düştüm, sırçaydım, sırlı bir periler halkasının son gümüş pulu bir kahkaha çiçeği büyüttü beni karnından ışıklar fışkıran bir şebçerağ benim de var mutluluk ve mutsuzluk kristallerim biri ak biri kara iki dizginsiz kısrağım ik’elim kande olsa sen çağır ben yeterim avucumdan suvarırım atımı hû ile yederim benim tilkilerimin kuyrukları birbirine değer melek öpücükleri verir birbirine...
Son Yazılar:
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Kıyamet Şimdi ve Sonra: Yapay Zekâ, Kapitalizmin Nihai Hedefidir
Misale Masal Hicran (Şiir)
akşam (şiir)
kalbim (şiir)
Soğuk Yazgı (Şiir)
Kategori: Litera
Gece (Şiir)
bugün içim bana bir dağdan geldi ağaçlarını çizdi akan yağmuru eşiğinde durduğum avuntuyu dışımdaki zorluğun geçmesini bekledim zamanı sordum Tanrı’ya yerin göğsünde büyüyen ağrıyı ağacın ölümü giyinen çıplaklığını yaşamın kaçınılmaz yalnızlığını güller ülkesinde bir gül peçesini açtı at kervanlarının taşıdığı müjdeli haber oldun meleğin yeryüzünde belirdiği işaret sessizliğin mavi taşlardan yapıldı...
aramızda (şiir)
baharı sürme namluya bu hesap aramızda aramızda, ne eksek tutmayan o kıraç toprak yarısı yanık bir ağaç aramızda küskün dallarında üç beş kozalak yeşili yok yaprakların, sözlerin çıplak gövdede yaralı sincap yapısı yıkık bir köprü aramızda göç alıyor zemheriden öfkeli şubat geçmek zor bir kalpten ötekine, suskun artık şarkı söyleyen ırmak yazısı...
çivit mavi (şiir)
sana baktım. anlamak için. boğarak içimdeki kötürüm hüznü. kör noktasında gözümün. bir deste gülüşünü tuttum. adından başka hiçbir deniz tutmadı beni o yaz. çokça duman döktüm. itirazın lokmasını yedim tek başıma. şarkılar biriktirmedim öleceğim diye sırf. beyaz avuçlarımda esmer ellerin sımsıkı. sımsıkı yüzün hastalıklı aklımda. ağladım, ama bak suçlamadım kimseyi. sana baktım. özledim ve dinledim...
KOVULAN KİM? (ŞİİR)
Elli kadar kuş elektrik direğine konmuş, Biri gidip biri geliyor, elektrik tellerinin üstüne tünüyor… Otuz kadar kişi birahaneye girmiş, Biri gidip biri geliyor, oturuyorlar masaya / kalkıyorlar masadan Biri girip biri çıkıyor. İnsanlar o elektrik direği tellerine konamaz, duramazlar orada, Kuşlar birahaneye girse kovarlar ama…
Eksik Bir Aşk Manifestosu (Şiir)
sesinin çıktığı bir yer var, içinde; yaralı ve gizli bir özne gibi iyileştirici tonları olan – oynaş, sevişgen hallerin de dâhil- sesinin bütün tonlarını seviyorum. elinde topladığın saçlarının altında bir ırmak gibi duruyor boynun; boynunun o bir ırmak gibi duruşunu da seviyorum. sevmek, insanın insanı toplamasıdır dökülürken, senin dökülen bütün hallerini seviyorum. omzum üşüyor, üstümü...
SON ÇARE (ŞİİR)
”İyi akşamlar erenler! ” dedi akşamlardan bir akşam yanımda duran bir arabanın camını açıp bir genç sordu sözü uzatmadan : ”bize doğru yolu gösterir misin?” İiyi akşamlar dedim, gençler gösteririm elbette ama kime sorsanız inanın doğru yolu gösterirdi size Bahadın denen bu küçük beldede çünkü herkes bilir yolunu ”Son Çare”nin.
Yollara İtiyor Beni Kalbim (Şiir)
Akşam acılar yüklenmiş eve çıkan merdivenler buzlu kötü komşular kokuyor balkon İçimde bir apartman boşluğu göğsüme açılan pencereden gökteki yıldızlara tutunuyorum Bilmek istemenin ateşiyle büyük varlığın taklidini yapıyorum tanrıya yaklaştıkça artıyor paranoyam Ruhun yüzeyine çıkan anılarda geç serpilmiş bir esmer zamanı bükerek direniyor unutuşa Sabaha atlar ısmarlıyorum toprağın aileden sayıldığı yerlere...
Bir Nar Ağacının Gölgesinde; Nazar Büyüm Anması
Harbiye’nin arka sokaklarından birinde, Agos Gazetesi ve Hrant Dink Vakfı’na ev sahipliği yapan, geçmiş zamanlarda bir Ermeni okulu olan Anarad Hığutyun binasındayız. Avluda bir nar ağacı var. Onun gölgesinde, bir kültür insanını anmak için toplanmışız. Mekânın hafızasıyla anıların iç içe geçtiği bir akşamüzeri. Yazar, yayıncı, çevirmen, reklamcı… Ama hepsinden önce iyi bir insan olarak hatırlanan...
Bahittin rüyasında görmüş, ah! (Şiir)
Uzakta adalar vardı çok uzaklarda birbirinden kopuk küçük hayaller köpükler eşlik ediyordu beyaz gelinlik giyen gölgeleri sardalyelerin Ah! Sandalım küçüktü sevgilim küçücük alamadım içine hayallerini küreğim eksik çıpam sisten yelkenim sestendi içi canımın içi eksikti Valse kaldırılan çanlar çoktan düştü asıldıkları çınardan arasta içinde kahveci Bahittin görmüş bütün bu olup bitenleri gerçekmiş rüyası da Sabah...









