“Sisyphos’u gördüm korkunç işkenceler çekerken: Yakalamış iki avcuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, habire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına tam bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisingeri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belası kaya, o da yeniden itiyordu kayayı...
Son Yazılar:
Anne Carson ile Şiir Üzerine
Yedi Deli Tek Zihin
Hiperpolitikadan Sonra Ne Geliyor?
Lambanın İçindeki Karanlık (Öykü)
Sanat Endüstrisinin İklime Etkisi Üzerine Düşünceler
HALİS DOKGÖZ’DEN “TEMASTAKİ İZ AYRINTIDAKİ ŞEYTAN” RAFLARDA
Gülüşümdeki Hançer İpekte Sınanmıştır
Türk Görsel Sanat Eleştirisinde Retorik Estetik ve Gözün Tasfiyesi
Lucky Luke 80 yaşında
LÉVİNAS’IN ÖLÜM, ZAMAN VE ÖTEKİ İLE HESAPLAŞMASI
En Zararlı Varlık İnsana Karşı Benim Yoldaşım Yapay Zeka
BEYOĞLU’NDA 97 ETKİNLİKLE “MUAMMER KARACA TİYATRO BAYRAMI” BAŞLIYOR!
Algoritmik Kapitalizm: Savaş, Kaos ve Düğümler
Otonom’dan Yeni Kitap: Devrimin Neşesi
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Yazar: Seren Özdoğan
Yolun Yükü
Yola çıkalı ne kadar olmuştu bilmiyordu. Fakat sabahın ilk ışıklarında etkisiz olan güneş şimdi tepesine dikilmiş bütün varlığıyla gücünü hissettirmeye başlamıştı. Gözlerini güneşten ayırıp önünde uzanan yola çevirdi. Bu yolun nerede başlayıp nerede bittiğini bilmiyordu. Yol bütün ağırlığıyla uçsuz bucaksız bir halde karşısında uzanıyordu. Yolda olması bir davet değildi, kendini bildi bileli bu yolun yükünü...
Banksy ve “Yazarın Ölümü”
Bir sanatçıyı tanımadan onun eseriyle karşılaşsaydık anlama yönelik değişim nasıl olurdu? Ya da bir değişim olur muydu? Mesela Van Gogh’un kim olduğunu bilmeseydik eserleri “delilik” veya varoluşsal trajedisi üzerinden yorumlanır mıydı? Ya da Frida Kahlo’nun yaşamış olduğu acılar bilinmeseydi eserleri doğrudan hayat hikâyesiyle ilişkilendirilir miydi? Belki de ne Van Gogh’un renkleri ve fırça darbeleri trajedisi...


