Bezginliğin yapıtı devasadır: Gaddarlığında çalışkan dünya, şu kımıl kımıl vahşetle dolup taşan arı kovanı, bu yapıtın içinde atan nabızdır. Aslında ne de zordur, hiçbir şey yapmamak: Dakikalar, günler, aylar boyunca. Durakalmak, bulanık bir gölün kıyısında, yıllar boyunca. Çamurlu su yüzeyinde yansımanı bile göremezken. Sonunda kaygan pullu balığa dönüşen yıllar, kayıp gider, avuçlarının arasından. Yaptığın gözünün...
Son Yazılar:
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Yazar: Orçun Güzer
WERTHER’İN UZLAŞMAYAN DİRENCİ, YAŞLANMAYAN ACILARI
Genç Werther’in Acıları başlığı bize ne anlatıyor? Birincisi, Werther’in genç olduğunu; ikincisi, Werther’in acı çektiğini; üçüncüsü de Werther’in bir değil birçok acısı olduğunu. Bir gencin acıları ne demektir? Orta yaşını geçmiş birine, tanıdık bir delikanlının acıları olduğunu söylediğimizde şu iki yanıttan biriyle karşılaşmamız muhtemeldir: 1. “Gençlikte acı mı olurmuş?” 2. “Gençlikte olur öyle şeyler, hangimiz...
VICTOR HUGO: Vicdan Epiği
Victor Hugo, Sefiller’de metropolün kuytularının, ara sokaklarının ruhunu yakalamaya çalışmıştır; gözden uzak kalan, refah içinde yaşayanların görmezden geldiği, görüp de umursamadığı ezilenlerin, ezilirken bile en altta kalanların, en altta kalmamak için yasa dışına çıkanların yaşamlarını izler ve gözler önüne serer. Sefiller’i neden okumalıyız? Bu önemli bir soru. Bu sorunun peşine düşerek, edebi bir sorunun nasıl...


