Papatyanın ömrü ve kelebeğin Erik çiçeği badem vesaire Kış tohumun ve çekirdeğin uykusuydu Güneş uykusuz Yerlerin göklerin bir rüyâsı var Mesela karıncadan peygamber olsa der Herkes biraz yalnız ve yoksul Ölüm ve ayrılık olmasa ne güzel Öyle olsa herkes Tanrıyı sever 9 Mart 2026 Resim: David Hockney
Son Yazılar:
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Sanat Eleştirisinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı
Görünür Olanın Ötesinde: İran Resim Geleneğinden Güneş Mehrnoosh Goodarzi’nin Ruhsal Evrenine
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Geç kalınmış gibi değil de, artık gerek kalmamış gibi NİHİL
Kategori: Litera
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Kırlangıçlar gider gelir, Ulu rüzgârlar gelir geçer, Durmadan eser meltemler, Koku taşır, sevda taşır. Esintiler hızlanır, kırlangıçlar uçar, Göğe yığılmış bulutlar süzülür havada, Ve tam öğleyin, sen ve ben Aynı güneşi görürüz tepemizde. Çiy ve yağmur düşer her yana, Hasat olgunlaşır, güzelleşir çiçekler, Ve yuvarlak yeryüzü boylu boyunca Ay ışığına da açıktır, güneşe de; Ve...
Ağaç ve… (Şiir)
Susmuş o ağacın gövdesinde, sonbaharın hatırlattığı anılar yaşıyor şimdi. Anılar ki ağır ağır birikir ve günbatımı kadar çabuk unutulur. Bir koku gelir; beyaz sabun köpüğü. Islak bir taş yerde yarım kalmış bir cümle. Özür, ...
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
Can, o sabah hayatının en küçük hatasını yapacağını bilmiyordu. Yirmi beş kuruş, her şeyine mal olacaktı. Gecenin sıcağı, İzmir’in dinmeyen esintisiyle pencereden içeriye hızla girmekteydi ve o yine uyuyakaldı. Sabah güneşi İzmir’i kavurduğunda, ter içinde uyandı. Çukurda kalan semtler yanıyordu; tepelerdekiler serin miydi acaba? İçindeki çukura kızdı, aslında gücü yetmediği için çukurdaki semtlerden ev aldığı...
Eril Rapunzel (Şiir)
Sensizlik, buzdan bir kule içinde yalnız kalmış bir gece, her gidişinle rüzgarlar şiddetleniyor içimde Daha çok var, sabah doğacak güneşe. Kim koruyabilir yalnızlığı Prangalarla bağlanmış buzdan zincirlere. Yaklaşan kalbinin ateşinde O soğuk gecede Yalnızlığım kavuştuğunda seninle Eriyecek bir şekilde O kule Gezindikçe ellerim teninde Tininle Böylece Tırmanıyorsun Ateşten bir kule ile Harelenen...
KIYI ÖPÜŞMESİ (ŞİİR)
Çakıl taşkını sahilde, çapkın çıkışın sevinç izi kıyıya, rastlantı köpüğü, telaşla sızar vurduğu yere değin sınav, yaşamayı anlatır f/ani halka kopuğuna, suda, bir kama saplanır taşlı sahile artarken karnında beton sancısı; çekilir uğultu şehir mutludur yine de su dirimi gel-git nabzı çünkü mucizedir izi; martıların pırlama yarışı çakıl taşlarıyla kumun dudaktan öpüştüğü an rastlantı bağışı cömert yakamoz katmeri, pırıl...
ANLATILMAYAN (ŞİİR)
I (…kim dedim beni arayan benim de onu aradığım kim) uzun yıllar sonra endişeli saatlerin birbirini kovaladığı ve hep kovalandığı çok uzun zamanlar sonra korkular ölürken içimizde yeni umutlar filizlenirken bir bir yollar yürünürken ağır aksak sahillerden geçilirken deniz kıyılarında; taşların ve dalgaların...
haplar ve laflar dünyasının paslı yazgısına şiirden merhem ezen çocuğun hikayesi (şiir)
mezar taşlarına memleket hikayeleri anlatan çocuk gurbetin kuşağını çözemeyen yüreğinde büyüttüğü yaman şarkılarla anlayan çocuk yaban elleri çık bu cehennemden bu cehennem senin hayaletin kır bacaklarını bu şeytanın bu şeytanın şairi sana yalancı ve lanetle bu sapkınlığı bu ritü’eller sana ait değil isimler arasında resmine benzeyen bir masa arayan çocuk düşüncenin düşlerini dişleyen aklının...
ÇAĞILTI (ŞİİR)
-Ümit Kaftancıoğlu’nun anısına- Kura’nın coşkusu Çocukluğumdu akıp giden Kıyılarında kavaklar, salkım söğütler büyüten Kış gider, yaz gelirdi Bin renkte açardı kır çiçekleri Kırlarda kenger kanatırdık Kanatmazdık birbirimizi Uzaklardan geldim Dönüp baktım Önce yolların, dağların kokusunu aldım Eğin eğin ağaçlar Hangi yöne gitsem Anılar bahçesi sonbahar Kura’dan gelen...
KOMANDOKARA III. FASİKÜL (ŞİİR)
BELKİ BAŞKA GÖKLERİN Ânın İlk Şarkısı — Gool! Büyük karakışından sonra karanın Ben bir çağlayandan, çağlayanca Dökülmek diye atlayıp indiydim dağdan Bir ırmağa bindiydim, bir ırmaktı atım Binbir kollu, oyunlu bir şarkıydı ırmak Ben o ırmağa bindiğimde göklerden Aldığım ışığın kör aşığı, sadığı İndiğim yerlere, sarıldığım dostlara Arkadaşlara ışık taşıyordum Bir aşk arkadaş arkadaşa...









