ARA GÜLER VE AFRODİSİAS: AFRODİT’E AYIP MI EDİYORUZ?

Resim tablolarında ki, daha sonraları kamera fotoğraf ve filmlerdeki ışık düzenlemesi, zihinlerimizin görüntülerini yakalar.

Bu gerçekten yola çıkınca; ışık ve gölgenin ustası olarak bilinen Rembrandt ve ışığa dramatik bir duygusal derinlik katan Vermeer öne çıkan ressamlardır. Sinema dünyasına bakınca Oscar ödüllü yönetmen George Roy Hill filmlerindeki ışığın nasıl olması gerektiğini göstermek için film çekimine başlamadan önce, New York’tan görüntü yönetmenini Paris Louvre Müzesi’ne götürür oradaki tablodan filminde istediği ışığı gösterirdi.

Ara Güler

“1958 yılının sonbaharında Hayat Mecmuası için yeni açılmakta olan Kemer Barajının renkli fotoğrafını çekmek için, Nazilli’de vadinin içindeki dağın kenarında barajı en güzel açıdan gören yerdeydim. Tripodumu kurdum fotoğraf makinem üzerinde görüntünün güzel ışıklanmasını bekliyordum. Güneş batarken tam istediğim ışık oldu ve deklanşöre bastım.” 

Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçımız Ara Güler o fotoğrafı çekerken zamanın ne kadar geç olduğunun farkına varmadı. Oradan kente dönerken kapkaranlık yollarda kayboldu.

İyi ki de yolunu kaybetti. Geceyi geçirmek için küçük bir köyde buldu kendisini. Nazilli’nin 48 km ötesindeki Geyre köyünde geçirdiği o gece M.Ö. 5. yüzyıla ait Afrodisias antik kentinin dünyaca ünlenmesine neden oldu.

Ara Güler anlatıyordu “köye gittiğimizde köyün kahvesi kapanmak üzereydi. İçeri girdim lüks lambası asılı duruyordu. O zamanlar bu köye elektrik gelmemişti. Loş ışıkta, yerde üç tane roma sütün başlığı gördüm. Kahvenin masaları olarak kullanılıyordu. Kahvenin ortasında damı tutmak için burmalı bir Roma sütunu fark ettim.”

Sabah olup köyde yürüyüş yaptığında ise Ara Güler daha da hayretler içinde kalmaktaydı.

Ara Güler

Kendisi siyah beyaz fotoğraflar çekti dünyanın çeşitli dergilerine bu ilginç fotoğrafları gönderdi. Asında bu bölgede araştırmalar 18. yüzyılda yapışmaya başlamıştır. Bu araştırmalar çok sınırlı olarak belirli konularda olmuştur. İlk kazı ise 1904 yılında Paul Gaudin başkanlığında bir Fransız ekip tarafından yapılmıştır.

Ara Güler bu bölgenin yüzyıllar önceki tarihi kalıntılarla günümüz yaşayanlarının iç içe yaşamını gözler önüne seriyor. Dünyanın ilgisini Afrodisias üzerine çekiyordu. Kendisi “ben arkeolog değilim” diyerek, çektiği fotoları ve Geyre köyünü incelesin diye o dönem Princeton Üniversitesi’nde hocalık yapan, eğitimini klasik Roma Arkeolojisi konusunda tamamlayan Prof. Dr. Kenan Erim’e gönderdi.

Kenan Erim bütün yaşamını Afrodisias için geçirdi diyebiliriz. 1961 yılında başladığı kazı çalışmalarına tam 30 yıl devam etti. Burası ve önemi üzerine çeşitli akademik yazılar yanında, Afrodisias üzerine kitapta yazdı, Tabii ki kendisinin dünyaca değerlenen çalışmaları Türkiye’den de e ödüllendirildi (!) Maliye Bakanlığı, kazılarda çalışan işçilerin KDV’lerini  zamanında ödemediği için kendisine yüklü bir para cezası verdi. Ne yazık ki kendisi bunun üzüntüsüne dayanamadı 61 yaşındayken hayata  gözlerini yumdu.

Afrodisias sanat, kültür ve inanç açılarından eşsiz öneme sahiptir. Bulgularla Tunç Çağı’na ait yerleşim yerlerinin ortaya çıkarıldığı, Afrodisias antik kenti aşk ve güzellik kraliçesi Afrodit’ten ismini almıştır. Antik dünyada çok ünlü bir heykel okulu bulunan Afrodisias’da Afrodit Tapınağı yanında dünyanın en iyi korunmuş olan 30.000 kişilik bir stadyum, tiyatro, agora, Sebastetion yer alır. Dünya Mirası listesine alınmıştır. Sanat tarihi açışınsan taşıdığı eşsiz özellikleriyle bir açık hava müzesi olan Afrodisias 2017 yılından beri UNESCO’nun dünya mirası listesindedir.

Müze ve Ören yerinin iç içedir. Afrodisias Antik Kenti kazılarında ortaya çıkartılan eserlerin sergilendiği Afrodisias Müzesi çok güzel düzenlenmiş bir müzedir.  Dünya tarihinin eşsiz değerlerine sahip olan Afrodisias Müzesi’ni 2025 yılında 134.218 kişi gezmiş. Ziyaretçi sayısı oldukça düşük.

Nedense bilinmez; Anadolumuz dünya tarihinde eşi görülmemiş önemli antik kentlere sahipken, bunların duyurumu ve tanıtımı gerektiği şekilde yapılmamaktadır. Afrodisias gibi bir yer dünyanın hangi ülkesinde olsa şüphesiz yılda 135.000 kişiden çok daha fazla kişi tarafından ziyaret edilir.

Homeros un İlyada’sından beri yüzyıllar boyu sanat eserlerinde baş karakter olan mitolojinin güzellik ve aşk efsanesi olan Afrodit’in yaşadığı ve dünya üzerindeki en önemli anıtının bulunduğu tapınaklara sahip  Afrodisias Antik Kentine gereken tanıtım önemini vermediğimizden dolayı aslında Afrodit’e ayıp mı ediyoruz?

 

 

 

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.