EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ

Evren Erol’un Başka Bir Pencere başlıklı sergisi en sade ifadeyle, ‘doğa bize nasıl bakar, ne görür?’ sorusundan hareket ediyor. Serginin, düşünceden üretime evrilen süreci, Erol’un son birkaç yılda üzerinde çalıştığı temalardan, pek çok günlük yaşam karşılaşmalarından, sanatçının okuma ve araştırmalarından gelişmiş ve bu birikim sergideki formları ortaya çıkarmıştır.

Başka Bir Pencere izleyiciyi alışık olmadığı bir bakışa davet ediyor: Bir de doğanın gözleriyle yeryüzüne ve üzerinde gelişen ilişkiler bütününe bakmayı öneriyor. İzleyiciyi, doğaya bakarken kendisi görmeye çağırıyor. Faunanın ve floranın gözünden insana doğru yöneltilen bir karşı bakış ihtimalini önümüze getiriyor.

Sergide sekiz adet kaide üzerinde, iki ayağı üzerinde duran hayvan – insan karışımı metamorfoz bedenler ve on adet duvar heykeli bulunuyor. Kaideler üzerinde yükselen formların oluşturduğı kompozisyonlar ilk bakışta insanlar arası ilişkilerde sıklıkla gördüğümüz gergin, iktidar odaklı bakışı imleyen sahnelerden oluşmakta ancak formlardaki insansı ve hayvansı özelliklerinin bir araya gelişi bir karşı bakış ihtimali olarak doğanın bakışını önümüze getiriyor.

Erol’un üretim pratiğinde yer alan duvar heykelleri, bu kez floranın bakışı ile ‘insan kimdir, ne yaşar, ne yaşatır?’ sorularına odaklanıyor. Her zaman içeriden dış dünyaya baktığımız pencereler bu defa üzerlerinde açılan yırtık ve yarıklarla oluşan görüntülerin taşıyıcısı oluyorlar. Bir bitkinin varoluş formunun aşamaları biçimlerde ifade buluyor. Her percere yaşanan yüzleşmelere ve karşı karşıya gelme anlarına tanıklık ediyor.

Anlatının bütünü hayvan, bitki ve insan arasındaki ayrımları askıya alıyor. Evren Erol bizi bazen bir hayvanın gözünden yankılanan, bazen bir yaprağın damarlarında dolaşan, bazen de bir heykelin yüzeyinde şekillenen formlarla başbaşa bırakıyor.

Sergi doğayı dışarıdan izlenen bir nesne olmaktan çıkarıyor ve insanı doğanın bir parçası olarak ele alıyor. İnsan ile insan olmayan tüm canlıları eşitliyor; aralarındaki hiyerarşik ilişkiyi sıfıra indiriyor. Yerine iki yönlü yeni bir ilişki kuruyor. Bir yanıyla gerginliği, kaygıyı, tekinsizliği ya da tahammülsüzlüğü düşündüren durumlar diğer yanıyla huzuru, güveni ve sevgiyi çağrıştıran ortamlar yaratıyor.

Başka Bir Pencere şu sorulara eğiliyor: İnsan doğanın efendisi değilse, kimdir? Doğa yalnızca çevre değilse, nedir? Ve bakılan olduğumuzu fark ettiğimiz anda varoluşumuz nasıl değişir? 

Bir Cevap Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.