“Devrim tarihi” vaktiyle bir ders ismiydi ve çok güzeldi. Gelgelelim 12 Eylül’de tank paleti altında can vermesinden iki yıl sonra, “devrim” sözcüğünün hayaleti bile belleklere musallat olmasın diye söz konusu dersin adı “inkılap tarihi” olarak değiştirilecekti. Ufak bir pürüz ortaya çıkmıştı yalnız: Dil, Freud’a rahmet okutacak biçimde “inkilap”a sürtüyordu. Yurt genelinde tarih öğretmenleri bu konuyu...
Son Yazılar:
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
Yazar: Hakan Sipahioğlu
BİR BAŞKADIR: GÜLÜN ADINI KOYABİLMEK
“Adın ne değeri var? Şu gülün adı değişse bile / Kokmaz mı aynı güzellikte?” Hıyar yoğunluklu demografimiz nedeniyle Türkçede daha çok “Salatalığa hıyar deyince adı değişir tadı değişmez” versiyonuyla [1] yer etmiş olan bu dizeler Romeo ve Juliet’te geçer. Söz konusu dizelerin, kült romanı “Gülün Adı”nın ismini koyarken Umberto Eco’ya ilham verdiği söylenir. Zaten kitap,...
İKİRCİKLİ BİR İZMİR ÜTOPYASI: DELİBO – II
Delibo incelemesinin ilk bölümünde İzmir’in post-Kemalizm sonrası dönemin sosyal yapısı için çeşitli öneriler içeren ikircikli bir ütopya olarak tanımlamış fakat bu ütopyayı program olarak önüne koyacak solun temsilinin problemli olduğunu belirtmiştik. Şimdi bunun detaylandırmasına girelim. Hangi Sol? Delibo’da, yazarının sol müktesebatı doğrultusunda, “sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış bir kitle” olarak sunulmuyor İzmir. Konya-İzmir arasındaki kültür savaşına saplanıp...
İKİRCİKLİ BİR İZMİR ÜTOPYASI: DELİBO – I
Delibo aceleci bir roman. Telaşlı bir koşturmaca içerisinde, kayıp kahramanı Delibo’yla beraber kendi kendisini de arayan. Anlatının mekânında bir yere çıkmayacağı belli olan ara sokaklara girip girip geri dönen, bazen durup soluklanan, kimi zaman yatağını bulup aksa da sonra yine yolundan sapan. Biraz kederli, biraz öfkeli, biraz da gamsız bir “sarhoş metin”. Romantik birisi olsam...



