Düşün, düşüncene sinen sözcükleri, hangi ağaç üretir?: kiraz çiçekleri, zerdali göğü, salkımsöğüt rüzgârı keşfet kendini yalnız yürü, ardında erguvan gecesi ormana kaçtığın ülke neresindeydi uykulu acının? küsme talihine az sonra yağmur olup yağacaksın buğday olup kuşların diliyle konuşacaksın ağaçlar renklere durdukta renkler ağaçlara sarıldıkta orman olup soludukta hayatın ırmaklarını, dağları güneşle kalbini yıkayacaksın, yolların yalnızlığı...
Son Yazılar:
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Mesut Aşkın: Şiirin Soğuk Mevsimi ve Bir Hafıza Arkeolojisi
İçimdeki Yabancı – Geri Gelmemecesine Yitirdiklerimizden Baki Kalan Anılarımız
Yılmaz Kömürcü “Büyük Yalnızlık”la Geri Döndü
Çağdaş Sanatta Akışkan Form
Göz, Dil ve Sözcükler
Fotoğraf ve Felsefe
TOZAN ALKAN’IN ŞİİRİNDE HAFIZA, SİYASET, DİL VE KAYBEDENLERİN TARİHİ
Bozlu Art sonbaharı “Wabi-sabi” başlıklı yeni sergisiyle karşılıyor!
Asmalımescit-Tepebaşı-Şişhane Hattı: Bir Sanat Coğrafyasının 1990 Sonrası Dönüşümü
Çizginin Öteki Yüzü: Ressam Güngör Kabakçıoğlu
TRANSENDENTAL LOGOS/ VACH
Moksvin (Öykü)
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
Ana Sayfa
Hayati Baki
Yazar: Hayati Baki
dis nobis eyâ hayati quid vidisti in via (şiir)
gelip geçti hayat kuşlar gibi gittiler uçuşan göğün altında.. nice çocuk nice kimsesizlik ne için ne içinde yanlış doğdular, doğuruldular: ölsün diye yaşasın diye uçurumlar rüzgârlarıyla şarkılar söyleyemeden yaşamı öğrenmeden öğrenemeden çayırlarda koşuşmanın dilini.. adı mustafa henüz beşiktedir: vurula boynu kırıla adı şehzadedir kirişte boynu burgula ‘adı’ deli kurt ola, ola ki kanı delikanlı...

