Ana Sayfa Litera

Kategori: Litera

Yazı
Agua Grand Nehri’nde (Şiir)

Agua Grand Nehri’nde (Şiir)

Tarlalara yakın, Agua Grand Nehri’nde, Taşların üzerinde çamaşır dövüyor siyah kadınlar. Dövüyorlar ve şarkılar söylüyorlar, yurt şarkıları.   Şarkılar söylüyorlar, kahkahalar atıyorlar, yergilerle dolu, Hikayeler anlatıyorlar… rüzgârda savrulmuş.   Patlatırcasına atıyorlar kahkahaları, çarpıyorken çamaşırları taşlara, Bembeyaz edinceye kadar çeviriyorken onları.   Oynuyor çocuklar! Şakıyor sular!   Kirlenmiş sularda oynuyor çocuklar…   Küçük bir siyah çocuk...

Yazı
YARIN İÇİN ŞİİR

YARIN İÇİN ŞİİR

Merhaba diyorum ağaçtaki müjdeye sarıp sarmalıyorum dileklerimi suya kavuşan toprağın sevinciyle gün ağarınca çocukların okul telaşında okşuyorum sabahın kanatlarını.   Çileli yalnızlıklara direniyorsa kalbim biliyorum yanımdasın benimle rüzgarım ol  gir koluma, zorlukları paylaş benimle sevgiyi diyorum yanında getir siliyorum artık gözyaşlarımı.   Ekinler yeşerecek bahara ne kaldı diyoruz şarkılar bekliyor bizi, yükümüz ağır artık taşımak...

Yazı
baştan sona tekrar al (şiir)

baştan sona tekrar al (şiir)

yoktur algılanabilir bir son imgeler hep daha büyük hep daha küçük hiçlikten önce ya da sonra araya giren sonsuzluk… hangi göğün kuşları bunlar bir taş gibi ağırlaşan bu yeryüzü geçen rüzgarın gizi açılıp kapanan pencerelerden sarkan çocuklar bir boşluktur her şey bir bekleyiş sürekli hep arzu içinde yaşayarak söyle bu mu yazgısı insanın bu ölümlü...

Yazı
Abir (Öykü)

Abir (Öykü)

Beyrut bir zamanlar deniz havasının sabahları sokaklara erken geldiği bir şehirdi. Limandan esen rüzgâr, portakal kabuğu, benzin ve tuz kokusunu birbirine karıştırırdı. Abir o günleri hatırladığında sesler de gelir kulağına: Balkonlardan birbirine çığıran kadınlar, uzak bir radyoda Feyruz, bakkalın paslı kepenginin çıkardığı gıcırtı. Sonra bir patlama. Anılar durur. Hafıza bazen böyle çalışır. Sanki biri kitabın...

Yazı
Siyasi Domatesler (Öykü)

Siyasi Domatesler (Öykü)

“Onu bir gün sokakta buldum.” Kerem, siyasi domateslerin hikâyesini anlatmaya böyle başlıyor; yani siyasi domateslerin hikâyesi olduğuna inandığı hikâyeyi. Her zaman aynı şekilde, aynı ilk cümleyle başlıyor: Onu (bahsettiği “o” benim) bir gün sokakta nasıl buluşuyla. Kerem ona anlattığım hikayeyi dinleseydi – tanıştığımız yaz, akşamdan kalma yatağında yatarken ona kahvaltı hazırladığım sabah – siyasi domateslerin...

Yazı
Hasta Çocuk (Şiir)

Hasta Çocuk (Şiir)

ÇOCUK. Ah anne, alnıma koyuver elini! Ah anne, anneciğim, neredeyim ben şimdi? Neden bu oda böyle kasvetli ve kocaman? Neden ben böyle geç saatlere dek uyuyamam? ANNE. Korkma sakın: gece durgun. Sana kötülük edecek hiçbir şey yok burada – Bütün şehri aydınlatan lambalardan başka, Ve senden başka tek çocuk yok uyumayan. ÇOCUK. Anne, anneciğim, kulağıma...

Yazı
Edinburg’dan Cağaloğlu’na Bir Sanat Köprüsü: Suavi Sonar’ın Renkli Portresi

Edinburg’dan Cağaloğlu’na Bir Sanat Köprüsü: Suavi Sonar’ın Renkli Portresi

1957 yılının Ağustos ayında Edinburg’dan İstanbul’a, Cağaloğlu’nun o meşhur Afitap Müessesesi’nin sahibi kadim dostu Murtaza Kağıtçı’ya gönderilen bu kartpostal, basit bir selamdan çok daha fazlasıdır.  Altındaki o tasarım şaheseri imza, Türkiye’nin yetiştirdiği en “dünyalı” sanatçılardan birine; Suavi Sonar’a aittir. Suavi Sonar’ın serüveni Sanayi-i Nefise’nin afiş atölyesinde şekillenmiş, İpek Film’de Nazım Hikmet ile kurduğu derin dostlukla...

Yazı
Angelina (Şiir)

Angelina (Şiir)

Kemerli uzunca bir burnun var Hatta Fatih burunlu da denebilir Ama çağ sıradan ve herkeste olanı Önemsiyor artık biliyorsun, bilesin Herkesten biri herkes gibi sıradan   Olmamak için çırpınıp duruyor insan Kaşla göz arasında olmamak için Kaşlar uzaya gidiyor Kirpikler ok burunlar hokka Ne güzel herkes bir herkes aynı   “Adlandırılmayan yoktur” mu demişti -Ne...

Yazı
Leyla Qasim’a (Şiir)

Leyla Qasim’a (Şiir)

o’ da şimdi yalnız, kısık lamba altında mırıldanır çocukluğu: kendi sesinde kuş besliyor ve benekli birkaç kedinin kışı sevmiyor, saçlarını kesti az önce   en sevdiği sözcük anne, karanlığında çisileniyor kahkahalarla, yürüyordum zamanı zorluyor: değişme telaşıyla bir çiçek su isteyecek kadar günahkar   direnmeye ancak şiirle gidebiliriz artık yılgınlığın kuşattığı unutmanın çağında adı -leyladır kanında...