Tarih yaşanan tesadüflerle biçim alır. 1889 yılında Fransa’nın güneyindeki küçük şehir Clemont Ferrand’ da ki bir tamirci dükkanına Jean Cloude lastiği patlamış bisikletinle gelip Edouard usta dan yardım istemeseydi bugün dünyadaki bütün restoran sahiplerinin tek rüyası olan “Michelin Yıldızı” almak diye bir kavram olmazdı.
1880’lerin sonlarında bisiklet tek ulaşım aracıydı. Jean Cloude iterek getirdiği bisikletine yardım için, 30 yaşında olan Édouard’a başvurunca Edouard o güne kadar kimsenin düşünmediği bir fikri yapmaya karar verdi. Havalı lastikler yapacaktı. Bunun için önce tekerleğin sökülebilir olması gerektiğine karar verdi. Uzunca çalışmalardan, denemelerden sonra 1891’de sökülebilir lastik için patent aldı.
Bisiklet lastiği için başlayan bu serüveni tabii ki otomobil lastiği içinde kulanan Edouard ve Andre Michelin kardeşler Michelin Lastiklerini kurmuştur. O dönemde otomobil dünyada yaygınlaşmaya başlamıştır. Michelin Lastikleri değiştirilebilme ve diğer üstün özellikleriyle otomobillerin tercihi lastik olmuştur. 1900 yıllarının başında Fransa’da toplam sayısı 3.000 ü geçmeyen sayıda otomobil bulunmaktaydı. Bu araçların yollar kat etmesi, lastiklerinin eskimesi gerekiyordu ki, yeni Michelin Lastik satın alınsın. Bu konu iki kardeşin en önemli konusuydu. Acaba ne yapsalar?
Küçük kardeş bir gün çok ilginç bir fikirle geldi. Fransa’yı gezecek otomobillerin gidecekleri yolları ve bu yollar üzerindeki tamirhaneler, kalınacak, yemek yenecek yerleri belirleyecekti. Bu yerleri belirten bir harita rehber yapacaklar ve bütün araç sahiplerine bu rehberi dağıtacaklardı. Böylece otomobiller daha uzun yollara çıkacak, lastikleri eskiyecekti. Böylece, Michelin lastikleri satışları artacaktı.
Ve kendisi yola çıktı bir yıla yakın süren bir yolculukla yerleri belirledi. Michelin Kardeşler ilk kırmızı rehberi yayınladılar. Gerçekten de sürücüler çekinmeden uzun yollara çıkmaya başladılar.
1920 yılına kadar parasız basıp dağıttıkları bu rehberi, o yılların kapitalist anlayışına uygun olarak paralı hale getirdiler. O yöntemle para kazanmaya başlayınca bu rehberde önerdikleri yerlerin kalitesinin belirli seviyede olması gerektiği sorumluluğunu hissettiler.
1926 yılından itibaren rehberde yer alan yerlere gizlice müfettişle gönderip, yerlerin yanına yıldızla değerlendirmeler koymaya başladılar. 1956 yılından itibaren Fransa dışına çıkılarak diğer Avrupa ülkeleri listeye eklendi. Bugün 40 dan fazla ülkede restoranların kıyasıya rekabetle kederlerini değiştiren Michelin Yıldızı alma yarışı sadece lastikçi kardeşlerin memnun edilmesinden doğmuştur. (dünyada 3.700 restoran Michelin Yıldızlıdır)
Ayrıca, tamamen kapitalist sistemin başarılı birer örnek kişisi olan Michelin Kardeşlerin büyüğü Edouard bir ticaret fuarını gezerken lastiklerinin üst üste konduğunu görmüştür. Bu görüntüyü çok beğenen Edouard o dönemde yeni yaygınlaşan reklam dünyasında; Michelin Lastiklerinin logosu olan ikonik maskotu “Bibendum” u yaratmıştır.


Bir Cevap Bırakın