en...


