Bugün de geçecek hiç anlamadan bari çiçeklere su vermeyi unutma akşam olacak, çekip gidecek güneş kuşlar uçacak bilmediğin bir yere sezdirmeden sokaklara inecek karanlık. Akarsular beklemez kimsenin gelmesini durmadan akar; anla, sen de dışarıya çık nasıl olsa her yerde gözaltındasın duy içindeki bağıran sesi bir şeyler yap işte, artık iyileştir kalbini. İnsan diye dolaşan yaralara...
Son Yazılar:
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
İçimdeki Yabancı – Geri Gelmemecesine Yitirdiklerimizden Baki Kalan Anılarımız
Yılmaz Kömürcü “Büyük Yalnızlık”la Geri Döndü
Çağdaş Sanatta Akışkan Form
Göz, Dil ve Sözcükler
Fotoğraf ve Felsefe
TOZAN ALKAN’IN ŞİİRİNDE HAFIZA, SİYASET, DİL VE KAYBEDENLERİN TARİHİ
Bozlu Art sonbaharı “Wabi-sabi” başlıklı yeni sergisiyle karşılıyor!
Asmalımescit-Tepebaşı-Şişhane Hattı: Bir Sanat Coğrafyasının 1990 Sonrası Dönüşümü
Çizginin Öteki Yüzü: Ressam Güngör Kabakçıoğlu
TRANSENDENTAL LOGOS/ VACH
Moksvin (Öykü)
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Yazar: Veysel Çolak
Kül ve Rüzgâr (Şiir)
Dar günler geçiriyorum jiletle oynayarak iğde zamanı, duygularım delik deşik, tedirgin buruşturup attığım akşamlar oluyor her sözcüğün arkasına bakıyorum harflerin arkasına, bulamıyorum meğer sen suskunluğuna gizleniyorsun. Saçlarım azaldı iyice, alnım eskidi yaşlandı sesim çok özledim haylazlığımı. Ölü bir dile çalışıyorum, olsun hiç değilse kendimle konuşurum. Birlikte sevdiğimiz kediler oldu bırak bu halk...
Çekilmiş İki Hançer Arasında
Öncesi sonrası yok bir akşam bıraktın bana sonsuzluk böyle bir şey olmalı, bir başına çekilmiş iki hançerin arasında, ama korkusuz büyüyen bir yürek, son kez kendine saldıran. Kimsenin bilmediği bir akşam küle dönüşüyor dokunduğum her kitap gözümün önünde bir bir gidiyor son kırlangıçlar kanatlarında uzaklığın rüzgârı insan avından dönenler var zaten kan var herkesin elinde...


