“Yol, bulutlaşır; varlık, yer değiştirdikçe kendine döner.” (s. 28) Günümüz şairlerinden Nihat Özdal’ın son şiir kitabı Bulut / Haiku, Haziran 2026’da Lando Yayınları tarafından yayımlandı. Seksen dört sayfalık kitap, Özdal’ın çektiği fotoğraflardan ve kaleme aldığı haiku biçimindeki şiirlerden oluşuyor. Kitabın inşa sürecine dair şairin sebeb-i telif niteliğindeki ifadeleri arka kapakta yer alıyor. Tematik bütünlük arz...
Son Yazılar:
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
2025 Arthur C. Clarke Ödüllü ANNIE BOT Şimdi Raflarda!
Kategori: Litera
Rus Edebiyatında “Yüksek Yaratı”ya avantgarde çelmesi
Tam da ülkemizde ve elbette dünyada da başta şiir olmak üzere edebiyatta ve sanatın genelinde bir tıkanmışlığın kendini ağır biçimde hissettirdiği bir dönemde özellikle bizim şiirimiz için yol gösterici olacağına inandığım çok önemli avantgarde bir şiir kalkışması olan , 1927-1930 yılları arasında etkin olan Rus OBERIU hareketi (ya da toplaşması diyelim) üzerine Buzdokuz şiir dergisi...
MİMAR GÖZÜYLE DUYGUSAL KENTLER ve “BİR BURUK İSTANBUL”
Hikmet Temel Akarsu aslen mimar olan, mimarlığa dokunup edebiyat dünyasına rotasını çeviren bir yazar. Gençlik olaylarının en hızlı olduğu dönemlerde İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde eğitim almış ve 1982 yılında mezun olmuştur. Mimarlık mesleğini özel ofislerde deneyimlemiş, kendini bu dünyaya ait hissetmeyerek farklı ülkelerde ayakta kalma mücadelesi verirken yazmaya başlamıştır. Yaşanılan zamanın absürdlüklerini dile getirdiği underground kitapları...
“GÖĞE TIRMANAN SU”: YÜCEL KAYIRAN’IN NİSAN TEZLERİ’NDE TİN, YAZGI VE DİRENÇ
Çağdaş Türkçe şiirde “felsefi şiir” kavramını yalnızca kullanan değil, onu poetik bir kategori hâline getirerek düşünsel bir alan olarak kuran isimlerin başında Yücel Kayıran gelir. Şairin aynı adı taşıyan kitabı Felsefi Şiir, Türkçe şiirin düşünceyle kurduğu ilişkiyi yeniden tartışmaya açmış; şiirin yalnızca duygu değil, ontolojik ve etik bir sorgulama alanı olduğunu göstermişti. Nisan Tezleri ise...
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Edebiyat çevirmeni yalnız bir insandır, tek başına mücadele eder. O çok önemli bir kültür alışverişi yapar. Çevirinin olmadığı bir dünyada kültürler arası bir köprünün kurulması mümkün değildir. Bir edebiyat yapıtını çeviren kişi kesinlikle her iki dilin de yazınsal inceliklerini iyi bilmelidir. Yapıtın yazıldığı dilin tarihini, kültürünü ve toplumunu yakından tanıması da başarılı bir çevirinin ortaya...
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
Yanlışta neden ısrar ederiz ve kurgucular bunu nasıl anlatıya çevirir? Gerçeği arayan değil, tutarlı bir öykü arayan canlılarız Bir kitap alırsın eline; koltuğuna, çalışma masana oturur ve bir sayfayı açarsın. Henüz hiçbir şey okumamışsındır, oysa zihnin okumaya çoktan başlamıştır. Çünkü beynin aslında bir tahmin makinesidir. Binlerce yıl önce, karanlık ve tehlikelerle dolu patikalarda yürüyüp...
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
“ Cebinde kimliği vardır, bak bakalım“, dedi adam binanın güvenlik görevlisine. Elini, kafası yarılmış, can çekişen gencin pantolonunun arka cebindeki şişkinliğe uzattı beriki. Cüzdanı çıkardı, içinden de kimliği. “ Edip`miş adı“, dedi; “ Edip Us “. Diğer adam cep telefonundan 112’yi arıyordu. Konuşmaları belli belirsiz duyuyordu Edip; “ Sağ el. . .sağ el. . .“,...
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
Ben kediye dönüşen kadınım. Beni tuhaf bulduklarını biliyorum. Haklılar da: Cidden tuhafım. Ama bir gün, insandan çok kedi olacağım ve tuhaflığımın da şöyle açıklanacak: bir zamanlar insan olup sonradan kediye dönüşmüş, o yüzden. O zaman bir kedi olmayı amaçladığım anlaşılacak. Aslında hiçbir zaman gerçekten insan olmadığım, sadece bir kedi olduğum anlaşılacak. Sıradan bir kedi olduğum...
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Senagal, Dakar’dan üç mil uzaklıktaki Goree Adası’na 20 dakika süren küçük yolcu feribotu ile gidilir. 0.181 km yüzölçümü olan Goree Adası, transatlantik köle ticaretinin merkeziydi. Bu ada 15. ve 19. yüzyıllar süresince Portekizliler, Hollandalılar, İngilizler ve Fransızlar tarafından yönetilmiştir. Adada yer alan ve “Geri dönüşü olmayan kapı” ile bilinen Köle Evi’nden, Amerika’nın Keşfinden sonra o...
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Alacakaranlıkta Yine kurşun dökmekte göz yaşlarının kazanında, sana bir kadeh için –kutlamaktır önemli olan yitirilmişi- bana da isli cam kırıklarım için –ateşe saçılmakta. Ve sana kadeh kaldırıyorum gölgeleri çınlatarak. Ingeborg Bachmann Çeviri: Ahmet Cemal Avusturyalı yazar İngeborg Bachmann 26 Haziran 1926’da doğmuş. Bundan tam 100 yıl önce. En ünlü yapıtı “Malina” adlı romanı 1985 yılında...









