Ana Sayfa Litera

Kategori: Litera

Yazı
MASUMİYETİN YAMYAMLIĞI (ŞİİR)

MASUMİYETİN YAMYAMLIĞI (ŞİİR)

Geceleri kükürt ve alkolik zihnim… Zindan Adası’nda söktüm lambama asılı sigarada gözlerimi. Hayali yaratıklar dehşet ve soğuk! Tapınırım onlara organlarımın kan içti vakit! Sığınakları parçalayan ve avucumda kanatlarını kopardığım kuşlar… Buz gibi zeminde ayaklarımı mora kesen ayaklarımı acıtan içimdeki dört köşeli iblis Çorak bir arazide pelinler karıştığında hücreme, üflerim damağımdaki suya Kabusunu Elm Sokağı’nın -Beni...

Yazı
ESKİDEN (ŞİİR)

ESKİDEN (ŞİİR)

 Canım şiir kardeşim                       Tozan Alkan için     Bir göl daha aktı gözlerimden Kuğulara bakıyordu annem.   Mektuptu babamın duyulmayan sesi Kasabayla şehir arasında kalmış.   Yosunlar denizin yara izleriydi Kalbi kırılmış bir çocuk şarkı söylüyordu.   Dağlar birbirine kavuşsun nefesiydi Nar ve begonvil kokusuydum.   Datça’dan yeryüzüne gülümseyen Kediler yıldızlarla yarenlik ediyordu.  ...

Yazı
BAAL’IN KIZLARI (ŞİİR)

BAAL’IN KIZLARI (ŞİİR)

-asırlardır itaat etmeyenleri-   tanrıçalar ele geçirilemez asla el lat uzza manat     yeryüzünde dolaşıyor baal’ın kızları pidai arsal tallai     zenobiya direniyor hala palmira’da istanbul’da kürdistan’da   susmayacağız itaat etmeyeceğiz diyor o ahir ses   çınlıyor yırtıyor sağır eril kulakları nesibe bint-i ka’b’ın haykırışları   07/08/2020 Brüksel  

Yazı
TAKVİM YAPRAKLARI (ŞİİR)

TAKVİM YAPRAKLARI (ŞİİR)

Sen takvim yaprakları arasında dolaşmayı seversin her biten günün üstünü çizersin günler eksildikçe yapraklar dolar çizilmiş sayfaları düzgünce katlar bana verirsin ben arkalarına şiirlerimi yazarım   Senin burnun, gözlerin güzeldir kolayca kızman hoşuma gider her yılbaşı geldiğinde masamızda hiç sönmeden iki mum yanar mumların ışığında şarabımızı yudumlarız takvim yaprakları biter   Ertesi sabah yeni bir...

Yazı
ATATÜRKİYE (ŞİİR)

ATATÜRKİYE (ŞİİR)

Şol dünyayı yoldaş ettiniz mi? Aybalam, sakız, taşçatlatan çiçeği gıdım gıdım, düşe kalka, zor zar SütBeyaz bir ışık yeşerirdi gülümseyince yangın mavisi gözlerinin içinde Dur, gitme! oysam kal biraz işbu zamanın ruhu zaar   Dallara şafağın kormızımsı konmuş yağmurun salkımı dizilmiş kirpiklerime yeryüzüne rüyamız çizilmişimiş meğer süzülüp yanaklarımdan sevi hançer! işler canevime   Bir teselli...

Yazı
OSMANLI ŞEHİR HAYATINDA  RAKI ve MEYHANE KÜLTÜRÜ

OSMANLI ŞEHİR HAYATINDA  RAKI ve MEYHANE KÜLTÜRÜ

Osmanlı yeme-içme kültürü çoğu zaman saray mutfağı ve ihtişamlı sofralar üzerinden anlatılır. Oysa şehrin asıl gündelik hayatı, sarayın değil meyhanenin etrafında şekillenen daha sade ama daha canlı bir dünyaya aittir. Elimizdeki Ağa Rakısı etiketi, bu dünyayı anlamak için güçlü bir çıkış noktası sunar. Bir içki etiketinden yola çıkarak, Osmanlı’nın son döneminde rakının, meyhanenin ve sofra...

Yazı
Karacaoğlan Hâlâ Otobüse Bindirilmiyor

Karacaoğlan Hâlâ Otobüse Bindirilmiyor

  Türk şiirinin kanonlaşmış isimleri arasında Karacaoğlan, çelişkili bir eşikte durur: Adı en çok anılan fakat şiirsel cevheri “hazır kabullerin” tortusu altında en çok gizlenen isimlerden biridir. Edebiyat tarihinin sarsılmaz bir köşesine yerleştirilmiş olması, onun şiirinin gerçekten okunduğu anlamına gelmez; aksine, bu yerleşiklik bir tür görünmezlik üretir. Karacaoğlan’a yöneltilen “her gördüğü güzele sevdalanan sığ bir...

Yazı
72. Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı’nda yılın öykü kitapları belli oldu

72. Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı’nda yılın öykü kitapları belli oldu

Bu yılki Armağan’ın sahibi Sardunyalar Güneşe Bayılır isimli kitabıyla  Başak Arslan oldu. “Doğan Hızlan Özel Ödülü”ne ise “Maviden-Deniz Güzeldir” kitabıyla Vecdi Çıracıoğlu layık görüldü. Yazarlar, ödüllerini şair, yazar, yayınevi temsilcileri, akademisyenler ile edebiyat ve kültür-sanat dünyasından seçkin konukların katılımıyla Pera Palas’ta düzenlenen törende aldı. Usta yazarımız Sait Faik Abasıyanık’ın anısını yaşatmak amacıyla, Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye...

Yazı
Arsız Beliriş

Arsız Beliriş

Bu fotoğrafta iki ölüyü görüyorsunuz. İkisi de ayakta. İlki bir kamış; kurumuş, kabuğu soyulmuş, yaprakları çoktan toprağa düşmüş. Gövdesi, koyu bir kalın çizgi gibi kadrajı dikine kesiyor. Yaşıyorken görünüm böyle değildi elbette. Rüzgârda esner, damarlarında su taşırdı, yeşildi. Şimdiyse bütün bunlardan bir şey yok gövdesinde. Ama ayakta. Hâlâ ayakta. Toprağa karışmayı reddeden bir ayakta kalış...

Yazı
Reddiye Defteri: Akademinin Trafik Lambaları ve Yazarın İnadı

Reddiye Defteri: Akademinin Trafik Lambaları ve Yazarın İnadı

Dört ret üzerinden yayıncılık, gerekçe etiği ve küçük editoryal iktidar alanları üzerine Dışarıdan bakan bazı arkadaşlarım, sağ olsunlar, eksik olmasınlar, benim iyi bir yazar olduğumu söylerler. Fakat “iyi” diye kendi başına duran bir şey yoktur. İyi, tek başına anlam taşımayan, ancak bir bağlam içinde anlam kazanan bir sıfattır. İyi yazar mı? İyi akademisyen mi? İyi...