Dört ret üzerinden yayıncılık, gerekçe etiği ve küçük editoryal iktidar alanları üzerine Dışarıdan bakan bazı arkadaşlarım, sağ olsunlar, eksik olmasınlar, benim iyi bir yazar olduğumu söylerler. Fakat “iyi” diye kendi başına duran bir şey yoktur. İyi, tek başına anlam taşımayan, ancak bir bağlam içinde anlam kazanan bir sıfattır. İyi yazar mı? İyi akademisyen mi? İyi...
Son Yazılar:
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
İçimdeki Yabancı – Geri Gelmemecesine Yitirdiklerimizden Baki Kalan Anılarımız
Yılmaz Kömürcü “Büyük Yalnızlık”la Geri Döndü
Çağdaş Sanatta Akışkan Form
Göz, Dil ve Sözcükler
Fotoğraf ve Felsefe
TOZAN ALKAN’IN ŞİİRİNDE HAFIZA, SİYASET, DİL VE KAYBEDENLERİN TARİHİ
Bozlu Art sonbaharı “Wabi-sabi” başlıklı yeni sergisiyle karşılıyor!
Asmalımescit-Tepebaşı-Şişhane Hattı: Bir Sanat Coğrafyasının 1990 Sonrası Dönüşümü
Yazar: Sinan Kadir Çelik
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Yapay zekâ karşıtlığı, slow science söylemi ve akademik öznenin kendine kapanma refleksi üzerine bir not Sorun hız değil; öğrenme sorumluluğundan kaçınmanın teorileştirilmesidir. Yapay zekaya “çöplük” diyenler bile var. Yapay zeka kullanımını akademik etiğin ihlaliyle özdeşleştirenler de var ve elbette yapay zekayı gayri etik bir biçimde yoğun olarak da kullananlar var ki yapay zekanın en büyük...
Ölçütlerin Şiddeti: Bir Bilim Manifestosu İçin Giriş
Bazen bir olay, bir kurumu değil, bir çağın zihniyetini açığa çıkarır. 2014 yılında Imperial College London’da çalışan toksikoloji profesörü Stefan Grimm’in ölümü böyle bir olaydır. Olayın kendisi trajiktir; fakat trajedinin asıl önemi bireysel değildir. Grimm’in ölümünden sonra ortaya çıkan yazışmalar, modern üniversitenin giderek daha görünür hale gelen bir gerçeğini çıplak biçimde ortaya koymuştur: bilim insanları...
Harari’ye 10 Maddelik Manifesto: Marx’ı Okusaydın Bu Yanlışların Hiçbirini Yapamazdın
Sevgili Harari, Senin metinlerin “yanlış bilgilenme” sorunu değil; yanlış rejimin içinde bulunma sorunu. Yanlışlığın tek tek cümlelerinde değil, bu cümlelerin birlikte kurduğu epistemik-politik düzende. Sen okura tarih anlatmıyorsun; okura tarihin nasıl düşünülmesi gerektiğini dayatıyorsun: tür düzeyinde, biyolojiyle yumuşatılmış, kurumları “hikâye”ye indirgemiş, failin adı anılmadan, mülkiyetin dili konuşulmadan. Bu, masum bir popülerleştirme değil; modern ideolojinin en...



