Kapkaragümrükleri kaç kere geçtim güpegündüz İşsiz güçsüz İpsiz sapsız Yıkkın bıkkın ...
Son Yazılar:
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
ELİF AYDOĞDU AĞATEKİN: KIYIDA, GÖLGELER ve GÜNLÜKLER
İsyankâr Dişli: Dennett, Smolin ve Dostoyevski’nin İzinde Varoluşsal Bir Sentez
Kategori: Litera
dis nobis eyâ hayati quid vidisti in via (şiir)
gelip geçti hayat kuşlar gibi gittiler uçuşan göğün altında.. nice çocuk nice kimsesizlik ne için ne içinde yanlış doğdular, doğuruldular: ölsün diye yaşasın diye uçurumlar rüzgârlarıyla şarkılar söyleyemeden yaşamı öğrenmeden öğrenemeden çayırlarda koşuşmanın dilini.. adı mustafa henüz beşiktedir: vurula boynu kırıla adı şehzadedir kirişte boynu burgula ‘adı’ deli kurt ola, ola ki kanı delikanlı...
Brooklyn Köprüsüne (Şiir)
Daha kaç şafak vakti böyle bölecek, Üşümüş kanatlarıyla martılar, uykunu; Beyaz çalkantı halkaları savurarak, Körfezin demir zincirlerle bağlı sularının üzerinde Özgürlük Anıtı’nı daha da yükselterek— Sonra, kusursuz bir yay çizerek, Dosyalanacak rakamlar sayfası üzerinden, Yelkenler gibi, hayaletçe geçer; Ve terk eder gözlerimizi, O asansörler günün içine indirirken bizi. Sinemaları düşünüyorum; panoramik gözbağlarını, Kalabalıkların...
KAÇAMAK RÜYALAR (ŞİİR)
Sen yağmurdun, ben toprak bin yıl sanki kuraklık, bahar yok çiçeğe dönüşmedi dalımdaki tomurcuk iklim sustu, kış indi rüyalarda doydum sana sevdiğim… Bir yaprağın ayasına bir denizi oturttun gözlerin güven verdi her kulaç düş adası, battım çıktım taş gönüllü dalgalar nefesimi ısırdı bir ateşten bir sudan alev doğdu çoğaldı kuzey rüzgarı sesimi su apardı....
FİKRİNİN FATSASI (ŞİİR)
tatlı bir meyille denize paralel uzanan düzlüğünde pontus alplerinin sağa döndüm yürüdüm sola döndüm yürüdüm onikieylülden sonra formatlanan kasabayı sıfırlanan halkı çatalında topum kalmış ağaç gibi süzdüm biraz meydanda da netice değişmedi demem o ki aramak nafile anılardan başka yerde kalmamış terzi fikrinin fatsası kırk yılı aşsa bile vazgeçmemiş beton çatlağında papatya çıksa...
öte ali (şiir)
i’ye… benim bir ali’m vardı dağın orda elimde bir avuç kumla çağırdığım dağdan sonrası çöl bunu herkes bilir ali de bildi, gitti dağılan bi’şey oldu dağ dediğime bakma rüyalarda çöl, sarı bir tünel kaybolan göğüslerde. benim bir alim vardı çöllerde gözlerimde buharlı bir suyla çağırdığım çölden sonrası ziyan bunu herkes bilir ali de bildi, gitti...
RULETLER 4: SENTİMENTAL (ŞİİR)
biliyor musun hava krom kokarken bile güneyi anımsayabilir küpe çiçekleri rönesans aldanmalarıyla bir akşam sızarken kapı aralıklarından şu kuru yaprakların ötesinden yolumuza zen ustaları çıkabilir ya da eskiden olduğu gibi içbükey bir semerkant dar sokaklar, gizli avlular ve melankoli biliyor musun gövde ormanına çalışırken sıkıntının kirpisi bütün başlangıçları unutturabilir öylesine ısırılıp bırakılmış bir şiraz...
Rimbaud Müslüman mıydı?
Suriyeli şair Adonis, meşhur konferansında[1] Arthur Rimbaud’nun 11. yüzyıldan başlayarak Arap şiiriyle mümkün poetik yakınlıklarına dikkat çeker ve bir Arap şairi olarak da anılması gerektiğini söyler. Rimbaud’nun İslami yazın geleneği içerisinde de yer aldığını, yer alabileceğini ima eder. Elbet bu bir çıkarsamadır: kültürel havzalar arasında bir restleşme, modernlik addedilen kopmanın ulus ve medeniyetler aşırı sürekliliğine...
Pierre Loti, Aziyadé ve İstanbul’un Sessiz Tanıkları
“Cimetière où repose Aziyadé – P. Loti” Bir kartpostaldan fazlası Hem bir edebiyatçıya, hem bir aşk hikâyesine hem de bir şehre dair unutulmaz bir iz. Eyüp Mezarlığı’na bakan bu eski kartpostalın altına Fransız yazar Pierre Loti’nin kendi el yazısıyla düştüğü kısa not, bir romanın hayali karakterini gerçek hayatta mezara koyar gibi bir etki yaratıyor. Ve...
Tozan Alkan seçiciliğinde #eklitera Aralık Şiirleri
https://ekdergi.com/category/litera/









