Sosyal medya platformlarının giderek merkezîleşen algoritmik yapısı, bilgi akışı, görünürlük ve uzmanlık temsili üzerinde ciddi etkiler yaratmakta. Özellikle “gatekeeper” tabir edilen etkili ve görünür kişiler, bu platformlarda sürekli ön planda tutularak bilgi akışını yönlendiren, adeta birer “ombudsman” gibi davranan figürlere dönüşüyor. Bu kişiler yalnızca geniş takipçi kitleleriyle değil, aynı zamanda maddi imkânları, kişisel bağlantıları ve...
Son Yazılar:
ÖTEKİ YEŞİLÇAM – UÇURUMDAKİ KADIN: TUHAF BİR ‘KENDİNE DÖNÜŞLÜ’ ZERRİN EGELİLER FİLMİ
Barnett Newman’ın Devrimi
Beat kuşağı ve Beatnikler hakkında 10 film
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Göğün Altında (Şiir)
Bir Tiyatro Mirası: Antonin Artaud ve Bali Tiyatrosu
SENDEN YANA
BESBELLİ (ŞİİR)
Döngü (Şiir)
Leyla Qasim’a (Şiir)
Işıkla Yazan Yaprak: Işıkla Yazılan Fotoğraf
FİKRET MUALLA’NIN FİLMİNİ ÇEKMEK VE ANILAR…
Galeri Kev’den Yeni Sergi: Fırat Altındal-Yapısöküm
John Ruskin’in Eseri Modern Düşünce ve Yaşama Etkisi – V
cenneti gördüm (şiir)
Gözleri İki Pankart! (Şiir)
ŞAMDANLARI DONATINCA (ŞİİR)
EDİP CANSEVER ŞİİRLERİ ÜZERİNE BİR OKUMA
Yanılgı Lekesi (Şiir)
Kategori: Litera
NİLGÜN MARMARA: ARKA PENCERE LAL RENGİ BİR GEZEGENE AÇILIR
Jung’ın saptadığı gibi ve bana göre de “Anneler Tanrısal’ın uçurumudur.” Ve Nilgün kendini bu uçuruma bırakmamak için çok zorlanmıştır. Bouleuterion’da bulunan güneş saati Nilgün’ün ölümünü gösterdiğinde asırlarca sürecek olan yolculuğunu başlatıyordu. Ekim ışıkları altında arka bahçede onu bulduklarında ağzından hafifçe kan sızıyordu. Bir Kurban’a yaraşır vakarla donanmıştı bedeni. Onu yerinden kaldırdıklarında hiçbir zaman yeri doldurulamayacak...
BİSİKLET SEVİNCİ (ŞİİR)
Aşk seninle içimser incir tanesi Hadde inceliği kalbur üstüsün Gündüze bir merhabasın efsunlu Bir kuğusun sen ürkek ve ebruli Yazın göğsünde bir dağ kekiği Kaval türküsü kırların kalbisin Gökte bir seyyahsın turna kanatlı Gelinciksin sen alevli ve nağmeli Bahar esintisi yaz meltemisin Güneşe gülümseyen ayçiçeği Dönsün dünya iki hece bir aruzla Gel biz...
çerez (şiir)
ben, ne biliyorum: bir parça et, dil kemiği bakış ışıltısında eriyor, sözcüklerin telaşı çocukluğum uzayan yaza doğru ne eksik kim bunlar davetsizlik misafirliği çok ağır sofrasına bağdaş kurulmuş en son eşkıya annem evde değil, avluya çıkıyor ölümle yaşam belirtisi gibi yeniden başlıyorum kuşlar ailesine ilk vize çıkış hasar raporu gökyüzünün nasıl bir şey öğreniyor, kumru...
Sıkıntılı Bir Zaman (Şiir)
Bugün de geçecek hiç anlamadan bari çiçeklere su vermeyi unutma akşam olacak, çekip gidecek güneş kuşlar uçacak bilmediğin bir yere sezdirmeden sokaklara inecek karanlık. Akarsular beklemez kimsenin gelmesini durmadan akar; anla, sen de dışarıya çık nasıl olsa her yerde gözaltındasın duy içindeki bağıran sesi bir şeyler yap işte, artık iyileştir kalbini. İnsan diye dolaşan yaralara...
YUSUF’TUR ANNEMİN ELLERİ (ŞİİR)
Ölümün bile gülümseten bir hali vardır Gülümseten, ince, yakıcı. Hiç kullanılmamış gümüş takımların Satılacağı antikacı kadar belirsizdir Bir kaplumbağanın sırtında yanan mumun ışığı Bir kaplumbağanın sırtında yanan mumun ışığı gibidir Akşam birden olur, birden yanar evlerde lambalar Anahtarlar çıt çıt çıt. Sessizlik duyulabilir bir şeydir yani Duyulabilir, bir arkadaşın ölüm haberi gibi sarsıcı. Ve kozasından...
ELEKTRİK KESİNTİSİ (ŞİİR)
“Evrende yalnızca kara kedi biçiminde delikler vardır.”* Bekliyordum Acının tepesinde toplanmış saçlarıma Bakım yapıyordu beklemenin serumu Kalemde öfkelenmiş sözcüklerden yapılmıştı Geçirimsiz bir düş tabakasının edindiği küften…...
EKMEK KAVGASINDA KILICINIZI TIRNAKLARIYLA BİLEYEN GÜZEL İNSANLAR (ŞİİR)
Dış sahneleri tamamlamıştık Başka bir şehirde. İç sahneler için Ankara’daki bir evi İşgal edecektik iki gün boyunca Şimdi. Ben kostümümü yeni giymiş, Çekidüzen veriyordum kendime banyoda. Açık kahve tonlarındaki gömleğimin Düğmelerini, Yakaya kadar iliklemeliydim. Öyle biriydi Uğur. Banyonun Hemen karşısındaki küçük odada, Yönetmen Kamerasının lenslerini temizliyor; Başrolünü paylaştığım Kadın oyuncu, Aynı zamanda yardımcımız da olan...
aranızda engelli var (şiir)
1 yere düşürdüm, ses çıkmadı gözlerime teşekkür ettim bunca yıl ilişmeyip sağa sola kalbimi de sürükleyip yanında gözlerime minnet… neyim mi var? parkların, bahçelerin, mavinin karanlığın ve aynanın bir tarihi varsa ve tuvaletin sayın hakim acının da bir tarihi var kısaca kalbimde mihnet yaştan olmalı ya da yaşamdan açık kalmış pantolonumun önü – efen’im? ha,...
bir serçenin gölgesindeydi başım (şiir)
nicedir büyür içimde koca bir sessizlik bir buz sarkıtıdır kalbimin ortasında fecir gibi ayırarak beni yalvartır beni acıtır yalnızlık çanlarıyla bir serçenin gölgesindeydi oysa başım dedim kendime, kör olası kuyular yüzünden burada kaybettim sesimi suya düştü soluğum yankısı karanlık Resim: Orhan Peker









