Başlık olarak kullandığım “Hikâyede Kalmasın” tanımına hepiniz aşinasınızdır. Özellikle Instagram kullanıcısıysanız, hatta aktif bir Instagram kullanıcısıysanız, bu ifadeyi yalnızca duymamış, belki siz de kullanmışsınızdır. Bir paylaşımın, bir fotoğrafın, bir düşüncenin ya da bir anın yalnızca Story’de (Hikâye’de) kalmaması gerektiğini anlatır bu söz. Benimse bu kalıba bir itirazım var. Öncelikle öyküler, yani hikâyeler yazan biriyim. Hikâye...
Son Yazılar:
G-Art Yeni Sergi: Konuşan Eller
Savaş Karşıtı Bir “Destan”: Troya Blues
Fredric Jameson ve Raymond Chandler: Tavizsiz Diyalektik
Yapay Zeka ve Wall Street Endişesi
Yuvanın Resmi
Serdar Koçak’ın Dilinde Egemenlik, Aidiyet ve Özgürlüğün İmkânsız Anatomisi
Adolf Hitler ve basın özgürlüğü!
Gece İlahisi (Şiir)
Seyyah (Şiir)
Marx ve Joyce: Paralel Evrenler
Kefaret – Savaş denen melanet üzerine düşündürücü bir film
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Kategori: Manşet
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri, Ters Kule Yayınları tarafından yayımlandı. 122 şiir ve 36 düzyazı şiirden oluşan kitap, kadim yolculuk anlatılarının izlerini günümüzün siyasal, toplumsal ve kişisel deneyimleriyle buluşturan özgün bir kurmaca yapı kuruyor. Kurmaca ve şiir bir arada Kitabın omurgasını bir yolculuk hikâyesi oluşturuyor. Düzyazı şiirler bu hikâyeyi kurarken, manzum...
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Guillermo Del Toro, son 30 yılın fantastik imgeleminde önemli yer tutan bir sanatçı. Del Toro’nun Chuck Hogan ile birlikte önce roman ardından dizi formatında takipçisi ile buluşan Strain üçlemesinden yola çıkarak onun sinemasında faşizm kavramının ele alışı üzerine düşünmek istiyorum. Faşizm gerçeği, Tel Toro’nun korku ve gerilim ile donanımlı fantastik evreninde tuhaf bir rastlantı olarak...
Medeniyetin Sonunda Odysseus
Nolan’ın filmi, Batı’nın kendi değerlerine ihanetini ele alıyor. Christopher Nolan’ın Odysseia filmi, gösterime girmeden çok önce çevrimiçi kültür savaşlarının hedefi haline geldi. Özellikle X platformundaki aşırı sağcı yorumcular tarafından filmin tarihsel doğruluğu konusunda çok fazla tartışma yaşandı. Homeros’un Odysseia’sı, ister uzayda ister 1904 Dublin’inde geçsin, edebiyattaki en çok yeniden anlatılan ve işlenen öykülerden biridir. Nolan’ın versiyonu, 8. yüzyıl MÖ’deki sözlü şiirin...
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Geçen hafta vizyona giren, tekinsiz bir bebeği odağına almasıyla canavar çocuklar odaklı korku filmleri minvalinde bir film olan Karanlıktan Gelen (Nightborn) hakkındaki yazımın (*) başlangıcında “yalnızca çocuklara şiddet uygulanması değil şiddet uygulayan çocuk imgesinin de bir tabu olarak ana akım sinemanın kırmızı çizgileri arasında” olduğunu kaydetmiştim. Ülkemizde bu Cuma vizyona giren Peter Pan: Kabuslar Ülkesi...
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Nolan’ın önerisi, Trumpizm’in kopuşumuzun nedeni olduğu, nezakete, kurumsal meşruiyete ve ahlaka saygısızlığın bu krizi yarattığı; milliyetçiliğin ve zulmün açıkça benimsenmesinin bizi daha büyük eşitsizliğe ve şiddete doğru sürüklediği yönünde görünüyor. Christopher Nolan’ın Homeros’un destansı şiirinin sinematik uyarlaması olan Odysseia, ülkeyi kasıp kavurdu. Güney Illinois’deki memleketime yaptığım tatil sırasında, filmi kendim deneyimlemek için ailemle birlikte bir Dolby...
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Carl Jung “Yaratıcı olarak sen, yapacağını söylediklerinle değil, yaptıklarınla varsın.” demiştir. Bir yaratıcı kişi olarak çok değerli olan bu deyiş, ne yazık ki bütün yaratıcılar için geçerli olamamaktadır. Yaratıcıların büyük bir çoğunluğu hep yapacaklarından –büyük projelerinden- söz eder. Ortada bir şey yoktur. Çok az sayıda da olsa bazı yaratıcılar ise, etraflarına hiç önem vermeden sadece yaratmakla,...
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
İtiraf etmeliyim ki, Odyssey filmine yapılan aşırı tepkilerden biraz keyif aldım. Elon Musk’ı bu kadar sinirlendiren her şeyin doğuştan bir değeri olmalı, değil mi? Bu aşamada, beni şaşırtacak hiçbir kültürel aptallık yok. Ama Odyssey etrafındaki tartışmalar gerçekten karmaşık bir süreçti. Tanrılar ve canavarlar hakkında yüzyıllar önce, modern ırk veya tarihsel temsil anlayışlarımıza benzeyen bir efsanevi şiirden bahsediyoruz. Oyuncu kadrosunun yeterince “Yunan” görünmediğinden...
Brecht: O küçük insanları severdi
Bir zenginle bir fakir karşılıklı durmuş birbirlerine bakıyorlar. Fakirin yüzü solgun. Konuşuyor:” Ben fakir olmasaydım sen zengin olamazdın…” Bertolt Brecht, 1934 * O burjuva karşıtıydı, küçük insanları severdi. Geçen yüzyıl Alman epik tiyatrosunun en önemli ismi kabul edilen Bertolt Brecht bundan 70 yıl önce, 14 Ağustos 1956 tarihinde Doğu Berlin’de ölmüştü. Geçen yüzyıl Alman epik...
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Yalnızca çocuklara şiddet uygulanması değil şiddet uygulayan çocuk imgesi de bir tabu olarak ana akım sinemanın kırmızı çizgileri arasında yer alsa da korku sinemasında canavar ve/veya kötücül çocuk imgesi özellikle son elli yılda sık kullanılan bir imge. Sinema tarihinde psikopat (doğaüstü herhangi bir unsur içermemesi açısından sonraki on yıllardaki muadil sinematik temsillerden ayrılan) bir çocuğu...









