Türk resim sanatının ustalarından Neşet Günal’ın desenleri ve renkli ön çalışmaları Galeri Selvin’de “Yaşayan Desenler” isimli sergisi ile sanatseverlerle uzun bir aradan sonra buluşuyor. Cumhuriyet dönemi Türk resminin en önemli sanatçılarından biri olan Neşet Günal’ın sanatsal üretiminin temelini oluşturan, desenleri onun figür anlayışının ve toplumsal gerçekçi yaklaşımının en yalın ve doğrudan ifadesini sunuyor. Anadolu insanının...
Son Yazılar:
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: “BANA FİLMLERDEKİ HAYALİN YETER”- KENDİNE DÖNÜŞLÜ BİR ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Ayşegül Dalokay Fotoğrafları: Yavaşlığa Övgü
Çizginin İzinde: Erkin Keskin Gravür & Exlibris Sergisi
Çekirdek Kabuğu
Dunbar’ın Sosyal Sınırları ve “Influencer” Dünyasında ‘Bacı’ Olmak
ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?
Yavaşlık mı, Kaçış mı? Yapay Zekâ Çağında Akademik Oikeiosis Krizi
Feyhaman Duran’dan Hikmet Onat’a: Venedik’ten Sanayi-i Nefise’ye…
Yapay Zekâ Neden Şiir Yazamaz?
“SUSUZ YAŞAMIN AĞIRLIĞI”: Andreas Hoffmann’ın Beden Pratiğinde Doğaya Dönüş
Roland Barthes: Dil Bir Deridir
MEYDAN, HAFIZA VE SINIF: BİTMEYEN 1 MAYIS
Savaş sonrası Almanya’sında yaşam mücadelesi
Şükran Moral, New York Foursome’da Sanat Pratiğini Anlatıyor
Salad Man: Ânı sahiplenmek ve durmayı öğrenmek adına
SARHOŞ KORSANLAR DÜNYA TARİHİNİ DEĞİŞTİRDİ Mİ?
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
Kategori: Manşet
Edinburg’dan Cağaloğlu’na Bir Sanat Köprüsü: Suavi Sonar’ın Renkli Portresi
1957 yılının Ağustos ayında Edinburg’dan İstanbul’a, Cağaloğlu’nun o meşhur Afitap Müessesesi’nin sahibi kadim dostu Murtaza Kağıtçı’ya gönderilen bu kartpostal, basit bir selamdan çok daha fazlasıdır. Altındaki o tasarım şaheseri imza, Türkiye’nin yetiştirdiği en “dünyalı” sanatçılardan birine; Suavi Sonar’a aittir. Suavi Sonar’ın serüveni Sanayi-i Nefise’nin afiş atölyesinde şekillenmiş, İpek Film’de Nazım Hikmet ile kurduğu derin dostlukla...
Angelina (Şiir)
Kemerli uzunca bir burnun var Hatta Fatih burunlu da denebilir Ama çağ sıradan ve herkeste olanı Önemsiyor artık biliyorsun, bilesin Herkesten biri herkes gibi sıradan Olmamak için çırpınıp duruyor insan Kaşla göz arasında olmamak için Kaşlar uzaya gidiyor Kirpikler ok burunlar hokka Ne güzel herkes bir herkes aynı “Adlandırılmayan yoktur” mu demişti -Ne...
Leyla Qasim’a (Şiir)
o’ da şimdi yalnız, kısık lamba altında mırıldanır çocukluğu: kendi sesinde kuş besliyor ve benekli birkaç kedinin kışı sevmiyor, saçlarını kesti az önce en sevdiği sözcük anne, karanlığında çisileniyor kahkahalarla, yürüyordum zamanı zorluyor: değişme telaşıyla bir çiçek su isteyecek kadar günahkar direnmeye ancak şiirle gidebiliriz artık yılgınlığın kuşattığı unutmanın çağında adı -leyladır kanında...
ANNA MELLE’DEN NAUM FAİK’E MEKTUP
Sevgili Hocam Naum Faik, Uzun yıllar süren özlemden sonra sonunda sana yazma fırsatını buluyorum. Senin çok sevdiğin ata yurdundan ayrılmak zorunda kalışından bu yana halkının başına neler geldiğini anlatmak istiyorum. Bu mektup, benim bakış açımdan yapılmış öznel bir değerlendirmedir; karşılaştığımız tüm engellere rağmen özellikle olumlu gelişmelere odaklanmaktadır. Senin kökenin, doğduğun şehir olan Omid’e (Diyarbakır) dayanır....
Harari’ye 10 Maddelik Manifesto: Marx’ı Okusaydın Bu Yanlışların Hiçbirini Yapamazdın
Sevgili Harari, Senin metinlerin “yanlış bilgilenme” sorunu değil; yanlış rejimin içinde bulunma sorunu. Yanlışlığın tek tek cümlelerinde değil, bu cümlelerin birlikte kurduğu epistemik-politik düzende. Sen okura tarih anlatmıyorsun; okura tarihin nasıl düşünülmesi gerektiğini dayatıyorsun: tür düzeyinde, biyolojiyle yumuşatılmış, kurumları “hikâye”ye indirgemiş, failin adı anılmadan, mülkiyetin dili konuşulmadan. Bu, masum bir popülerleştirme değil; modern ideolojinin en...
Külhan (Şiir)
Yaza geç..yaz geçmesin bizi Dil hatasını sana bana ödetir Yaza geç…temin olur beni geçme Sabaha merhaba desem sular donuyor İklimin sesini biçme Ah…Yaza vefa mı veda mı bilemedim Hep okuyorum son zamanlarda Ahmet Hamdi’ ye selam söyle İçimde bir kurşun belki kuş Gece bensiz neyler diye düşündüm Sessizliğin de bir kalbi varmış Beni suskunluğun eyle...
12 Eylül (Şiir)
Agora meyhanesindeydik Tan atıyordu Kimse yoktu Biz kavlimizce kimseydik Omzuma kondun Hayretler içerisindeyim Bir baktım Elin elimdeydi Dirseğin karnımdaydı Allah’ım ne mucizeler Bir yazdı Sonra askerler geldi Seni kaybettim Resim: Cihat Burak
SANATÇILARIN YENİDEN SATIŞTAN PAY ALMA HAKKI
Orijinal bir sanat eserinin yeniden satış hakkı; eserin yaratıcısına ait olup, vazgeçilemez bir haktır. Sanatçının yeniden satış hakkı ( droit de suite ); orijinal sanat eserlerinin sahipleri eserlerinden herhangi birinin sanat piyasası profesyoneli aracılığıyla (Galeri, Müzayede vb.) yeniden satıldığı her seferinde telif hakkı almaya hak kazanırlar. Bu hak sanatçılara ve mirasçılarına; eserlerinin ikincil satışlarıyla ilgili...
Ne Kadar Sürerse Sürsün Bitişini Başlatacak Bir İlk Darbesi Vardır Her Asırda Acının (Şiir)
Bıraktım Girer girmez Kendimi koltuğa. En az Yolculuklar kadar Sevmediğim sonbahar Sabahlarından biriydi. Güneş, Baskısını yapmıştı Duvarın Odaya. Yerde, Önümde; Balkona çıkılan Yarıdan yukarısı camlı kapısı ve Üç parçalı penceresiyle Eğik bir duvar Daha vardı. Yerdeki duvarın kapısından İçeri bakınıp Oturdum geri ve Düzelttim Boynumu. İlk kahveden kalan Yarısı duruyordu fincanımın...








