Pazardan pazara suluyorum artık bulutları güneşin toprağını eşelemiyorum çoktandır bağından içmiyorum yıldızların tozunu sebepsiz gülüp geçiyorum ölümlere besbelli kötüye gidiyor bir şeyler… Martılara sözcük atmıyorum nicedir köpekler havlamıyor bahçesinde teknemin cümle içinde kullanmıyorum aşkı besbelli kötüye gidiyor bir şeyler… Usta şairler kekeliyor durmadan çıkmış çivisini çakmaktan yoruldum zamanın ah! bu kalp sevmekten bitap...
Son Yazılar:
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
1218. Sokak (Şiir)
Çoktan Unutulmuş Günler İçin (Şiir)
Ansızın Giden Güzel Adam: Mustafa Horasan
Kemal Ilıkkan’ın ilk romanı “Zaman Salıncağı” yayımlandı
YOUTUBE HOLLYWOOD’U YENDİ!
Stefan Zweig’den Maxim Gorki’ye: “Mektuplar günün birinde yine anımsanır”
Yerden Göğe Bir Vizyon: Türk Arkeolojisinin Doğuşu ve Epistemolojik Dönüşümü
“Gerçek Ötesi”ne İtalya’dan En İyi Sanat Filmi Ödülü
Poltergeist ya da Sinyalsiz Ekrandan Dışarı Fırlayan Dehşet
Zeki Faik İzer – Zühtü Müritoğlu – Elif Naci Üzerine Bir Kartpostal Okuması
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
ARAP DÜNYASININ YENİ YILDIZI: HALA BENSAID
11. Hitay Vakfı Sanat Yarışması Başvuruları 30 Haziran’a Uzatıldı
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
İnsan-Sonrası Bir Dünya: “Three Robots” ve Bir Kedi
MODERNİZMİN GÖRÜNTÜSEL YAPISI
Geçmiş Kimin? Arkeoloji, Siyaset ve Kültürel Mirasın Sahipliği
Hegel’in “efendi-köle diyalektiği” nedir?
Kategori: Litera
Döngü (Şiir)
Taşlar yuvarlanır, gözler ıslanır Ve insan ıssızlaşır Gittikçe gelirler geldikçe çoğalırlar Ruh gibi kuş gibi uçup giderler Başkaları gelir ardından Işık süzülerek bütün karanlığı kaplar. Gök kırık mavisiyle boynumu öpüyor İlk yaratılan yere dönelim, ilk tohumla yeşerip O ağaca sarılalım Ben kadife ormanın saklı gürültüsüyüm Biliyorum çığlığımla su taşar sarnıçlardan. Hatırlayamıyorum yere düşen...
Leyla Qasim’a (Şiir)
o’ da şimdi yalnız, kısık lamba altında mırıldanır çocukluğu: kendi sesinde kuş besliyor ve benekli birkaç kedinin kışı sevmiyor, saçlarını kesti az önce en sevdiği sözcük anne, karanlığında çisileniyor kahkahalarla, yürüyordum zamanı zorluyor: değişme telaşıyla bir çiçek su isteyecek kadar günahkar direnmeye ancak şiirle gidebiliriz artık yılgınlığın kuşattığı unutmanın çağında adı -leyladır kanında...
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
Aşağıya bak Eğil. Daha fazla eğil. Dizlerini bırak, sırtını unut, ufuk çizgisini unut ve aşağıya bak. Toprağa. Toprağın hemen üstüne, o birkaç santimetrelik mesafeye, kimsenin bakmadığı yere. Orada bir yaprak kümesi var. Gövdeden dışarıya doğru açılmış, birbirinin üstüne binmiş. Kenarları yuvarlak, damarları ince beyaz hatlarla oluşmuş yapraklar. Üzerlerinde yağmur damlaları duruyor; küçük, yuvarlak, ikircimli. Etrafındaki...
cenneti gördüm (şiir)
inandı çocuk her öğün besmele çekmediği içindi doymazlığı sofrasında baba, allah ve vekil bağdaş kurmazsa da ilişirdi iblis yoksulun imanına kuşku yok yaşasındı hep açlık ve açıklık dünyada sefalet mahşerdeyse bildiğim yerden geldi sorular ben cenneti gördüm oysa bir güvercin uçuşunda sahanda yumurtada üç ısırıkta yediğim zeytinde her yeşilde ve mavide un ve tuz hakkı...
Gözleri İki Pankart! (Şiir)
Yok anlamıyor Nar gibi kızarmış bu akşamlar Julyen julyen doğranmış bu hayatlar Anlamıyor ay ışığından Mumdan Şaraptan Anlamıyor aşktan… Anlamıyor bu yağlı tabaklar Yandaş kaşıklar Emek hırsızı Bu çakal bıçak takımları Anlamıyor ah! Anlamıyor halktan hukuktan Emek ki en uzun En ince Emek ki en kutsal En uysal En deli kelime… İşçi bayramında İşsizliğini kutlayan...
ŞAMDANLARI DONATINCA (ŞİİR)
“Bir şey rica edebilir miyim?” Dedi, “Gelirken çarşaf da getirebilir misin, Bir de mum?” O, işten otele geçecekti direkt Akşam sekizde. “Kat görevlisi miyim ben?” Dedim. “Temiz temiz uyuruz, kırma beni;” Dedi, “Başkalarının izleri dokunsun İstemiyorum tenime.” “Bir tek kendi dokunuşlarımız yok Bizim çarşaflarımızda da, Merak etme.” Dedim. “Çok kabasın.” Dedi. “Muma bakarım.” Dedim. ...
EDİP CANSEVER ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR OKUMA
Bu metnin çıkış noktası, salt bir inceleme niyetinden ziyade, okuma deneyiminin zihinde ve duyarlıkta bıraktığı izleri anlamlandırma ihtiyacıdır. Çünkü bazı metinler yalnızca okunmaz; insanın iç dünyasında bir tortu bırakır, düşünceyi yeniden biçimlendirir. Bu yazı da tam olarak bu tortunun ifade edilmesi gerekliliğinden doğmuştur. Bazı insanların dünyayı algılama biçimleri birbirlerinden köklü biçimde ayrılır. Bu algılama...
Yanılgı Lekesi (Şiir)
bu limandan sonra venedik, yalancı düş lekesidir, sevgilinin boynunda uyanıp evin yolunu unutan beni bu sularla sınırlamak istersen, akşam sefasının denizi izlediği gondola bırakırsın, birbirine sırtını dönmüş iki kurşun artık çatal yapmayan dekoltenin kederini bölüşmek için kırgınlıklara ara verir, yitiririz yani sahip olduk sanılanları, asık bir yüz neşemizi bulandırmışken, ama yolun konuklarını beğenmeyen gitsin...
SÖYLEŞİRKEN BİR ŞAİR DOSTLA (ŞİİR)
akışsa tarih akışın bir yerinde geldim ben de yeryüzüne “hoş gelişler ola!” deme çağının geçtiğini sokağa taşan top peşinde koştururken taca atılmış bir hayatı oynayanların yüzüne yansıyanlardan sezmek aşıp da rastlantı şaşkınlığını dayadığında gençliğin şafağında sırtını yoklukların tekinsiz duvarına öfkeyle anlarsın o vakit sezgiden süzüleni: ne büyüsü var olagelenlerin ne tanrısı! ...









