Neyi anımsıyorsun şimdi Gökyüzüne çekiçle vurduğumda çıkan ses Ne hatırlatıyor sana? Sıkıntımı gürleyemedim ondandır Bir çekiç daha? Kekeleyen ellerimi nerden anlaman gerektiğini söylemeyeceğim Bundan böyle Hiçbir şey demeyeceğim sana. Dünya iltihaplı bir yer Bunu dudağının kenarında bırakıp Bana söyleyemediklerinin yarasından anlıyorum Yukarıdan ayartıp aşağıdan terk ettiğinden beri Aşağı yukarı iyi bir insanım ben. Yüzüne rastlamaktan...
Son Yazılar:
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
Aynalar, Tlön, Kizaemon Ido ve Çatlaklar
“Bir Kentin Hafızası Kaç Dilde Yazılır?”
“Tiffany’de Kahvaltı”dan, “Cesur Yeni Dünya”ya
Star Wars Anlatı Sanatı Müzesi
Jean-Marc Veliscek: “Fransız sineması, bir film laboratuvarıdır.”
Seslerin Yerleştiği Konak: Edirne Müzik Müzesi
Kültürel Zeynalar ve Ninalar: Türkiye’deki Sinema ve Dizi Endüstrilerinde Teknik Alanda Yaratıcı Kadın Emeği
Cumartesi Anneleri ya da Masanın Altındaki Hayalet
Toprağın Altından Vitrine: Kazı Bilgisi Müzeye Ulaşabiliyor mu?
Ali Kazma’nın yeni kişisel sergisi “Oficios de la tinta [Mürekkep Zanaatları]”, Meksiko’daki Franz Mayer Müzesi’nde!
Genç Hitler‘in Viyana yılları
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Kategori: Litera
Kapı Aralığındaki Konuşma (Şiirler)
KAPI ARALIĞINDAKİ KONUŞMA Sabahın saat beşinde çalıyorum kapısını adamın. Kapıdan sesleniyorum: Siliska Caddesi’ndeki hastanede bir asker, oğlunuz, ölüyor. Adam kapıyı yarım aralıyor kilidin zincirini çıkarmıyor. Adamın arkasında karısı titriyor. Diyorum: Oğlunuz annesini çağırıyor Adam: Annesi gelmeyecek, diyor. Adamın arkasında kadın titriyor. Diyorum: Doktor şarap vermemize izin verdi oğlunuza. Adam: Bekleyin lütfen, diyor....
Tanrı’nın Eli (Öykü)
Tanrı’nın ya da üstün bir gücün varlığını hissettiğim günlerden biriydi. Siz, adına ne dersiniz bilmiyorum. Belki de Tanrı’nın kendisi değil de bir melekti. Fakat konumuz bu değil. Size anlatmak üzere olduğum olay gerçekleştiğinde, bir şeyin ya da bir kişinin beni gözettiğini hissettim. Bir şey, beni korumak için oradaydı. Seni neyden koruyacak, diye sorabilirsiniz. Cevabı çok...
BUZ
İnsan türünün özüne sinmiş bir kara zehir, bir irin var. Tüm bu korkunç hikâye cennetten kovulmamızla mı başladı yoksa atalarımızın alet yapmayı başardığı karanlık bir mağara çukurunda mı, bilinmez. Binyıllardır bitmez bir dehşet, korku, kıyım, yıkım hikâyesi. Savaşlar, sürgünler, göçler, kurulup/yıkılan şehirler, yazılan ve yakılan kitaplar, halkalı zincirden panoptikon’a kapatılmalar, aşağılamalar ve eziyetler tarihi. İnsanlık...
BİR GÜNLÜK, BİR HAYAT
Çocukluğumdan beri hep günlük tuttum; bazı günler daha uzun, bazı günler daha kısa… Her gece ajandama o gün hayatımda, ülkede veya dünyada önemli bir şey olduysa üç beş satırla karaladım; hayatıma geri dönüp de baktığımda yaşadıklarımı hatırlayabileyim diye. İnsan yıllar boyu her gün olan bitene dair bir şeyler karalayınca, beklenmedik derecede tuhaf çıkarımlarda bulunabiliyor hayatına...
Yaşam öğretir (Şiir)
Ne güzel de cıyaklıyor Sabahın erken saatinde Çalar saat sanki. Böğründe saklı çocuk Biliyorsun derdini Bütün açlar aynı dili konuşur. Uzatma çıkar koca memeni Doya doya sevsin seni. Birazdan büyüyecek Bisikletine binip gidecek uzak şehirlere Ve sen yolunu gözlemekle yorulacaksın. Emin ol, Dönecek bir gün Büyük bir elbisenin içinde. Kapak Resmi: Odilon Redon (Ayrıntı)
Sarı kapaklı tükenmez kalem
Yıllar önce kaleme aldığım ve hiçbir yerde yayımlanmadan çekmecede biriken öykü, deneme, anı ve anlatılar arasına karışan bu metni, ölüm oruçları bugünlerde yeniden gündemde olduğu için tekrar gözden geçirdim ve Eleştirel Kültür aracılığıyla paylaşmak istedim. Direnenlere… Saygı ile… * Bir heyet oluşuyor. Pek kalabalık olduğu söylenemez. Ama niceliği değil, temsil yeteneği önemli. Hep öyle söylenir....
HAİKULAR
PALİMPSEST Sevgili Walter –Dün silinen o cümleBugün gülüyor. EZRA POUND NilüferlerinSüslediği deredenHiç iz kalmamış KAHVALTININ EKSİĞİ Başo’ya selam –Mücevherleri nerdeSisli sabahın? CHARLES BAUDELAIRE Yağmur hikâye“Kaybetti kokusunutapınılan ilkbahar” WALTER BENJAMIN Badem sarhoş olKıracak seni bir elSert kabuğundan. DALÍ Ağzını açsaYürüdüğü yerlereKarınca düşer. MARCEL PROUST Mevsim sonbahar –Kahvenin yanından alÇocukluğunu. AVCI BECKETT Dışarda karakış –“eve gel geceüstünde...
Rayuela
“Bayan Léonie elime baktı, senin memelerinin üstünde uyuyakalmış ellerimin içine…” Bir çay kaşığı bıraktı. Eridik la Sibylle. Erimiştik. Nasıl unutursun? İyi bir Cortázar çevirisi, dünyanın en tatlı yemişidir demiştim sana, dudaklarından sonra. İnandığını sanıyorum. Dağınıklığın çünkü, heyecanlandırıyordu beni. Hiç fark etmedim: eksik miydin yanımda? Kısacık kestirip saçlarını, ilk sigaranı yaktın. Bir seçintiydi yumuşak, acı ağzında:...
Altın Söz (Şiir)
Çok gördüm Acısı yüreğine Dalga dalga vurdukça; Suyun kanadığını, Sönerken içimizdeki yıldızların ağladığını! Çok gördüm Sevdiği için seve seve ölenleri, Sevdiklerini hunharca boğazlayanları! Çok gördüm Gerçek açlığın, açlıktan öte olduğunu! Bir karınca ordusuydular altın dağı peşinde, Birkaç mavi kan, altın bir sözün! Düşler, dağını bulup parçaladıkça Kasalar dolup, Karun kıskandıkça, Daha çok açlık...









