Tanı ağrı Anı ağ. ı An n a r Tan ağrısı Ta Ağrı’dan görünür ışığı Tanır onu utanır sanır ki sanrıdır Ölümsüz bir düşün peşinde insana inanır An inan Ağrı’dan ağrıya ağ ağ örülür Yaşlanır ömür beden gömülür üstüne örtülü gerçekler Gün be gün gün yüzüne elbet çıkar Çıkarır çıkarı çirkin yuvasından bir yılan gibi...
Son Yazılar:
Göğün Altında (Şiir)
Üzgün Serinlik (Şiir)
Ankara ve İstanbul Resminin Plastik, Sosyolojik ve Ekonomik Diyalektiği
Merdivenler (Şiir)
İnsan ve Şiir
Öğrenciler, sınıf ve ırksal baskı karşısında Fransa
Özlem Üner Resminde Bakışın İktidarına Karşı Sessiz Direniş
Sordum Denize (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
yurdu geniştir şiirin
kıs(s)alar… (şiir)
Her Akşam 8’de (Şiir)
“Das Kapital” Neden Sabırlı? Çin Modernleşmesi Perspektifinden ‘Das Kapital’i Yeniden Okumak
Mélenchon ve Teknofeodalizm: Fransız Solu İçin Strateji Nedir?
Kıyamet Şimdi ve Sonra: Yapay Zekâ, Kapitalizmin Nihai Hedefidir
Misale Masal Hicran (Şiir)
akşam (şiir)
kalbim (şiir)
Soğuk Yazgı (Şiir)
Kategori: Litera
MERDİVEN MASALI (ŞİİR)
Hayat mı çocuğum Bir merdivenden çıkar gibidir Her basamakta başka bir ormana dalarsın Ağaçların dallarında Anka kuşunu ararsın Sarp surları aşınca Kırk odalı saraya ulaşırsın Kırkıncı odanın avlusunda Belki aşkı bulursun Kıdım kıdım çıkarsın bulacağını düşleyerek Hayat mı çocuğum Bir merdivenden iner gibidir Kendi izlerini izleyerek geri dönersin Dinlenerek, demlenerek Anka kuşuna kavuşamadığına üzülerek ...
Solis (Şiir)
Bir renklenmeyen yanın, bir de her şeyini boyadığın sandal. Bilmez yanılan hangisi, rüzgârı hesaplayan ışığın kâlbine değen küreklerin hangisi yarın kavramına ait. Çift kürek çekmeyi bırakıyorum. Ağır ağır kabarıyor deniz. Eksik bir renk yerden göğe hasır ve kekik kokan hava. Tuzdan artan zamanı vermeyen eşik geçildiğinde dağılacak yıldız tozları kadar pasteliz. Göğe attığı ağı topluyor...
Çoktan Unutulmuş Günler İçin (Şiir)
başka her şey gibi karıştırıldığında sonsuz ile sonsuz tükenince o ilk coşkusu var olanın bir şenlik günü unutuluşun kana dönüştürüldüğü arzu içinde bir gövde bir evren öptüm zamanı dudaklarından ve anladım dönülen evlerin uğultusunu köklerini yeryüzünün ey ışıktan olan yıkımlar saati ben yaşayamayanım o benim tekrarlara kapatılan çok kez öldürülüp çok kez diriltilen...
KÜLÜN İÇİNDE KALAN HARFLER
Yirminci yüzyılın en önemli estetik ve etik tartışmalarından biri, şiirin felaket karşısındaki konumuydu. Theodor W. Adorno, Auschwitz’den sonra şiir yazmanın barbarlık olduğunu söylerken aslında şiirin imkânsızlığını değil, eski şiir anlayışının artık sürdürülemeyeceğini ifade ediyordu. Çünkü kitlesel ölümün, sürgünün, soykırımın ve sistematik yıkımın ardından dil de yaralanmıştı. Artık şiir yalnızca güzelliğin değil, kırılmış insanlığın da dili...
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SAHAFI MOHAMED AZİZ: KİTAP YAŞAMDIR
Rabat’ta beş metre kare dükkanında dünyada en çok fotoğrafı çekilen sahaf Mohamed Aziz; modern dünyanın tüketim kültürüne karşı sessiz bir direnişinin simgesidir. Aksi dedikleri bir kişiliğe sahip olan Mohamed Aziz bugüne kadar uluslararası çeşitli TV kanallarının görüşme isteklerini ret etmiş bir kişidir. Onunla görüşeceğim dediğimde onu bilen herkes hafifçe gülerek bana “iyi şanslar” diledi. Çok...
Aynalar, Tlön, Kizaemon Ido ve Çatlaklar
Gerçeklik, “nesne” dediğimiz bağımsız, kendi kendine duran şey olmaktan çok, ilişkilerden doğan bir olgu: bir sistemin başka bir sistemle kurduğu temasın içinde belirginleşen bir fenomen… Borges bunu Tlön’de edebiyatla sezdirir; modern fizik ise aynı sezgiyi matematikle sınava sokar; evrimse, ön-uyum mekanizmasıyla gerçekliğin çevreyle ilişkisi sayesinde ortaya çıktığı gibi kalmayıp nasıl farklı işlevler yüklenerek estetik dünyamıza...
“Bir Kentin Hafızası Kaç Dilde Yazılır?”
Bu nedenle Kitap Günleri’nde Kürtçe, Arapça, Süryanice ve Türkçe eserlerin aynı mekânda yan yana durması sembolik bir görüntüden çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu durum, farklı kültürlerin birbirini dışlamadan var olabileceğini gösteren güçlü bir toplumsal mesaj niteliği taşıyor. “Mardin Barosu” yalnızca kitap fuarı düzenleyen bir kurum olmanın ötesinde, kentin kültürel yaşamına nefes aldıran önemli bir...
Osmanlı’da Bayramın Zarafeti: Bir Kartpostalın Anlattıkları
Elimizdeki bu zarif Osmanlı dönemi bayram kartı, yalnızca geçmişten kalmış estetik bir obje değildir; aynı zamanda bir toplumun gündelik hayat anlayışını, bayrama yüklediği anlamı ve görsel kültürünü taşıyan küçük bir tarih belgesidir. Açan bahar dalları üzerine konmuş iki kuş, ortada yer alan hilâl ve yıldız motifi ve Osmanlıca bayram tebriği… Bütün bu unsurlar bir araya...
Göğün Altında (Şiir)
Engin Turgut’a Burada tıklım tıklım karanlık Kevgir kevgir uykular Ne köyü kalmış ne kurdu Hele sabahları mı? Hiç sorma Sentetik gülümseme asıyorlar işçilerin yüzlerine Göğü betonla dövüyorlar şair abim Güvercinleri saksılarda büyütüyorlar Yazgıysa yazgı yetti be Parmak uçlarımız kanadı anlamaktan Söylemedi deme şair abim İsterlerse betona vursunlar şiirleri Betonun manasını kırmızıyla bozacağım Bak...









