baharı sürme namluya bu hesap aramızda aramızda, ne eksek tutmayan o kıraç toprak yarısı yanık bir ağaç aramızda küskün dallarında üç beş kozalak yeşili yok yaprakların, sözlerin çıplak gövdede yaralı sincap yapısı yıkık bir köprü aramızda göç alıyor zemheriden öfkeli şubat geçmek zor bir kalpten ötekine, suskun artık şarkı söyleyen ırmak yazısı...
Son Yazılar:
ÇEVİRMEN, KÜLTÜRLER ARASI KÖPRÜ
Öncü Bir Sanatçı: Yücel Dönmez
Mehmet Raif Ersoy: Figür, Emek ve Kültürel Bellek Üzerine Bir Resim Pratiği
İnsanın Bilişsel Üç Sorunu: Kurgucunun Üç Oyunu
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Edip Diye Bir Çocuk -Aynadaki Kelebek (Öykü)
KEDİYE DÖNÜŞEN KADIN (ÖYKÜ)
GOREE ADASI – KÖLELİK – HOLLYWOOD
Gaye Boralıoğlu: İstanbul, Yurtsuzluk ve Varoluş
Ahmet Cemal: Adaşımı anarken
Deniz Göktaş veya “Bulutsuzluk Özlemi”
BABAOCAĞINDAN AYRILMAK DURUMUNDA KALAN SUPERGIRL
Mehmet Atlı: Kürt Müziğinin Modern Sesi
EVREN EROL’DAN “BAŞKA BİR PENCERE” SERGİSİ
Kuzguncuk Sanat Tiyatrosu’ndan “Hrisantos’u Kim Öldürdü?”
DİSTOPİK BİR DOYUMSUZLUK: ”IŞILTILI HAŞERAT
Yolun Yükü
Kadir Ağabey’in Ardından
Kategori: Litera
çivit mavi (şiir)
sana baktım. anlamak için. boğarak içimdeki kötürüm hüznü. kör noktasında gözümün. bir deste gülüşünü tuttum. adından başka hiçbir deniz tutmadı beni o yaz. çokça duman döktüm. itirazın lokmasını yedim tek başıma. şarkılar biriktirmedim öleceğim diye sırf. beyaz avuçlarımda esmer ellerin sımsıkı. sımsıkı yüzün hastalıklı aklımda. ağladım, ama bak suçlamadım kimseyi. sana baktım. özledim ve dinledim...
KOVULAN KİM? (ŞİİR)
Elli kadar kuş elektrik direğine konmuş, Biri gidip biri geliyor, elektrik tellerinin üstüne tünüyor… Otuz kadar kişi birahaneye girmiş, Biri gidip biri geliyor, oturuyorlar masaya / kalkıyorlar masadan Biri girip biri çıkıyor. İnsanlar o elektrik direği tellerine konamaz, duramazlar orada, Kuşlar birahaneye girse kovarlar ama…
Eksik Bir Aşk Manifestosu (Şiir)
sesinin çıktığı bir yer var, içinde; yaralı ve gizli bir özne gibi iyileştirici tonları olan – oynaş, sevişgen hallerin de dâhil- sesinin bütün tonlarını seviyorum. elinde topladığın saçlarının altında bir ırmak gibi duruyor boynun; boynunun o bir ırmak gibi duruşunu da seviyorum. sevmek, insanın insanı toplamasıdır dökülürken, senin dökülen bütün hallerini seviyorum. omzum üşüyor, üstümü...
SON ÇARE (ŞİİR)
”İyi akşamlar erenler! ” dedi akşamlardan bir akşam yanımda duran bir arabanın camını açıp bir genç sordu sözü uzatmadan : ”bize doğru yolu gösterir misin?” İiyi akşamlar dedim, gençler gösteririm elbette ama kime sorsanız inanın doğru yolu gösterirdi size Bahadın denen bu küçük beldede çünkü herkes bilir yolunu ”Son Çare”nin.
Yollara İtiyor Beni Kalbim (Şiir)
Akşam acılar yüklenmiş eve çıkan merdivenler buzlu kötü komşular kokuyor balkon İçimde bir apartman boşluğu göğsüme açılan pencereden gökteki yıldızlara tutunuyorum Bilmek istemenin ateşiyle büyük varlığın taklidini yapıyorum tanrıya yaklaştıkça artıyor paranoyam Ruhun yüzeyine çıkan anılarda geç serpilmiş bir esmer zamanı bükerek direniyor unutuşa Sabaha atlar ısmarlıyorum toprağın aileden sayıldığı yerlere...
Bir Nar Ağacının Gölgesinde; Nazar Büyüm Anması
Harbiye’nin arka sokaklarından birinde, Agos Gazetesi ve Hrant Dink Vakfı’na ev sahipliği yapan, geçmiş zamanlarda bir Ermeni okulu olan Anarad Hığutyun binasındayız. Avluda bir nar ağacı var. Onun gölgesinde, bir kültür insanını anmak için toplanmışız. Mekânın hafızasıyla anıların iç içe geçtiği bir akşamüzeri. Yazar, yayıncı, çevirmen, reklamcı… Ama hepsinden önce iyi bir insan olarak hatırlanan...
Bahittin rüyasında görmüş, ah! (Şiir)
Uzakta adalar vardı çok uzaklarda birbirinden kopuk küçük hayaller köpükler eşlik ediyordu beyaz gelinlik giyen gölgeleri sardalyelerin Ah! Sandalım küçüktü sevgilim küçücük alamadım içine hayallerini küreğim eksik çıpam sisten yelkenim sestendi içi canımın içi eksikti Valse kaldırılan çanlar çoktan düştü asıldıkları çınardan arasta içinde kahveci Bahittin görmüş bütün bu olup bitenleri gerçekmiş rüyası da Sabah...
gümüş ayna (şiir)
gözlerimde tutuşmuş ateş yaralarıma damlıyor indikçe derine iniyor harı aklaşmış şakaklarımı yakıyor geleceğin jilet ağızlı rüzgarı yollar daraldı, ufuk karardı git gide sırt çevirdi bütün kır çiçekleri tökezledi hayat dar bir kavşakta grilendi büzüşen belleğimin renkleri ay yüzlü gümüş aynamı yitirdim düşürdüm karanlık, derin sulara ince, lacivert tüllere sarmıştım oysa kalbimin zarından yapılma patlayan bir...
Seçim (Şiir)
Bana uçsuz bucaksız araziler, Mermerden evler ve uzayıp giden çiftlikler, Elimde parıldayan inciler, Kollarımı saran kızıl yakutlar vaat etmişti. Sen ise sadece neşeli bir şarkı, Sadece mutlu ve güzel bir melodi, Atak, hızlı ve güçlüydün, Onu düşünmeme fırsat bırakmadın. Bana nadir bulunan danteller, Soğuk bir parlaklıkla ışıldayan elbiseler, Saçlarımı sarmak için parlak kurdeleler, Beni bir...









