Geceleri kükürt ve alkolik zihnim… Zindan Adası’nda söktüm lambama asılı sigarada gözlerimi. Hayali yaratıklar dehşet ve soğuk! Tapınırım onlara organlarımın kan içti vakit! Sığınakları parçalayan ve avucumda kanatlarını kopardığım kuşlar… Buz gibi zeminde ayaklarımı mora kesen ayaklarımı acıtan içimdeki dört köşeli iblis Çorak bir arazide pelinler karıştığında hücreme, üflerim damağımdaki suya Kabusunu Elm Sokağı’nın -Beni...
Son Yazılar:
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Yazar: Binnaz Deniz Yıldız
GÖKTE ULUYAN BEDEN (ŞİİR)
Kırmızı bir kurdele ölüm, Sarı gözlü kızın başına bağlanan El çabukluğuyla çözdüm ölümü Döktüm ovama, kaskatı burgaç-takvimde ayraç Sırtımda erik ağacı, beton perdesi-Ayastefanos Ülkelerin vahşi tarihiydi zaman Yer sallanıyordu martıların horoz dövüşünde Kafesimden atladı, kavanoz kanatlı cinler Bir makara gibi çözdüm ölümü Üşüyen karıncalar haykırdı tellerde Ebrumdu, kan tekkesinde aylak kıraathanem Bardaklarımda topraktan alev… Çeyiz...
Dejavu (Şiir)
Denizde sürükledim aynadaki saçımı Oturdum karşıma-Yedi kalbimi Tantalos Dejavu hep rüyalarım. Uyandığımda ametistten bir taştım Ve altımdaydı cam kırıkları. Devriliyordu gökyüzü bahçesine yılanların Son borazan öttü yüzeyimde. Bir meleğin gümüşten parlak teninde kararttım güneşi. Yürüdüm derimin gemisinde, kızıydı Athena’nın İstanbul Boğazı Saatler eş zamanlı geometri. Oyuncak bir ölü yanağımdaki etten ağrı ...
YÜZÜME ÇİZDİM TANRIYI (ŞİİR)
Yüzüme çizdim Tanrıyı, boydan boya yara bandı gözümde kıldan kanı Ellerim dikiş içinde ve de kırbaç! Duvarda sırtım, dönük kalbim mihraba. Buzdan bir kılıç kalbimin karı. Bir gece ay altında, ıslak kum tanesiydi zaman. Geçtiler zihnimden, ayaklarında yanıklar… Alevler, köpek uluması kadar korkunç! Çözdüler zincirlerimi krallığımın. DaNs eden bir ÖlÜmüN etrafındaydı ruhum. Kirli elbiseleri dudağımda...



