KAYBOLAN BABIÂLİ’NİN ARDINDAN: Biraz da kaybolan Babıâli’nin ardına düşelim mi, ne dersiniz? 1990’lardan itibaren, eski Babıâli adım adım kaybolup gitti. Şimdinin en genç gazetecisini karşınıza alıp sorsanız; size hiçbir şey anlatamaz eski Babıâli’den…Kentin epeyce uzak semtlerindeki plaza’larda, center’lerde üslenmiş günümüzün gazetelerinden bahsedebilir ancak… Biz şimdi, ilk yıllara gidip, işin başlangıcına bakalım: Banliyö trenlerindeki, deniz hatları...
Son Yazılar:
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Kategori: Litera
Ara (Şiir)
Sonra yeniden döndüm eski ve mutsuz günlerime… Kamyonlar geçiyordu uzun ışıklarını yüzüme doğrultarak Bir sorgu odasındaydım sürekli… yalnız ve sinik… Enginlik uçsuz bucaksızlığıyla dağıtmıştı o son alevden şöleni Büyük bir kaza sonrasında yeniden yürümeye çalışırken Koltuk değnekleri konuşuyordu ardımdan: “Ne sağ ne de ölü…” Duyuyordum… Başlamadan bitmiş ve yarım kalmış hikâyem Yalnızca geceye karşı...
SALLY RONNEY’İN NORMAL İNSANLARI, NORMAL MİDİR?
Hemen her birimiz, günlük dilin sınırları içinde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde, sosyal ortamlarda “normal olmak, normalim, normal değilim, bu normal değil, sen normal misin, ben neden normal biri gibi olamıyorum vb. ” dilsel ifadeleri sıkça kullanır ve “normal” sözcüğünü farklı bağlamalar içinde tartışırız. Bununla birlikte sözcüğün taşıdığı, işaret ettiği anlamsal kodlar ile ilgili...
KÖR YUSUF (ŞİİR)
Kör ebe kör ebe, Kör bir derinlikten çektiğim su Kaçış izleri yüzünde Biriktirdiğim, bu ıslak suret bir gün Eğri bir ağacın gövdesi olur. Yücelir, buhar olup tavanda Nemli ve çay kırmızısı, toprak mavisi lekeler Eşelerim bir sırma suyu, Yine bu kör derinlikten çektiğim Çıplak vücudu. Sırça bir surette, ışık hiç eskimez, Renkler...
Nehir (Şiirler)
George Szirtes Macar – İngiliz şair ve çevirmen. George Szirtes İngiltere’nin önde gelen, çağdaş şairlerinden biridir. Macar asıllı şair 1948 yılında Budapeşte doğmuş. II. Dünya savaşının son yıllarında ailesiyle birlikte toplama ve çalışma kamplarında hayatta kalmış, 8 yaşında bir göçmen olarak İngiltere’ye gitmiştir. Szirtes’in ilk şiirleri 1979 yılında İngiltere’de yayımlanmaya başlamış. Aslında sanat eğitimi...
480 TL’LİK HAYATLAR
Karaköy’ün tarih ve Derby yapıştırıcısı kokan rutubetli sokak aralarından çıkarak Bankalar Caddesi’nden taksiye bindik. Vakit, günün en umutlu zamanıydı: 10.05. Ekonomi ve hayat ne kadar kötü olursa olsun sabah vakitleri, esnafın gün içerisinde en umutlu olduğu saatlerdir. Tıpkı gençlik gibi. İnsan gençken umutlanır, değiştirebileceğine dair umudu daha fazladır bazı şeyleri. Yaşlandıkça artar korkuları, umutsuzlukları...
1,618 (şiir)
şimdi bir kez yazacağım. en azından yaşam boydan boya çizsin karanlığın üstünü. o vakit ben de harelerin bodrumların kilerlerin üstünü çizerim. aydınlıkla. bilmiyorum neyle. hem nasıl çizebilir yaşam. ne ki o. çözülecek denklem değil kafa yorduğum. kokusu tanıdık gelmeyen bir tür sebzeye seslenerek. ey kereviz olabilir bu seslenmenin yankısına bulaşan. gücümü toplayıp tamamlayabilirim duamı. bir...
Kapıyı çalan da kim?
On sekizinci yüzyıl ortasında buharı sıkıştırıp bundan müteharrik makine imal etmeye dayanan icatlar sürecine Endüstri Devrimi diyoruz. Bu icatlar laf olsun diye meraktan yapılmamıştır, kapitaliste para kazandırır. Endüstri Devriminin başladığı yer İngiltere, münhasıran Manchester şehri… Aslında buharı tenceresinde muhafaza eden Fransız mucit Denis Papin’dir, fakat Fransız bilim tarihçileri ne kadar tepinse bu şeref bir kez...
İZMİR’DE FANZİN APARTMANI VE BİR SOSYALBİLİNÇ HAREKETİ
Medya çağındayız. Teknolojik gelişme, bilginin ve haberin yayılmasını çok kolaylaştırdı, çok hızlandırdı. Bu olgu sayesinde 1980’lerden bu yana hızla yayılan neoliberal politikalar, başta ekonomi olmak üzere bütün toplumsal ilişkileri büyük değişime uğratmış, piyasa ekonomisini her alanda geçerli kılmıştır. Kitle iletişim araçlarının mevcut piyasa koşullarının dinamikleriyle şekillendiği ortamda kültür de piyasalaşmış, değerinden çok şey yitirmiştir. Egemen...
Fırtınadan Önce
Yarın yağmur var ama bu gece gök duru, yıldızlar ışıyor. Yine de geliyor yağmur tohumları boğacak belki. Denizden gelen rüzgâr bulutları sürüklüyor; daha görmeden hissediyorsun. Tarlalara bakmalı şimdi, sular altında kalmadan önceki hallerine. Dolunay. Dün, hayvanlardan biri ormana kaçtı, alelade bir hayvan değil, koç, koca bir gelecek yani. Bir daha en fazla kemiklerini görürüz. Çimenler...









