İnsan, yaşadığı kadar algılar evreni ve insanı. Hayata nereden baktığımız, çoğu zaman hayatta nerede durduğumuzla ilgilidir. Her şeye sahip bir insanın dünyaya bakışıyla, bir dilim ekmeğin hesabını yapmak zorunda kalan insanın dünyaya bakışı aynı değildir. Çünkü hayat herkese aynı yerden dokunmaz. Kiminin önüne sofralar kurulur, kimi ise bir lokma ekmeğin hayalini kurarak uyur. Kiminin...
Son Yazılar:
Bir Zaman Haritası
Gerçeğin Gölgesinde İdea’nın Karanlık Metafiziği
Cevat Çapan’dan Hatırlayışlar: Sürgünler Ayrılıklar
Salyangoz Haiku dergisi, ikinci sayısıyla okurla buluştu.
Hikâyede Kalmasın
Barış Yıldırım’ın üçüncü şiir kitabı Rüzgâr Dindiğinde: Seyrüsefer Günlükleri çıktı
Strain: Faşizmin Gen Havuzundaki Sevgi Ve Nefret
Medeniyetin Sonunda Odysseus
PETER PAN: KABUSLAR ÜLKESİ – ÇOCUK EDEBİYATI KLASİĞİNİN KUİR KORKU FİLMİ UYARLAMASI
Odysseia, heyecan verici ve gerici bir ağıttır
Anadolu Keçelerini Dünyaya Tanıtan Sanatçı: Selçuk Gürışık
Odyssey ve kültürel sağın tutarsızlığı üzerine düşünceler
Brecht: O küçük insanları severdi
Karanlıktan Gelen Doğum Sonrası Depresyon Alegorisi mi?
Özer Kabaş Salt’ta: Denizaşırı ve Zamanları
Yüksek Gerilimin Poetik İnşası: Etten Kurgu
Açlığın İçinden Geçerken İnsanlığını Unutan Yazar: Knut Hamsun
Galeride Değil, Enkazda Gezinmek!
Büyük İddia: Proleter Öğüdü Üzerine
Kategori: Kritik
İsyankâr Dişli: Dennett, Smolin ve Dostoyevski’nin İzinde Varoluşsal Bir Sentez
İnsanlık tarihi, doğa yasalarının deterministik kesinliği ile özgür iradenin özgürlük talebi arasındaki gerilimin tarihidir. 21. yüzyıl bilimi ve felsefesi, bu gerilimi benzeri görülmemiş bir keskinliğe ulaştırdı. Bu denemede, üç farklı düşünsel yaklaşımı; Daniel Dennett’in zihin felsefesindeki materyalist indirgemeciliğini, Lee Smolin’in kozmolojik doğal seçilim hipotezini ve Fyodor Dostoyevski’nin varoluşsal isyanını, tek bir potada eriterek insanın, insanlık...
Semboller Sanık Sandalyesinde: Epstein vakası kadim tanrıları nasıl komplo kanıtına dönüştürdü?
Ekim 2025. Polonyalı death metal grubu Behemoth’un Türkiye’de konser vereceği duyurulduğunda, haber kendi olağan dinleyici kitlesinin ötesine geçecek gibi değildi. Her yıl büyük şehirlerde buna benzer onlarca konser düzenleniyor. Birçoğuna ben de katılıp kayda değer bulduğum anları kaydederim. Bu konser de yoğun bir takvime eklenecek sıradan bir etkinlikten ibaretti. Boynuzlu tanrılardan beş köşeli yıldızlara uzanan...
Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi?
Bir kavramın ortaya çıkması çoğu zaman yeni bir dünyanın habercisidir. Sanayi Devrimi’nden sonra kapitalizm, Soğuk Savaş yıllarında küreselleşme, son yıllarda ise yapay zekâ… Yanis Varoufakis’in Teknofeodalizm: Kapitalizmi Öldüren Neydi? adlı kitabı ise bunlara yeni bir kavram ekliyor: teknofeodalizm. İlk bakışta iddialı, hatta provokatif görünen bu kavram, kitabın bütün omurgası. Varoufakis daha giriş sayfalarında cesur bir...
Çatışan Laiklik Anlayışları Arasında Daralan Laiklik Ufku
Türkiye’de laiklik bir ideoloji işlevi görüyor, oysa laiklik, dört ayak üzerinde durması gereken, nötr bir kavram. Devlet ve dinin, kurumsal ve işlevsel olarak birbirinden kesin sınırlarla ayrılması Devletin tüm inançlar ve inanışlar karşısında eşit mesafede durması Devletin dinsel azınlıkları koruyacak bir tutum içinde olması Hangi inançtan olursa olsun, herkesin kendi inancının gereğini-kamusal hayata zarar vermediği...
YAPAY ZEKA FİLM YAPIMLARINDA
Quentin Tarantino, sanat alanında ve özellikle film yapımlarında yapay zekaya karşı derin bir şüphecilikle yaklaşılmasının gerekliliğine inanmaktadır. İnternetteki bütün yazdığınız özel yazıların hatta gönderdiğiniz bütün e-maillerinizin bir kaynakta toplandığını duysanız buna hemen karşı çıkarsınız. Bugün artık; sizin özel olarak yazdıklarınızın yanında, sistem, internetteki bütün yazılar, fotoğraflar, ses kayıtları veya sayısal bilgilerle, milyarlarca verilerle beslenmektedir. Yapay...
TEKNİĞİN GÖLGESİNDE RUH ARAYIŞI: YARATICILIKSIZ SANATÇILIK
“Mekanik kusursuzluğun estetik dehayla karıştırıldığı, algoritmaların insan elini taklit ettiği bir çağda yaşıyoruz. Peki, kuralları kusursuz uygulayan ama arkasında hiçbir varoluşsal sancı barındırmayan bu yeni nesil üretime hâlâ “sanat”, failine ise “sanatçı” diyebilir miyiz? Formüllerin Kıskacındaki Estetik Bugün içinden geçtiğimiz süreç, büyük bir teknik zafer gibi pazarlansa da aslında derin bir estetik tıkanmanın ta...
Futbol ve Filistin: Pep Guardiola Vakası
Bu anlamda Guardiola da, “üstüne vazife olmayan meselelere burnunu sokarak”, hayata ve siyasete bütüncül bir perspektifle yaklaşıyor. Total futbola getirdiği çağdaş yorum kadar, bu yönüyle de, total futbol ile total siyaseti bir araya getiren gerçek anlamda bir “total entelektüel” olarak tanımlanabilir kendisi. Son zamanlarda futbol ile siyaset arasındaki ilişkiyle yakından ilgileniyorum, bilhassa da uluslararası futbol sahnesinde sergilenen...
ŞİİRİMİZİN “ANDRE BRETON”U!
Her zaman tuhaf şeyler olur şiir ortamlarında, ama bu biraz fazla tuhaf gibi! Günümüz genç şairlerinden, 160. Kilometre Yayınları’nın Ahmet Güntan, Ali Özgür Özkarcı, Burak Fidan ile birlikte kurucularından biri olan Ömer Şişman’ın Toplu Şiirleri editörlüğünü yine kendisinin yaptığı aynı yayınevinden çıktı: göz<) Buraya kadar tuhaf olan herhangi bir şey yok, normal yani. Ama kitabın kimin...
CNN-MTV VE YAPAY ZEKA
Kapitalizm nasıl daha çok kar sağlarım? Nasıl kendime, düzenime yararlı tüketici nesiller yaratırım ve sistemimin devamını sağlarım fikirlerinden yola çıkarak yeni teknolojiler ve yöntemler yaratmaktadır. 1980 yılları başında dünyada günde ortalama 5.5 saat TV izlendiği gerçeği bazı güçleri bu konuda ciddi adımlar atmaya itti. En kuvvetli “beyin yıkama” gücü olan TV kendilerince yararlarına, doğru (!)...









