“Bir kaygı Kemiriyor içimi!” GILGAMIŞ İnsanın temel varoluşsal fenomenlerinden biri ölümdür. Ölüm, insanı kendi sonluluğuyla yüzleştiren, yaşamını ve eylemlerini anlamlandırmaya zorlayan en temel deneyimlerden biridir. Düşünce tarihinde ölüm fikrinin en erken ve en çarpıcı anlatımlarından birini sunan Gılgamış Destanı, bu varoluşsal serüvenin en güçlü metinlerinden biridir. Destanda ölümün kaçınılmazlığı şu dizelerle dile getirilir: “Birdenbire...
Son Yazılar:
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Yazar: Mustafa Ağaoğlu
NİETZSCHE BİZE NE SÖYLER?
Bugün Nietzsche’yi hala gündemde tutan şey nedir? Bu, onun önemini billurlaştıracak “Nietzsche bize ne söyler?” sorusunda kendini açık eder. Hatta “Nietzsche bize hâlâ ne söyler” ifadesiyle bir anlam bütünlüğü de yakalar. Bu bütünlüğü yakalamanın yolu, onun her yerden sürülmesine kapı aralayan bir “avcı” olması özelliğiyle değerlendirmekten geçer. Nietzsche’yi av olmaktan kurtarmak, bir avcı olarak bütün...
Deleuze’ün Neşesi
Gilles Deleuze Müzakereler’de, üslubun kavramın hareketi olduğunu ifade eder. Esasında Deleuze’ün felsefi üslubunu oluşturan yazarlar arasında çeşitli köşe taşları bulunmakla birlikte –Spinoza, Nietzsche ve Bergson– felsefi derinliği ve kavramların konumlanışlarını tek bir dayanak noktası üzerinden oluşturur; içkin ve yatay bir düzlem. Bu düzlem Deleuze’ün felsefe pratiğini belirlemekle birlikte sanat görüşlerinde de bu geleneği yanında görmesine...


