Düşün, düşüncene sinen sözcükleri, hangi ağaç üretir?: kiraz çiçekleri, zerdali göğü, salkımsöğüt rüzgârı keşfet kendini yalnız yürü, ardında erguvan gecesi ormana kaçtığın ülke neresindeydi uykulu acının? küsme talihine az sonra yağmur olup yağacaksın buğday olup kuşların diliyle konuşacaksın ağaçlar renklere durdukta renkler ağaçlara sarıldıkta orman olup soludukta hayatın ırmaklarını, dağları güneşle kalbini yıkayacaksın, yolların yalnızlığı...
Son Yazılar:
Moksvin (Öykü)
Ahmet Güntan’a Birinci Mektup
1937 Enternasyonal Fuarının Kayıp Maketleri: Efes ve Bergama Harabeleri
Uzaktan Dokunmak: Bakılmanın Hissi
Felsefe Bilmeden Çağdaş Sanat Yapılabilir mi?
Primitif Sanat ve Uygarlık: Sanatsal Düşüncede İlkel İmgelerin Yeniden İnşası
Ömer Erdem’in Evvel’inde Dilin Kaybettiği Dünya ve Dünyanın Kaybettiği Dil
NÂZIM HİKMET’İN EN KAPSAMLI SERGİSİ “ROMANTİKA” İZMİR’DE AÇILDI
Boşluğun Çağrısı Üzerine: İntihar, Hayat ve Direniş Üstüne Kazı
Cenk Gündoğdu’nun son kitabı üzerine: Yaz Bunaltısı, Yaz Melankolisi
Edebiyatta Teorinin Gerekliliği
Yapay Zeka Devrimi Neden Kapitalizmi Öldürebilir?
Sinopale’nin 10. Edisyonu 2 Eylül’de Üretim Süreciyle Başlıyor!
Yazma Uğraşı, Ockham’ın Usturası Ve Bir Tohum Sözcük
Beste Naz Karaca: Özne Olma Sürecinde Benlik İnşası
“Tek başımayım ve perişanım”: Stefan Zweig, Joseph Roth dostluğu
Yapay Zeka İşlerimizi Ele Geçirmeye Gelmiyor. Ücretlerimizi Ele Geçirmeye Geliyor.
Hızlı Gazeteci’nin ilk, daha karikatürize dönemi (1980-1981)
Epik Tiyatro: Brecht, Öngören ve diğerleri…
Ana Sayfa
Hayati Baki
Yazar: Hayati Baki
dis nobis eyâ hayati quid vidisti in via (şiir)
gelip geçti hayat kuşlar gibi gittiler uçuşan göğün altında.. nice çocuk nice kimsesizlik ne için ne içinde yanlış doğdular, doğuruldular: ölsün diye yaşasın diye uçurumlar rüzgârlarıyla şarkılar söyleyemeden yaşamı öğrenmeden öğrenemeden çayırlarda koşuşmanın dilini.. adı mustafa henüz beşiktedir: vurula boynu kırıla adı şehzadedir kirişte boynu burgula ‘adı’ deli kurt ola, ola ki kanı delikanlı...

