Özgürlüğün Cenaze Töreninde Alkış Tutanlar Belki de çağımızın en büyük ideolojik başarısı, insanlara zincirlerini görünmez hâle getirerek onları özgür olduklarına ikna etmiş olmasıdır. Bugün hiçbir tarihsel dönemde olmadığı kadar çok seçenekle kuşatılmış birey, hiçbir çağda olmadığı kadar derin bir yönlendirme mekanizmasının içinde yaşamaktadır. Raflar doludur, ekranlar sonsuzdur, kimlikler çoğaltılabilir; fakat bütün bu çoğulluk, özgürlüğün genişlemesi...
Son Yazılar:
21. YÜZYILIN GERÇEKLİĞİNDE SANATIN ANLAMI
ZYGMUNT BAUMAN’IN AYNASINDA MODERN İNSANIN SESSİZ ESARETİ
Sanatın Eşiğinde: Bakmak, Anlamak ve Söz Almak
JOHN PERKINS VE ROGER CROWLEY YENİ KİTAPLARIYLA TÜRKİYE’YE GELİYOR
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Kıkırdama (Öykü)
1. FETHİYE-ÜZÜMLÜ SANAT VE EDEBİYAT FESTİVALİ
NON-CONTEMPORARY
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
BİR SOPRANONUN ÖZEL DÜNYASI
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Kıraathaneler, kültür ve aydınlar
Neden resme bakarız?
Plastik Dil, Estetik Donuklaşma ve Yaratıcılıksız Sanatçılık Üzerine
Anarşinin Maskeleri: Percy Shelley’den Triangle Fabrikası Yangınına Radikal Bir Şiir’in Tarihi
ŞEHRİ FOTOĞRAFLA BULUŞTURAN 212 PHOTOGRAPHY ISTANBUL 26 EYLÜL’DE BAŞLIYOR!
Cevat Çapan’ın Anılarında Özer Kabaş ve Zamanları
Levent Karataş’ın Melez Peri Kitabı Üzerine Bir Poetika ve Direniş Okuması
Haftanın Kitap Seçkisi
Kategori: Kritik
EDWARD SAİD’İN “ENTELEKTÜEL” FİGÜRÜ ÜZERİNDEN ÇAĞIMIZIN VİCDAN KRİZİ
Modern dünyanın en tartışmalı figürlerinden biri olan entelektüel, bugün yalnızca bilgi üreten kişi değil; hakikatin, eleştirinin ve kamusal vicdanın temsilcisi olarak yeniden sorgulanmaktadır. Üniversitelerin piyasa mantığına teslim olduğu, medyanın giderek daha fazla iktidar ilişkileri tarafından biçimlendirildiği, sosyal medyanın bilgiyi demokratikleştirirken aynı zamanda onu yüzeyselleştirdiği bir çağda şu soru daha yakıcı biçimde karşımızda durmaktadır: Entelektüel hâlâ...
NON-CONTEMPORARY
Yasakçı zihniyetin sayısız formu vardır ve az gelişmiş toplumlarda her biçimde ortaya çıkar. Söz gelimi sanat organizasyonlarını ,toplu sergileri üstlenen organizatörler/ bu alanda özellikle bilgisizlerse / giriştikleri bu düzenlemeye herhangi bir iş olarak bakarlar. Ancak öte yandan Sanat’la yola çıktıkları için üstünlük duyusuna kapılıp, toplum bireylerini dışlama, gösteriş, tepeden bakma, Snobizim taslayarak YASAKLAR koymaya başlar....
Hüseyin Gökdeniz Özertaş’ın Zaman Koleksiyoneri Üzerine Bir Polemik!
Genç şairlerin en büyük sorunu yaşları değil, ezberleridir Çağdaş Türk şiirinin son on beş yılına geriye dönüp bakıldığında dikkati çeken ilk olgu, genç şairlerin cesaret eksikliği değil, düşünce eksikliğidir. Şiir, giderek kısa cümlelerin, kişisel travmaların ve sosyal medya estetiğinin dar koridoruna sıkışmış; ontolojik soruların yerini gündelik duygulanımlar almıştır. Bugün yayımlanan ilk kitapların önemli bir kısmı,...
Roman Sahnede Bilim Işıkçı: Bilişsel Edebiyat Eleştirisi Ne Yapar, Ne Yapmaz?
Hiç var olmamış bir insan için ağladığınız oldu mu? Biraz garip gelebilir; ama düşünün: Anna Karenina yok. Hiç olmadı. Bir Rus aristokratının kafasında kurulmuş, yazılmış, sonra milyonlarca insanın kafasında yeniden yeniden kurulmuş bir kurgu. Yine de son sahneye geldiğinizde boğazınız düğümlenir. Hiçbir atamız, hiç var olmamış bir kadın için üzülerek hayatta kalma ve üreme şansını...
Fırtına Dindi: Kadir İnanır
Ali [Şimşek], “Kadir İnanır’ı kaybettik, başın sağ olsun” dediğinde, sanki üzerime tonlarca ağırlıkta bir yük düştü. Telefonu kapattığımda, oturduğum koltuktan kendimi ayağa kaldıracak gücü bulamadım. Öylece oturdum. Oturdum. Çalışma masamdan, panjurların arasından loş bir sokağın görüntüsüne uzun uzun baktım. Kimse yoktu, herkes gitmişti. Rüzgâr, esiyordu. Radyo da ‘Caz Saati’ programı, odama eşlik ediyordu. Durdum, durdum,...
İçimdeki Yabancı – Geri Gelmemecesine Yitirdiklerimizden Baki Kalan Anılarımız
Bu yıl ülkemizde gösterime giren en tuhaf ve de en etkileyici filmlerden biri dünya prömiyerini bu yılki Cannes Film Festivali’nin ana yarışmasından yapmış olan ve Türkiye’de cuma günü sınırlı ölçekte vizyona giren Fransız yapımı İçimdeki Yabancı (L’inconnue). Bir sabah kendini, belki daha doğru bir ifadeyle benliğini önceki gece seviştiği bir kadının bedeni içinde bulan bir...
Göz, Dil ve Sözcükler
Görme üzerine bir soruşturmaya girmek gerekiyor. Bu yazının maksadı, biraz da bu. Nasıl görüyoruz, görme rejimini nasıl öncüller koşullandırıyor gibi sorular etrafında çokça yazıldı. Dil ve görme ilişkisi henüz yanıtlanmış değil. Neyi göreceğimiz, neyi göz ardı edeceğimiz nasıl zihnimizce koşullandırılıyor, az buçuk kestirebiliyoruz. Yapay bir zeka tarafından koşullandırılmış algoritmanın, ne kadar süreceği bilinmeyen tiranlığında, bu...
Fotoğraf ve Felsefe
Fotoğraf ve felsefe ilişkisi üzerine çokça düşünmüşüzdür. “Fotoğraf ve felsefe yan yana geldiğinde ortaya çıkan şeye sinema denir,” dersek, kısmen doğru söylemiş oluruz; büyük yönetmenlerin birçoğunun felsefeyle, büyük filozoflardan birçoğunun da sinema ile ilgilenmiş olduğu düşünülecek olursa… Değil mi ki sinema görüntü ile düşünmek… İnsan üzerine, insanın dünyadaki varoluşu üzerine düşünen hiçbir yönetmen felsefeye uzak...
TOZAN ALKAN’IN ŞİİRİNDE HAFIZA, SİYASET, DİL VE KAYBEDENLERİN TARİHİ
Şiirin Enkazında İki Tek: Bir Hafıza Siyaseti Olarak İki Tek Türk şiirinin son kırk yılına bakıldığında iki büyük eğilim arasındaki gerilim hemen fark edilir. Bir tarafta şiiri büyük ölçüde dilsel bir deney alanı olarak gören, tarihin ve siyasetin ağırlığını estetik yapının dışında bırakmaya çalışan damar vardır. Diğer tarafta ise şiiri yalnızca bireysel duyarlılığın değil, toplumsal...









