Felsefesiz hayat olmaz; olsa bile boş ve yavan olur. Televizyonlara baktığımızda bir türlü tamamına erdirilemeyen tartışmalar görürüz… Bunlara tartışma denirse… Felsefenin eksikliği hepsinde hissediliyor. Felsefel bakış bir kere eleştirelliği getirir. Felsefenin girdiği her yerde başka açılardan bakmak vardır. Tartışmaların bitmemesi hep aynı konuların aynı açılardan ele alınmasından ileri gelir gerçekte… Eğitim sistemimize bakıyoruz: Olabildiğince az...
Son Yazılar:
Bodrum’da Fransız Rüzgarı Akdeniz Kültür Buluşmaları Bodrum’da
#eklitera Nisan Şiir Seçkisi
New York Komünü: Herkese Her Şey
METROHAN’DA “BELGIAN ART HUB: BELÇİKA-İSTANBUL SANAT KÖPRÜSÜ”
ÖTEKİ YEŞİLÇAM: KUİR MİZANSENLİ AYDEMİR AKBAŞ FİLMİ OOOH OH!
Veda mektubu (Şiir)
PAYDA (ŞİİR)
23 NİSAN ÇOCUK BAYRAMI NEW YORK BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE
Meçhul (Şiir)
Kumaş Katlama Sanatı (Şiir)
Felsefenin “-e Göre” Şiiri
Reha Bilge’den “Ressam ve Şair Tevfik Fikret” Kitabı Raflarda
BAHAR ŞİİRİ (ŞİİR)
Kırlangıçlar Gider Gelir (Şiir)
Ağaç ve… (Şiir)
Modern insan neden kendi efendisi olamıyor?
Yirmi Beş Kuruş İçin… (Öykü)
SANAT HAYATIN GERİSİNE Mİ DÜŞTÜ
Eril Rapunzel (Şiir)
Kategori: Manşet
Gürültü ve Azgın Şehvet ya da Siberpunk Müzik Üzerine Notlar
Gözü Yaşlı Hippy’den Bally Kutularına Geçiş 60’ların sonu ve 70’lerin başındaki New York punk’ı yenilmiş politik devrimin olduğundan çok, kazanamaya oynayan bir kültürel devrimin sesi olmuştu; Hippy’ler, Beatnikler, sivil haklar ve GLBT hareketleriyle iç içeydi. 70’lerin ortasında İngiltere merkezli patlayan yeni sürüm punk ise ne kültürel ne de politik devrim peşindedir. Özlem duyduğu şey ise...
HIPPIELER, ROCK’N’ROLL ve “SAVAŞMA, SEVİŞ!” ETHOSU
1960’LARDAKİ KARŞI-KÜLTÜRÜN KISA HİKÂYESİ “Hippie denen insan Tarzan gibi giyinen, Jane gibi saçları olan ve Çita gibi kokan kişidir.” California valisi Ronald Reagan, 1967 “Vietnamlılar mı? Onları Taş Devrine geri gönderinceye kadar bombalayın!” ABD Başkan adayı Barry Goldwater’ın Başkan Yardımcısı adayı Curtis LeMay, 1964 “Karşı-kültür söz konusu olduğunda bir aidiyetten söz etmek hatalı olabilir. Karşı-kültür...
HAGOP MINTZURİ, İSTANBUL ANILARI’NDA BİZE NE SÖYLER?
Robert Musil, ırk varsayımının ilerici bir biçimde ulaşılması gereken bir amaç değil de “mistik bir fetiş” olarak ele alınmasının, uluslar arasında nefret, kin ve şiddet dolu bir kapışmayı doğurduğunu, tetiklediğini düşünür: ” Bu kimlik fetişleştirmesinin kurduğu şey, aslında, çok özel bir inanç biçiminden başka bir şey değildir; herhangi bir biçimden etkilenmeyen tözsel ve statik bir...
BİR DUAYENİN ARDINDAN: AGÂH ÖZGÜÇ’LE KIRIK DÖKÜK HATIRALAR
Üzerine ne söylense bir şeylerin eksik kalacağı gerçek bir kültür adamını kaybettik. Sinemayı hayatın içinde öğrenmiş, sayısız anıya tanıklık etmiş ve neredeyse tüm resmî / özel kurumların sessizliğe büründüğü anlarda yedinci sanatın belleği olmayı tek başına başarmış gerçek bir duayendi Agâh Özgüç. Çöpleri Karıştıran Adam! Adını her işittiğimde aklımdan çıkmayan bir anekdot gelir aklıma: Ülkenin...
Jack London ya da Sosyalist Bilimkurguya Giriş
1998 yılında Amerikalı editör Dale Walker, usta kurgucu Philip Jose Farmer’ın desteğiyle Jack London’ın daha önce basılmış bilim kurgu öykülerini “Fantastik Tales” başlığıyla yeniden yayınlamıştı. Bu kitapta yer alan birçok öykü, Borges editörlüğünde yayınlanan bir öykü derlemesinde yer almıştı. Bu kitap bize Dost Yayınlarına ait, Babil Kitaplığı seçkisinden “Midas’ın Müritleri” adıyla yayınlanmıştı. Buna ilaveten Yalçın...
MUSTAFA KÖZ: KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN BİR SİYASET OLARAK ŞİİR
Metin Eloğlu, “Türk yenilikçi şiiri oldum olası Batı’ya dönük, o ortamın değişimlerine, gelişimlerine ayak uydurmuş, etkinlik hamuru öylesine karışmış bir doğal serüveni yansıtır genellikle. “Ulusal Şiir” deyimi ise salt bizim işgüzarlığımız: Ne somut bir anlam taşıyor günümüzde, ne de belirgin örnekleri var…” derken İkinci Yeni şiirinin tepkisel niteliğinden doğan ve anlamsızlığa dek uzanan bazı aşırılıklarından...
Venedik Bienali: Türkiye’deki Kavramsal Kafa Nereye Kadar?
59. Venedik Bienali pandemi sonrası 3 yıl aradan sonra yeniden izleyiciyle buluştu. Tam bir görsel şölene dönüşen bienalin 2000’li yıllardan sonra artık şova dönüştüğü konusu ise hala tartışılıyor. Hatta Beral Madra bu konuda: “ Dünyanın en büyük sergi etkinliği olarak nitelendirilen Venedik Bienali Eşitsizlik ve Neo-kapitalist emellerin ikilem halinde doruğa ulaştığı heterojen bir etkinliktir. Kapitalist...
Türkiye’de Edebiyat ve Antikomünizm
Soğuk Savaş’a dâhil oluşla birlikte antikomünizm, Türkiye’de ekonomiden siyasete, ordunun yapılanmasından eğitim sistemine, istihbarat teşkilatlarının işleyiş biçiminden kültür sanat politikalarına uzanan bir genişlikte, devletin mimari yapısının ve devlet-toplum ilişkilerinin ana belirleyeni olmuştur. Bu durumun edebiyat alanına yansımaması elbette ki imkânsızdır. Söz konusu yansıma ise hem sağcı edebiyatçıların solun kültürel hegemonyasına karşı yazdıkları yazılar ve giriştikleri...
Babamın Yeri: Romanda Kişisel Tarihe Mesafeli Yakınlık
Annie Ernaux 1940 yılında işçi sınıfı bir ailede doğmuş, çocukluğunu mazbut bir çevrede Normandiya’da geçirmiştir. Edebiyat öğretmeni olan Ernaux aynı zamanda Fransız çağdaş edebiyatında önemli bir yere sahip Renaudot ödülünü almıştır. Ernaux metinlerinde kendi yaşamını, duygularını, dönemin sosyolojik olgularını da yakın plana alarak başarılı bir şekilde okuyucuya aktarıyor. Yazar baba kız ilişkisini, babasının işçi olarak...









