Ana Sayfa Litera

Kategori: Litera

Yazı
İnbu Bel Arhi (Şiir)

İnbu Bel Arhi (Şiir)

ay kavminin şavkı dönünce meydanın sargısında yel seslendi                     Asinnu nehir kenarında                     açtığı çukura kan döksün                     sürsün altın çemberi yedi kez          ...

Yazı
dörtleme (şiir)

dörtleme (şiir)

gerçek bir gösteri 1. saçaklanıp bir çarşı kıyı eşrafında elbiseden çıkmış bir kadın, parası tükenince– tanrının bile duyamadığı bir sesle soyunmuş dünyaya, çatısının altında tanrı biliyor ya, hiçbir şey bilmiyor dünya! 2. -karım bir şeyler anlatıyor, eşyalarımız mezatta taksitle satıyormuş kendini- piaf sesinden emin, müslüm can kaybı bir tuğla daha, kırılıyor gün ortası! palto yırtık...

Yazı
Kurdun Ayak İzleri: Romanya

Kurdun Ayak İzleri: Romanya

Romanya’ya H. Hesse’nin kurduna belki rastlarım umuduyla geldim. Romanya’daki Karpatlar, Avrupa’nın en büyük kurt sürülerinden birine ev sahipliği yapıyor. Karpatlar otel odasının penceresinden görünüyorlar: Kurt soyunun dağları. Bu dağların havası serttir ama ruhu diri tutar. Bir çekirdeğin içinde bir ormanın gizli olduğunu; her insanın içinde, çok uzun süre yalnız kaldığında, bir kurdun uluduğunu anlatırlar. Rüzgarla...

Yazı
Namibya: Çölün Metafiziği

Namibya: Çölün Metafiziği

Afrika sizi, doğanın hüküm sürdüğü, geleneklerin canlı olduğu bir dünyaya götüren bir rüya: kastettiğim, tabii ki Conrad’ın Afrika’sı değil. “Namib” ülkeye de adını veren bir çöl: yerel Nama dilinde “hiçbir şey olmayan yer” anlamına geliyor. Namibya’da çöl hiçbir haritada işaretli değil; çünkü kayboluş/ yitiklik mekânları, haritalarda işaretli olmazlar. Namibya’da çöl ile, dilsizliklerle, konuşan bir hikâye...

Yazı
7 ve anne (Şiir)

7 ve anne (Şiir)

doğurdum 7 onlar dedi ki 7 karnımdan saçılmış sayısız hücre sarıldı göğsüme hayvan pençeleriyle onlar dedi ki 7 7 kayıp sırt şimdi barut kokuyordu aradım 7 sokak karnımda dünyanın boşluğunu taşıdım 7 kat kat çıktım harabelerin arasından kızlarım –bir ağaç yarıldığında oğullarım –bir çukura dolduğunda yağmur sokak ortasında metale değiyor elim derime geçen pas boyuyor...

Yazı
Jandarma (Şiir)

Jandarma (Şiir)

“Jandarma daima nesirde kalacaktır Eşkıyalar silahlarını çapraz astıkça türkülerine Ve bu dağlar böyle eşkıya güzelliği taşıdıkça” Cemal Süreya   Eylül kurak, can çekişiyor her şey Yazın tozu üstümüzde hâlâ ve siyaset Kanunla korunan bir şey kaldı mı? Akbelen’den sökülüyor zeytin ağacı Köyün düzü, dağın eteği “Her yer jandarma”*   Doluşuyor minikler okul sıralarına Beton bahçelerinde...

Yazı
GÜNEŞE UÇAN KANATLAR

GÜNEŞE UÇAN KANATLAR

Okulda defterime, Sırama, ağaçlara Yazarım adını …   Bir sözün coşkusuyla Dönüyorum hayata Senin için doğmuşum haykırmaya Ey Özgürlük!..   Dünya Savaşı yıllarında Almanya’nın Fransa’yı işgali sırasında 1942 yılında Paul Eluard’ın yazdığı şiir, Zülfü Livaneli tarafından “Ey Özgürlük” adıyla bestelenmiştir.   Özgürlük kavramı, insanoğlunun varoluş nedeni, bazen yazdığımız, bazen hasretini çektiğimiz, düşündüğümüz, ürettiğimiz, insana yakışır...

Yazı
Yirmi Sekizinci Rüya: Bu, Çocukluktan Kalma (Şiir)

Yirmi Sekizinci Rüya: Bu, Çocukluktan Kalma (Şiir)

bu, çocukluktan kalma köhne bir rüya, belki yarım yamalak hatırladığım, yanını yöresini hep tekrardan kurguladığım av sezonu yeniden açılır belki her yıl olduğu gibi laponya’da kuzey ışıklarını izlemeye gideriz bir iglodan kafamızı uzatıp serinliğe doğru gün ışığının az olduğu zamanları kollamalı belki belki de yaz aylarında güneş hiç batmaz belki hepiniz kadar ben de kişisel...

Yazı
Pompei (Şiir)

Pompei (Şiir)

sessizlik örter taş bedenleri kül, zamanı gecenin taş kalbi bir unutuş çatlağına kör rüzgâr suskun gövdeye hafızanın külleri ışığa doğru savrulur gölgeleriyle konuşan ses boş odalarda ve sessizliğin ortasında yalnızlığın beden çığlıkları karanlığın derinliğine zamanın dilin sustuğu fısıldar geceye bir an bir çırpıda ve kül ışığa doğru sonsuz bir sessizliğe kayıp şehir için pompei  

Yazı
Yahya Kemal Beyatlı ve Rindlerin Akşamı

Yahya Kemal Beyatlı ve Rindlerin Akşamı

Rindlerin Akşamı   Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç. Bu son fasıldır, ey ömrüm; nasıl geçersen geç.   Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.   Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan   geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece. Guruba karşı bu son bahçelerde keyfince  ...