sana baktım. anlamak için. boğarak içimdeki kötürüm hüznü. kör noktasında gözümün. bir deste gülüşünü tuttum. adından başka hiçbir deniz tutmadı beni o yaz. çokça duman döktüm. itirazın lokmasını yedim tek başıma. şarkılar biriktirmedim öleceğim diye sırf. beyaz avuçlarımda esmer ellerin sımsıkı. sımsıkı yüzün hastalıklı aklımda. ağladım, ama bak suçlamadım kimseyi. sana baktım. özledim ve dinledim...
Son Yazılar:
Karanlık Kuşağın Künhü (Şiir)
Dip Adası (Şiir)
kan kırmızı gecelerin masalları (şiir)
Deniz Kıyısındaki Meyhane (Şiir)
Kütleçekim (Şiir)
Kaç Adım (Şiir)
Yapay Zeka Çağında İş Nasıl Bu Kadar Kötüleşti
NURETTİN BELİKIRIK: “NEDEN SORUSU, YAPTIĞIM RESİMLERİMİM BİR İFADESİ OLARAK ORADA DURUYOR.”
Sven Beckert: Kapitalizmin bir başlangıcı vardı ve bir gün sona erecek!
Fincanın Kıyısından Odak Etiğine
DÜNYAYI İKİ KERE GEZMİŞ OLAN KİŞİ İSTANBUL’DA
OLAN BİTEN; OKUL CİNAYETLERİ, SARI ZARFLAR, ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR
“Paslanmış kapıyı açmak isteyene anahtar”: Yakanıza Gül
VECDİ ÇIRACIOĞLU’NUN “MAVİDEN / DENİZ GÜZELDİR” KİTABI ÜZERİNE
“Zaman Bahçesi” Sergisi İnspera Bodrum’da
DOĞA TAPINAKLARI
DFC TÜRKİYE NATIONAL CHALLENGE’26 İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI!
Labirent Sanat’ta Nesli Türk Sergisi: “RAW-HAM”
Batı Yarımküre: Savaşla Yazılmış Bir Amerika Birleşik Devletleri Tarihi
Kategori: Litera
KOVULAN KİM? (ŞİİR)
Elli kadar kuş elektrik direğine konmuş, Biri gidip biri geliyor, elektrik tellerinin üstüne tünüyor… Otuz kadar kişi birahaneye girmiş, Biri gidip biri geliyor, oturuyorlar masaya / kalkıyorlar masadan Biri girip biri çıkıyor. İnsanlar o elektrik direği tellerine konamaz, duramazlar orada, Kuşlar birahaneye girse kovarlar ama…
Eksik Bir Aşk Manifestosu (Şiir)
sesinin çıktığı bir yer var, içinde; yaralı ve gizli bir özne gibi iyileştirici tonları olan – oynaş, sevişgen hallerin de dâhil- sesinin bütün tonlarını seviyorum. elinde topladığın saçlarının altında bir ırmak gibi duruyor boynun; boynunun o bir ırmak gibi duruşunu da seviyorum. sevmek, insanın insanı toplamasıdır dökülürken, senin dökülen bütün hallerini seviyorum. omzum üşüyor, üstümü...
SON ÇARE (ŞİİR)
”İyi akşamlar erenler! ” dedi akşamlardan bir akşam yanımda duran bir arabanın camını açıp bir genç sordu sözü uzatmadan : ”bize doğru yolu gösterir misin?” İiyi akşamlar dedim, gençler gösteririm elbette ama kime sorsanız inanın doğru yolu gösterirdi size Bahadın denen bu küçük beldede çünkü herkes bilir yolunu ”Son Çare”nin.
Yollara İtiyor Beni Kalbim (Şiir)
Akşam acılar yüklenmiş eve çıkan merdivenler buzlu kötü komşular kokuyor balkon İçimde bir apartman boşluğu göğsüme açılan pencereden gökteki yıldızlara tutunuyorum Bilmek istemenin ateşiyle büyük varlığın taklidini yapıyorum tanrıya yaklaştıkça artıyor paranoyam Ruhun yüzeyine çıkan anılarda geç serpilmiş bir esmer zamanı bükerek direniyor unutuşa Sabaha atlar ısmarlıyorum toprağın aileden sayıldığı yerlere...
Bir Nar Ağacının Gölgesinde; Nazar Büyüm Anması
Harbiye’nin arka sokaklarından birinde, Agos Gazetesi ve Hrant Dink Vakfı’na ev sahipliği yapan, geçmiş zamanlarda bir Ermeni okulu olan Anarad Hığutyun binasındayız. Avluda bir nar ağacı var. Onun gölgesinde, bir kültür insanını anmak için toplanmışız. Mekânın hafızasıyla anıların iç içe geçtiği bir akşamüzeri. Yazar, yayıncı, çevirmen, reklamcı… Ama hepsinden önce iyi bir insan olarak hatırlanan...
Bahittin rüyasında görmüş, ah! (Şiir)
Uzakta adalar vardı çok uzaklarda birbirinden kopuk küçük hayaller köpükler eşlik ediyordu beyaz gelinlik giyen gölgeleri sardalyelerin Ah! Sandalım küçüktü sevgilim küçücük alamadım içine hayallerini küreğim eksik çıpam sisten yelkenim sestendi içi canımın içi eksikti Valse kaldırılan çanlar çoktan düştü asıldıkları çınardan arasta içinde kahveci Bahittin görmüş bütün bu olup bitenleri gerçekmiş rüyası da Sabah...
gümüş ayna (şiir)
gözlerimde tutuşmuş ateş yaralarıma damlıyor indikçe derine iniyor harı aklaşmış şakaklarımı yakıyor geleceğin jilet ağızlı rüzgarı yollar daraldı, ufuk karardı git gide sırt çevirdi bütün kır çiçekleri tökezledi hayat dar bir kavşakta grilendi büzüşen belleğimin renkleri ay yüzlü gümüş aynamı yitirdim düşürdüm karanlık, derin sulara ince, lacivert tüllere sarmıştım oysa kalbimin zarından yapılma patlayan bir...
Seçim (Şiir)
Bana uçsuz bucaksız araziler, Mermerden evler ve uzayıp giden çiftlikler, Elimde parıldayan inciler, Kollarımı saran kızıl yakutlar vaat etmişti. Sen ise sadece neşeli bir şarkı, Sadece mutlu ve güzel bir melodi, Atak, hızlı ve güçlüydün, Onu düşünmeme fırsat bırakmadın. Bana nadir bulunan danteller, Soğuk bir parlaklıkla ışıldayan elbiseler, Saçlarımı sarmak için parlak kurdeleler, Beni bir...
Çıngı (Şiir)
Yüzün ki toplamı bütün kentlerin öyle zengin öyle yoksulum baktıkça sana dışarıda serin bir kasım sabahı kent sen kadar eksik burada çocuklar kaldırımlarda yapraklarla oynuyor ve davetsiz gülüşler doluyor odaya ayağı altın olmuş, öyle diyor içlerinden biri kıkırdıyorlar kıkırdıyorum ben de yaslanıp eski bir anıya hırkaları çıkarıyorum bunları düşünürken kırmızı şalı, o...









